Yeni Yazısı > Başarı uçurumuna müdahale - 08.02.2011

Başarı uçurumuna müdahale
08 Şubat 2011

OECD tarafından her üç yılda bir düzenlenen PISA testlerinin sonuçları henüz istediğimiz noktada olmamasına rağmen okuma, matematik ve fen alanlarında yapılan testlerde 22-23 puanlık artışlar elde edildi. Ancak OECD ülkeleri arasındaki sıralamasında Türkiye herhangi bir gelişme sağlayamadı. Çünkü hâlâ Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 25’inin okuduğunu anlayamaması ve yüzde 42’sinin basit matematiksel problemleri çözememesi düşündürücüdür.

[[HAFTAYA]]

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi bünyesinde 2003 yılında çalışmaya başlayan Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) PISA test sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerini ilginç buluyor ve paylaşmak istiyorum. PISA testlerinden eğitimde eşitlik alanında elde edilen sonuçlar da şu özellik göze çarpıyor; Sosyoekonomik statü açısından en alt çeyrekte bulunanlarla en üst çeyrekte bulunanlar arasındaki ‘başarı uçurumu’, Türkiye’de birçok ülkeye göre daha derin. En üst çeyrekte bulunan öğrenciler, ortalama 92 puan daha fazla alıyor.

Oysa puan farkı, Finlandiya’da 61, Hırvatistan’da 73 oldu. Nedeni ise basit… Avantajlı öğrenciler avantajlı okullara, dezavantajlı öğrenciler dezavantajlı okullara gidiyor. Farklı sosyoekonomik kökenlerden gelen öğrencilerin bir arada eğitim aldığı ve eşit fırsatlara sahip olduğu karışık okullar azalıyor. Türkiye, karışık okulların sistem içindeki ağırlığının en az olduğu dört OECD ülkesinden biri. Eğitim sistemimiz, toplumsal eşitsizlikleri gidermek yerine derinleştiriyor. Bu sorunun çözülebilmesi için eğitim sisteminin bir yandan eşitsizliği derinleştirici uygulamalardan arındırılması, diğer yandan da dezavantajlı koşullardan gelen çocuklara özel destek mekanizmaları sunması gerekiyor.

Bu açıdan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tarafından hayata geçirilen “Her Çocuk Başarır” projesi olumlu bir yaklaşımdır. Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir. Birçok ülke, PISA’daki sonuçlar nedeniyle eğitim sistemlerinde popüler değişikliklere gidiyor. Prof. Dr. Ziya Selçuk’un dediği gibi herhangi bir ülkenin PISA sonucuna bağlı olarak eğitim sisteminde ani değişikliklere gitmesi ne kadar rasyonel olabilir? Eğitim sistemini PISA parametrelerine sıkıştırmak, insan yetiştirme ile sınava adam hazırlama amaçları arasındaki dengeyi sarsabilir. Türkiye, gelecek planlarını başka türlü yapmalıdır.