Yandex.Metrica
MHP'nin 'Sovyet tipi' oturma düzeni!
19 Aralık 2009

Medyada, onun gazetecisi bunun gazetecisi diye sınıflandırmaya gidilmesinden son derece rahatsızım. Kimsenin gazetecisi olmadığım için de rahatlıkla bu durumu eleştirebiliyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ankara’da düzenlediği geleneksel basın toplantısındaki görüntü hiç hoş değildi. Dün Star Gazetesi’nde Şamil Tayyar yazdı. Sabah’ta Yavuz Donat da konuyu köşesine taşıdı.

Bildiğim kadarıyla bu oturma düzenini MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tunca Toskay hazırlıyor. Devlet Bahçeli de onayladığı için yıllardır gazeteciler aynı kriterlere göre sınıflandırılıyor. Bahçeli’nin yanına dizilen bir grup gazeteci ve karşı masalara dağıtılmış başka bir grup. Dünyanın hiçbir siyasi parti toplantısında böyle bir şey göremezsiniz. Olsa olsa Kuzey Kore’de olur!

Devlet Bahçeli her zaman basının önüne çıkan bir lider değil. Yılda bir kez böyle bir toplantı düzenleniyor. Ama gelin görün ki verdiği mesajlar -böyle bir ayrımcılığa gidildiği için- MHP’nin arzuladığı etkiyi yaratamıyor. Üstelik MHP’de bu oturma düzenini icat edenler Bahçeli’nin yanına dizilmek zorunda kalan gazetecileri de zor durumda bırakıyor. Çünkü dışarıdan bakıldığında oraya sıralanan meslektaşlarımız topluluğa seslenen partinin bir parçası gibi algılanıyorlar. Bu durum gazetecinin kamuoyundaki tarafsızlığına açıkça gölge düşürüyor.

Eleştirdikleri iktidar gibi davrandılar

MHP’nin ambargo uyguladığı Samanyolu TV, Zaman ve Türkiye gazetelerinin temsilcileri Bahçeli’nin bu yılki değerlendirme toplantısına çağrılmadı. İktidarı, gazetecilere akreditasyon uygulamakla eleştirirken farklı bir yöntemle benzer şeyi tekrarlamak MHP’ye yakışmadı. Gazetecilerin oturma düzeninin getirdiği tuhaf durum Bahçeli’nin verdiği mesajların önüne geçti. Zira dün baktım, bazı gazeteler Bahçeli’nin basın toplantısına hiç yer vermemişti.

Geçen yıllarda da benzer bir uygulama yapıldığı için bu eleştirimi MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı ve partinin etkili ismi Mehmet Şandır’a iletmiştim. Fakat görünen o ki, MHP içinde Sovyetler Birliği Prezidyumu’nu andıran oturma düzenini organize edenler ağır basıyor.

MHP’ye, diğer akreditasyoncu devlet kurumları gibi değil de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün basınla ilişkilerini örnek almalarını tavsiye ederim. Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, kimseyi kırmadan, gruplar arasında kavgaya neden olmadan, Cumhurbaşkanı Gül’ü medyada gereksiz tartışmaların odağı haline getirmeden bu işi yıllardır düzgün şekilde yürütüyor.

Siyasetçilere tavsiyem şu: Toplumun neredeyse her düzeyde bölündüğü şu günlerde hiç değilse medyayı siyasi kamplaşmanın aktörü haline getirmeyin.