Yeni Yazısı > Tuhaf bir hesap - 09.04.2011

Tuhaf bir hesap
09 Nisan 2011

Ecevit’in CHP’si yüzde 42 oyla iktidar olamamıştı. (1977) Mecliste salt çoğunluğu sağlayamadı.

Tayyip Erdoğan ise yüzde 34 oyla ezici çoğunluk sağladı. (2002)

Tabii, farklı sistemler.

Şimdi Ana Muhalefet diyor ki:

- Hedef yüzde 40.

İktidar diyor ki:

- En az yüzde 40.

Sayı saymasını bilenler için söylüyorum. 50 milyon seçmen var... Demek ki bu arkadaşlar 20’şer milyon oy bekliyorlar. Geriye kalan 10 milyon oyu da 24 parti paylaşacak. İyi mi?

[[HAFTAYA]]

***

Her şey olabilir. Hele seçime çeyrek kala öyle bir olay gelişir ki, partilerden biri oyları siler süpürür.

Ama biz normal şartlardan bahsediyoruz.

Ortaya bir çıta koymalılar.

CHP koydu.

Yüzde 30’un altını başarısızlık sayarım dedi.

Doğrudur.

Deniz Baykal bıraktığında kamuoyu yoklamaları CHP’yi yüzde 27 gösteriyordu. 30’un altında kalmak, elbette ki yerinde saymaktır. Başarısızlık denir.

Peki başarı nedir?

Oraya da bir çıta koydu:

- Hedef yüzde 40 dedi.

Daha yukarısını telaffuz etmedi. Etmiyor.

AK Parti ise en az yüzde 40 diyor ama üst sınırı söylemiyor. 45-48 diye uçanlar varsa da gayriresmi ağızlar.

*** 

Her neyse. Birinin tavanı, öbüründe taban oluyor. Yâni birinin kemâle erdiği nokta, öbürü için başlangıç noktasıdır.

İşte buna kimsenin aklı ermiyor.

Ülkenin her tarafından bu kadar protesto, bu kadar çatlak ses, bu kadar itaatsizlik, eylem, ıslık ve yuh sesleri yükselirken... hele anlatıldığı gibi Türkiye sahiden bir felakete sürükleniyorsa... Bu en az yüzde 40 nereden ve nasıl çıkıyor?

Tersinden soralım: Bu ahval ve şerait içerisinde dahi, CHP, niçin yüzde 40’tan yukarısını hedef seçemiyor? Hatta, niçin hayâl bile edemiyor? Kılıçdaroğlu’nun Ecevit’ten nesi eksik?