Düşünür ne düşünür yazar ne yazar?
20 Ekim 2010

İslam’a düşman olanlar ve Türklüğe iyi gözle bakmayanlar zaman zaman bunu yapıyorlar. Kendisine “düşünür” denilen birisi düşünmüş, adını yazmayan bir “yazar” da ondan almış, yazmış:

“Çağdaş bilimin yaratıcısı sayılan 414 bilim adamı arasında bir Türk yokmuş... En yenisi 12. Yüzyıl’dan olan yedi tane Müslüman varmış...”

Peh... Peh... Peh (Azerbaycan’da ve Doğu Anadolu’da bu durumlarda böyle denilir)...

Düşünüre bak!...Yazara bak!...

Düşünür niye böyle düşünmüş bilmem ama yazar niye yazdığını açıklıyor: Batıdan kopmamalıymışız.

Niye kopalım ki?.. Nasıl kopabiliriz ki? Bir parçamız Avrupa’da, bir parçamız Asya’da... Tarihimiz Avrasya’da...

Batıdan kopmayalım da Doğu’dan kopmaya devam mı edelim: Yazar öyle söylüyor. Doğuya hiç bakmamalıymışız.

Neden? Çünkü 12. Yüzyıl’dan sonra Müslümanlardan bilim adamı çıkmamış.

[[HAFTAYA]]

Peki, Türk’den hiç çıkmadığına göre ne yapalım? Türk’den de kopalım mı?

Gelelim “düşünür”ün düşündüğü, yazarın yazdığı sözlerin doğru olup olmadığına...

Önce çağdaş bilimin yaratıcısı sayılan bir Türk’den söz edelim. Adı, Amerikalılarca Ay’daki bir bölgeye verilmiş olan Uluğ Beğ’den... Timur’un bu bilgin ve bilge torunundan... Semerkand’a giderseniz yıldızların hareketlerini incelemek için yaptırdığı “gözlemevi”ni görürsünüz, kütüphaneye giderseniz de hakkında yazılmış kitapları... “Gidemem” derseniz ansiklopedilerden birine bakın... O da mı yok?.. Bilgi ağı (internet) üzerinde bir araştırma da yapamaz mısınız bay “düşünür”?.. Ya da bay “yazar”...

Peki Uluğ Beğ hangi asırda yaşadı?

12. Asır’dan önce mi? Sahi 1394’de doğan 1448’de ölen bu büyük bilgin hakkında hiç mi bilginiz yok, bay düşünür, bay yazar?

Bay Yazar’ın Bay Düşünür’ü, bilime katkıda bulunan yedi Müslüman saymış... Aaa, İbni Sina bile yok... Farabi de... Kimya biliminin kurucusu Cabir Bin Hayyam da... Hatta Ebül-İzz bile yok... Diyarbakır’da Artuklu Sarayı’nda sekiz asır önce yazdığı kitabı bugün bile hayretle incelenen ve çağın temel bilimi sibernetik’in öncüsü sayılan Ebül-İzz de çağdaş bilime hizmet edenler arasında yok... Var da Bay Yazar’ın Bay Düşünür’ünün haberi yok...

Cebir ve ticaret matematiği üzerine Arapça kitaplar yazan İbn Türk (Türkoğlu) da Türk değil mi, alim değil mi, Müslüman değil mi “baylar”?..

Harezm’in, İbni Sina’nın Türk olup olmadıklarını nereden biliyorsunuz?

Peki insanlığın ikinci öğretmeni sayılan Farabi de Türk değil mi? Bakınız künyesine: Uzluk’un oğlu, Tarkan’ın oğlu, Muhammed’in oğlu, Muhammed’in oğlu El Farabi Et Turki... Bilmem anlayabildiniz mi Bay Düşünür ve Bay Yazar?.. H

ala anlamadınızsa Dr. Sigrid Hunke’nin “Avrupa’nın Üzerine Doğan İslam Güneşi” adlı eserini okumalısınız. Kitapçılarda yoksa, Bedir Yayınevi’ne sorun. “Olmazsa kütüphanelere bakın” derim.

Sonra da Türklüğe ve Müslümanlığa sövmeyi bırakın da kim Türkleri ve Müslümanları bilim zihniyetinden ve bilim üretiminden uzaklaştırmış ona bakın.

ÖNÜMÜZDEKİ CUMARTESİ, PAZAR

Cem Vakfı Ankara Şubesi’nin düzenlediği “Tarih içinde Alevilik” Bilgi Şöleni 23 Ekim’de Ankara Dedeman’da başlıyor. Türkiye’den, İran’dan, Irak’tan ve batıdan katılımcılarla... Saat 08:30’da... Aralarda sanatçılar da var...

Aleviliğin tarihi köklerini ve ne olduğunu öğrenmek isteyenler için bu çalışma çok ciddi bir fırsattır. İnsanlar yüzlerce kitap okuyorlar, bilgileri bal haline getirip dinleyicilere sunuyorlar. İlmi toplantılar bu bakımdan çok değerli... İzlemek isteyenler (0533) 483 41 85’ i arayabilir.