AP'den KKTC'yi üzen karar

KKTC ile AB arasında başlatılması öngörülen Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün yasal zemininin olmadığına karar verildi

AP'den KKTC'yi üzen karar

Avrupa Parlamentosu (AP), AB hükümetlerinin KKTC’ye 6 yıl önce söz verdiği doğrudan ticaret tüzüğünü etkisiz hale getiren bir karara imza attı.

Avrupa Komisyonu’nun Rumların vetosunu aşmak amacıyla başvurduğu Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu, Kıbrıslı Türklerle ticaretin ancak Rumların onayıyla gerçekleşebileceğine hükmetti.

AP Hukuk Servisi, hazırladığı raporda, Kıbrıslı Türklerle doğrudan ticaretin başlatılmasının, ancak “oy birliğiyle” mümkün olacağını bildirmişti.

AB Hukuk Komisyonu’nda önceki gün yapılan toplantıda, bu raporun benimsenmesine 18 AP üyesi “evet” derken 5 AP üyesi karşı oy kullandı. AP Hukuk İşleri Komisyonu’nda Yeşil ve Liberallerin dışındaki siyasi gruplar Rumların lehine oy kullandı.

Komisyon, tüzüğün, bir dış ticaret meselesi değil, doğrudan Avrupa Biriliği'nin iç pazarını ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti. Tüzük, yeniden ele alınmak üzere Başkanlar Konferansı’na gönderildi.

Başkanlar Konferansı, tüzüğün iç pazar komisyonunda ele alınmasına karar verirse, tüzüğün kabul edilmesi için oy birliği gerekecek. Bu durumda tüzük, Rum kesiminin vetosuyla karşı karşıya kalacak.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu karara sert tepki göstererek, Kıbrıs Türk halkı ile AB arasında ciddi bir güven krizinin doğduğunu, sonucun Rumları görüşme masasında sertleştireceğini, Kıbrıs sorununda çözümsüzlük siyasetine destek verdiğini söyledi.

Eroğlu yaptığı yazılı açıklamada, “AB’nin 2004 yılında Kıbrıslı Türkler için aldığı doğrudan ticaret ve mali yardım tüzüğüyle ilgili yaşanan bu süreç genel olarak Avrupa Birliği’ne, özelde de bazı kurumlarına olan güvenini daha da sarsmıştır. Kıbrıs Türk halkıyla AB arasında ciddi bir güven krizi yaratacağı aşikârdır” dedi.

Eroğlu Kıbrıs Türkü’nün 6 yıl boş yere bekletildiğini, AB’nin acizliğini ve BM görüşmelerinde olumlu katkısının bulunmayacağını ispat ettiğini kaydetti. Kıbrıs Rum yönetimi sözcüsü Stefanos Stefanu ise, bu “olumlu kararın” alınması için Rum yönetimindeki tüm siyasi partilerin birlikte hareket ettiğine de dikkat çekti.