Yeni Yazısı > Nereden nereye - 06.10.2010

Nereden nereye
06 Ekim 2010

Kemal Derviş demişti ki:

- CHP, türbanlı birini Belediye Başkanı yapsaydı, bu kavga bu kadar büyümezdi.

Doğrudur.

Saçı hafifçe gözüken, Benazir Butto gibi yarı örtülü sempatik bir güzeli, Belediye Başkanı yapsaydı, sahiden bir yumuşama olacaktı.

Hele Fazilet Partisi?..

Merve Kavakçı gibi ecnebi tipli bir kadın yerine, başı örtülü bir Şehit Annesi’ni Meclis’e soksaydı, Bülent Ecevit “Bu kadına haddini bildiriniz” diyemeyecekti.

Kolay mı Şehit Annesi’ni Meclis’ten kovmak?

[[HAFTAYA]]

***

Bunlar yapılmadı.

İş büyüdü büyüdü mahkemelere yansıdı, seçimlere malzeme oldu, referandumda bile kullanıldı.

Halbuki ne kadar kolaymış.

- YÖK, bir yazıyla çözüverdi işi.

Hatta bu iş meğer sessiz sedasız çözüleli epey zaman olmuş da kimse farkına varmadı.

YÖK’ü görüyor musunuz?

Keramet yönetimde.

***

Bu bakımdan, boşuna zahmet edip tasarım derdine düşmeyelim.

Türban, kendine şekil aramıyor.

Çene altı, kulak arkası, hafif perçem, biraz kakül... Bunlar türbanı hiç ilgilendirmiyor. “Ben böyleyim” diyor türban... “Saçı göstermem”.

- E, göstermezsen, üniversiteye giremezsin.

- Girerim... Girdim bile.

Bu iş sahiden çözüldüyse veya çözülüyorsa, muhalefet büyük bir sıkıntıdan kurtuldu demektir. Çünkü kabak hep onun başına patlıyordu... Oh, kurtuldu işte.

Ama iktidar? Bence elindeki büyük bir kozu kaybetti.