Patlamamış bomba, yayınlanmamış kitap
07 Ağustos 2013

Kitap yazmak mı suç bomba atmak mı? Aslında her ikisi de. Burası Türkiye… Eğer kitap yazarsanız bu suçtan (!) “terör örgütü üyesi” gibi yargılanırsınız. Hatta cezalandırılırsınız. Ama eğer bomba atarsanız beraat garanti. Ama terk şartla; attığınız bomba patlamayacak. Örnek mi? Osman Yıldırım. Hani şu Danıştay saldırısının ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanması eylemlerinin planlayıcısı olan şahıs. Önceki gün kararı açıklanan Ergenekon davasında tahliye olan kişi. Daha önce müebbet hapis cezasına çarptırıldığı Danıştay saldırısından beraat ettirilen “sanık”, “tanık” ve “gizli tanık” Cumhuriyet gazetesine bomba atılması olayından da beraat etti. Sebebine inanamayacaksınız.

580 sayfalık karar

Mahkemenin 580 sayfalık kararına göre Osman Yıldırım arkadaşlarıyla birlikte 5 Mayıs 2006’da Cumhuriyet gazetesinin bahçesine el bombası attı. Ama bomba patlamadı. Osman Yıldırım ve arkadaşları 10 Mayıs 2006 günü bir kez daha Cumhuriyet’in bahçesine bomba attı. O da patlamadı. Üçüncü denemeyi 11 Mayıs 2006 günü yaptılar. Bu kez atılan bomba patladı. Savcılık Cumhuriyet’in bombalanması olayı nedeniyle “Anayasal düzeni yıkmak suçlamasıyla” Osman Yıldırım hakkında müebbet hapis cezası istedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ilk iki bombanın patlamamış olması nedeniyle bu eylemden dolayı Osman Yıldırım hakkında beraat kararı verdi. Patlama ile sonuçlanan üçüncü eylemde ise olay yerinde olduğunun belirlenememiş olmasını beraata gerekçe olarak gösterdi.

Müebbetten beraate

Böylece Osman Yıldırım Cumhuriyet’e atılan bombalar patlamadığı gerekçesiyle hakkında istenen müebbet hapis cezasından kurtuldu. Yıldırım yalnızca “tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma” suçundan 5 yıl 3 ay ve Ergenekon üyeliğinden de dörtte üç indirimle 3 yıl 9 ay hapis cezası aldı. Böylece bu mahkeme kararıyla bir şey daha öğrendik; demek ki artık patlamadığı sürece bomba atmak suç kapsamına girmiyor. Ama siyasetçi ve mahkemelerin gözünde kitap yazmak hala bombadan tehlikeli bulunuyor.