Yeni Yazısı > Yerli hoca devrimi - 15.12.2009

Yerli hoca devrimi
15 Aralık 2009

Öncelikle şunu belirtmeliyim: Futbolda teknik direktörleri ırk, milliyet, yaş, cinsiyet, ideoloji gibi parametreler üzerinden sınıflandıranlardan değilim. Bunu yapanlara da şiddetle karşıyım. Benim için şu veya bu değil, iyi ya da kötü hoca vardır. Aslolan, bir teknik direktörün sahip olduğu meziyetlerinin ve bilgisinin üzerine koyması, kendini geliştirmesi, çağa ayak uydurması, işini iyi yapabilmesidir. Namuslu ve dürüst olması ise zaten insan olmanın bir gereğidir. Bütün bunlara bir de çalıştığı camiayla bütünlük sağlayabilmesi eklenebilir. Özellikle de bizim gibi duygularıyla yaşayan toplumlarda. Hiddink, Del Bosque gibi dünya çapında hocaların ülkemizde düştüğü durum buna en iyi örnektir. Tabii bardağın dolu tarafından da örnek vermek gerekirse; Derwall ve Milne’den bahsedilebilir. Kuşkusuz hepsi iyi hocalardı; ancak kimi çalıştığı camiaya uyum sağladı, kimi sağlayamadı.

Ülkemizde uyum konusunda yerli teknik direktörlerin yabancılara nazaran biraz daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu ülkenin geleneklerini, alışkanlıklarını, beklentilerini çok iyi biliyorlar. Sonuçta hepsi bizim insanımız! Yakın zamana kadar tek eksikleri, futbolumuzun Avrupa ve dünya standardında olmamasıydı. Buna paralel olarak yerli hocalar da, Avrupalı meslektaşlarının gerisindeydi. Ancak son 10 yılda gerek kulüp takımlarımız, gerekse milli takımlar düzeyinde yakaladığımız ivmeye koşut olarak yerli hocalarımızın önemli bir kısmı da eşik atlamayı başardı. Bilhassa genç jenerasyonda bunu çok daha iyi gözlemleyebiliyoruz. Ligin ilk yarısının bitimine bir hafta kala Tolunay Kafkas’lı Kayserispor’un zirveye kurulması, ilk 6 takımın, 4’ünün hocasının yerli olması tesadüf değil. Keza, 17 takımın 13’ünün başındaki hocaların yerli olması da... Bu, futbolumuzda son yıllarda yaşanan gelişimin bir sonucudur.

Ligi forse eden yerli hocalarımızın, değeri yüz milyonları aşan Fenerbahçe ve Galatasaray’ın başındaki Daum ile Rijkaard’a karşı bugünkü tabloyu yaratmaları, hiç kuşkusuz başarılarının önemini bir kat daha arttırıyor. Bütün bu saptamaların ışığında günümüz realitesi şudur: Meseleye yerli-yabancı hoca olarak değil, başarılı-başarısız hoca olarak bakmak gerekir. Ve artık bizde de Avrupalı teknik adamlar kadar iyi ve başarılı yerli hocalar vardır. Milli Takım’a iki aydır hoca bulamayanlar, arayışlarını biraz da bu gerçeğin ışığında yapmalıdır. Tabii, onları bu arayışa iten saha dışı faktörler söz konusu değilse.