Ogün Samast taş mı attı, Dink'i ensesinden mi vurdu?
26 Ekim 2010

Hrant Dink öldürüleli dört yıl oldu. Ve yargı sistemi 4 yılda katil Ogün Samast ve diğer sanıkları yargılayıp cezalandırmayı başaramadı. Sonunda olan oldu, Ogün Samast cinayet işlendiği 19 Ocak 2007’de 18’den küçük olduğu için yargılanmak üzere Çocuk Mahkemesi’ne gönderilecek! Oysa 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava bir örgütlü suç davası ve sanıkların bir arada yargılanması gerekiyor. Ancak hükümetin PKK eylemlerinde taş atan çocuklar için çıkardığı yasa, 18 yaşın altındakilerin de çocuk mahkemelerinde yargılanmasını emrediyor. Ogün Samast da bu yasadan faydalanmak için mahkemeye dilekçe vermişti. Mahkeme dilekçeyi kabul etti. Bu, şu demek; Ogün Samast’a çocuk mahkemesinin yolu açıldı! Bu yasa ‘çocuk’ kabul edilen Ogün Samast’a verilecek cezanın üst limitini 20 yılla sınırlıyor.

[[HAFTAYA]]

Diğer bir deyişle Ogün Samast en geç 2019’da aramızda!!! Benim aklıma gelen bir soru var: Ogün Samast taş attığı için mi yargılanıyor, yoksa Hrant Dink’i sokak ortasında ensesinden vurduğu için mi? ‘Rahşan Affı’ denen yasayı hatırlar mısınız? “Kader kurbanlarını kapsayacak” denildi, içerde kim varsa serbest bırakıldı. Terör örgütünün maşa olarak kullandığı ve güvenlik güçlerine taş attırdığı çocukları kurtarmak için çıkardığı yasa da aynen ‘Rahşan Affı’na döndü. Çünkü amacından saptı. Şimdi tabii ki bin türlü spekülasyon yapılacak. “Taş atan çocuklar bahaneymiş, amaç Ogün Samast’ı kurtarmakmış” diyenler çıkacak. Neyse! Hrant Dink’in eşi Rakel Dink bu durum için şöyle dedi; “Adalet, kanunlarla prangalara vurulmuş. Hakim de mecburen bu prangalı kanunları uyguluyor”. Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink de şöyle konuştu; “Adalet şimdiye kadar gereği gibi işleseydi durum bu hale gelmezdi. Tüm sorumlulara soruyorum: Bir dava 4 yılda bitmez mi?”

Başbakan’a açık mektup

Hrant Dink davası vicdanları kanatan bir hal aldı. Emrinizdeki Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) müfettişleri, cinayette ihmali olan emniyet görevlerinin isimlerini tek tek ortaya çıkardı. Siz de 2 Aralık 2008’de bu raporu İçişleri Bakanlığı’na gönderdiniz. İçişleri Bakanı Beşir Atalay sizin raporunuzun üzerine kendi müfettişlerine yeni bir rapor hazırlattı ve görevi ihmal iddialarının tamamını çürüttürdü, polislerini akladı. İçişleri Bakanlığı müfettişleri bu yeni raporu yeniden BTK’ye gönderdi. BTK sert bir yanıt ile yeni raporun hukuksuz olduğunu bildirdi. Tam bir rezalet! BTK’nın raporuna, İçişleri Bakanlığı müfettişleri “Yalan” diyor! Dün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde cinayet davasının yeni duruşması yapıldı. MİT, Hrant Dink’in 2004’te İstanbul Valiliği’ne çağırılıp MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Özel Yılmaz tarafından ‘uyarılma’sının MİT’in Ankara’daki merkezinin bilgisi dahilinde olduğunu açıkladı. Oysa ne BTK incelemesinde ne de başka bir soruşturmada bu görüşmenin kayıtları ortaya çıktı! Ankara Savcılığı’nın MİT’çiler hakkında açtığı soruşturmaya da siz izin vermediniz. TBMM, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldüğü helikopter kazasıyla ilgili bir komisyon kurdu. Ancak suikast ihtimali doğru çıkmadı. TBMM Muhsin Yazıcıoğlu için ikinci bir komisyon daha oluşturdu. Cumhurbaşkanlığı ise Muhsin Yazıcıoğlu için Devlet Denetleme Kurulu’nu (DDK) harekete geçirdi. Ancak Hrant Dink için TBMM yalnızca dar yetkili bir inceleme komisyonu kurdu ve sonuçsuz bir rapor hazırladı. DDK ise harekete geçirilmedi. Son olarak çıkarttığınız “Taş atan çocuklar yasası” diye bilinen düzenlemeden Ogün Samast da yararlandı. Sayın Başbakan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Hrant Dink’in öldürülmesi konusunda verdiği kararla yalnız devleti değil Türkiye’de yaşayan herkesi sorumluluk altına soktu. Ermeni asıllı Türk vatandaşı Hrant Dink’in öldürülüş şekli ileride önümüze ‘soykırım’ olarak getirilebilir. Nitekim daha şimdiden, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da her 24 Nisan’da yapılan ‘Ermeni Soykırımı Anma Günü’nde, Hrant Dink’in fotoğrafları ellerde taşınıyor. Sayın Başbakan, Hrant Dink, Ermenistan değil, Türk vatandaşı ve onun hakkını burada biz aramalıyız. Yoksa dünya televizyonlarında yayınlanan belgesellerin ilk cümlesinde olan “Hrant Dink soykırım zincirinin son halkasıdır” cümlesi boynunuza takılacaktır.

Size, bir grup konuşmanızdaki “Hrant Dink’in katilini 32 saatte yakaladık ama arkasındakileri değil” sözünüzü hatırlatmak isterim. Size ve halka karşı birileri büyük, kirli bir oyun oynuyor. Oyunu bozmak için lütfen Hrant Dink cinayeti dosyasına elkoyun Sayın Başbakan.