'Türkiye Mevsimi' ilişkileri kurtardı
07 Ekim 2009

Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emie, Türkiye ile Fransa’nın zaman zaman tansiyonu oldukça yükselen ilişkilerinin olumluya dönmesi için çok çaba gösteren bir isim. Büyükelçi Emie, geçtiğimiz haftalarda Kanal 24’teki programımda yaptığı değerlendirmede, sarf edilen sözler ne yönde olursa olsun Türkiye’yi Avrupa’nın doğal bir parçası olarak gördüklerini söylemişti.
Bernard Emie ile dün sabah büyükelçilik binasında kahvaltıda bir araya geldik. Büyükelçi Emie, Paris’teki Abdullah Gül-Nicolas Sarkozy buluşması öncesi Türkiye Fransa ilişkileri hakkında önemli bilgiler verdi.
Büyükelçiye göre, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Fransa’ya yapacağı resmi ziyaret hem iki ülke ilişkilerinin gelişmesi hem de Fransa’da geçen haziranda başlayan “Türkiye Mevsimi” etkinliklerinin başarıya ulaşmasında kritik önem taşıyor. Gül ve Sarkozy cuma günü “Bizans’tan İstanbul’a: İki Kıtanın Limanı” sergisini açacak ve Elysee Sarayı’nda öğle yemeğinde bir araya gelecek. Toplam 400 etkinliğin yapılacağı faaliyetlerin yaklaşık bütçesi 30 milyon euro.
Büyükelçi Emie’nin anlattıklarından 1998 yılında Süleyman Demirel’in Paris’e gidişinden bu yana hiçbir Türk cumhurbaşkanının Fransa’ya resmi ziyaret yapmadığını öğrendim. Oysa ki Türkiye ile Fransa’nın yoğun ekonomik ve kültürel ilişkileri, liderler düzeyinde daha fazla teması hak ediyor. Fransa, Türkiye’de en büyük yatırım yapan Avrupa ülkelerinin başında geliyor. Kısa süre önce Frankfurt’ta görüştüğüm Renault-Nissan Başkanı Carlos Ghosn, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmamasının kendileri için engelleyici bir kriter olmadığını, Bursa’daki Oyak fabrikasında yatırım yapmaya devam edeceklerini söylemişti.
Son rakamlara baktım. Geçen yıl 900 bin Fransız vatandaşı Türkiye’ye turist olarak gelmiş. Diğer taraftan Fransa’da 400 bin dolayında Türk kökenli yaşıyor. Türkler çeşitli nedenlerle bugüne kadar Ankara ve Paris arasında güçlü bir köprü oluşturamadı. Belki “Türkiye Mevsimi” oradaki Türkleri de biraz olsun harekete geçirir diye de umut ediyorum.
Fransa Büyükelçisi Emie, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin bir numaralı yardımcıları Claude Gueant ve Jean David Levitte’in kısa süre önce Türkiye’ye yaptıkları ziyarette Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile gerçekleştirdikleri görüşmelerden mükemmel sonuçlar çıktığını söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Paris’e giden Devlet Bakanı ve AB Baş Müzakerecisi Egemen Bağış da olumlu izlenimlerle döndüğünü söylemişti. Bütün bu anlatılanları alt alta toplayınca “Türkiye Mevsimi”nin iki ülke arasındaki ilişkileri pekiştiren önemli bir faaliyet haline geldiğini fark ediyorum. İyi ki anlık duygusal patlamalarımız nedeniyle bu proje kazaya uğramamış. Ayrıca Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşma sürecinin de Ankara- Paris ilişkilerinde olumlu bir etki yaratacağını fark ediyorum.