Yeni Yazısı > Öcalan bitti mi? - 10.06.2014

Öcalan bitti mi?
10 Haziran 2014

Lice’de iki PKK’lının ölmesi üzerine HDP’liler acil İmralı’ya gidince PKK’dan sıra dışı bir açıklama geldi. Açıklamayı “Öcalan’ın örgütte otoritesi bitiyor” diye analiz eden çok oldu.

Durum böyleyse süreç çok kritik bir noktada demektir. Çünkü Öcalan’ın otorite sağlaması, ülkenin büyük bir kısmı için değil ama AKP açısından hayati önemde. Süreci kurgulayan AKP, Öcalan’la baş başa oturup bilmediğimiz bir anlaşmaya vardı. Tüm stratejisini de Öcalan’ın örgütü yönlendirmesi üzerine kurdu. AKP, Öcalan’a önem verdiğini o kadar hissettirdi ki, müzakere masasına oturduğu PKK’lı Duran Kalkan’ın “Erdoğan Öcalan’a yalvarıyor” diyecek kadar ileri gitmesine neden oldu.

PKK Öcalan’la çelişmiyor

‘Öcalan bitiyor’ diyenler PKK’nın açıklamasının şu kısmına dikkat çekiyor: “Üç kişilik HDP heyetinin arada bir İmralı’ya gidip gelmesi artık hiçbir sorunun çözümü için yeterli olmayacaktır... Lice’deki gibi katliamları önleyecek yer, İmralı ve Abdullah Öcalan değildir. Hiç kimse İmralı’dan gerçekleşmeyecek beklenti içine sokulmamalıdır.” Kopuş açıklaması gibi ama aslında öyle değil.

Şimdi Öcalan’ın 2 Haziran’da yaptığı açıklamaya dikkat: Meseleyi Öcalan çözer, Öcalan şöyle der, şöyle olur, yaklaşımı ciddiyetsizliktir. Herkes sorumluluğunu yerine getirse bunların hiçbiri olmaz.” ‘Danışıklı dövüş’ diye buna denir.

PKK, Öcalan’ın zaten bir hafta önce açıkça kamuoyu önünde söylediğini tekrarlıyor. Tıpkı geçen yaz yaptığı şu açıklama gibi: “Ben burada mahkumum, yapacaklarım sınırlı. Her şey ben değilim. Bu doğru da değildir.”

Kim bilir İmralı-Kandil aracıları bilmediğimiz ne mesajlar taşıdı? Ayrıca PKK’nın yazının girişine konu olan açıklamasında pek dikkat çekilmeyen bölümler var. PKK, Öcalan’ın daha etkili olabilmesi için “İmralı çitleri parçalanmalı. Öcalan’ın özgür çalışma koşulları tamamen sağlanmalı” şartını öne sürüyor. Aynen Öcalan gibi, ‘Öcalan özgürleşsin’ açıklaması.

Öcalan’a AKP’den övgü

Bu bağlamda Erdoğan’ın sesi danışman Yalçın Akdoğan’a kulak verelim: “Öcalan süreci diğerlerinden iyi okuyor. Tecrübesi ve deneyimi...”

Öcalan’ın Erdoğan ve AKP için önemi bundan daha iyi nasıl anlatılabilir? Sayısız kaynaktan gelen ve yalanlanamayan “Öcalan ev hapsine çıkarılacak” haberlerini de hatırlatıp son tahlile geçelim: Hükümet siz olsanız, PKK’ya Öcalan’ı İmralı’dan çıkarma sözünü vermiş olsanız ne yaparsınız? Doğrudan eve çıkarsanız seçmenden korkarsınız. Tek çareniz, Öcalan’a ihtiyaç olduğunu kamuoyuna anlatmaktır. Şimdi Lice ya da çocukların dağa götürülmesi türü olaylar Öcalan emriyle durur. Yalçın Akdoğan yani Erdoğan, Öcalan’a bir dizi övgü daha sıralar. “Öcalan çıksın ki kan dursun” denir. Öcalan’ın değeri anlaşılır.

Tıpkı geçen yıl ölüm orucu eylemlerinin Öcalan’ın emriyle bitmesi gibi. Erdoğan eylemde ölüm olmayacağına o kadar emindi ki, rahat konuşuyordu.

Samimiyet kuşkusu

Mesele burada Öcalan’ın süreçteki rolünü sorgulamak değil. ‘Yeniden kan aksın’ hiç değil... Ama sadece seçmen kandırmak için bir tiyatro oyunu sergilendiği izlenimini vermek adı ‘barış’ olan süreçte pek şık durmuyor. Bu tür bir toplum mühendisliği, sürecin bir kazaya kurban gitme ihtimalini de artırıyor. Toplum mühendisliğiyle ortaya çıkacak barışın gerçek bir barış olup olmayacağı da kuşkulu. Yaşanan kontrollü gerginlik ortamının tiyatro sahnesinde can verenlere yazık.