Yeni Yazısı > Makul'u bulmak - 07.09.2009

Makul'u bulmak
07 Eylül 2009

Baykal diyor ki:
- Başbakan yanlış yoldadır.
Ona yol arkadaşı olmayız.
Olmayın.
Ama yanlış yolda olduğuna onu ikna edin ve geri döndürün.
En azından bunu mutlaka deneyin.
Biz de şâhidiniz olalım.
Günü gelince diyelim ki:
- Baykal çok uğraştı ama Başbakan’ı caydıramadı.
Madem memleket felakete sürükleniyor. Niçin müdahale etmiyorsunuz?
- Suç ortağı olmam.
Halbuki şimdiden suça ortak oldunuz. Ülke bölünecekse insan hiç seyirci kalır mı?

***

Yine Baykal diyor ki:
- Kendinize yeni bir yol haritası çizmenizi tavsiye ederim.
Tavsiye etmekle olmaz.
Bir harita da siz koyun ortaya.
İster 1989’daki haritanızı koyun, ister 1999’daki haritanızı koyun, ister yeni ve karma bir harita çizin... Ama bir şey koyun ortaya. Gidin, asılın, yakasına yapışın. Başbakanı geri döndürmeye çalışın.
En azından deneyin bunu.
Biz de şâhidiniz olalım.
Günü gelince diyelim ki:
- Allahı var. Baykal çok uğraştı ama Başbakan’a lâf anlatamadı.

***

Sayın Baykal.
Felâkete doğru sürüklendiğimizi söyleyen sizsiniz. Elbet bir bildiğiniz ya da bir sezdiğiniz var.
Gerekeni yapmalısınız.
Çünkü siz öğretmen parti’siniz.
Üstelik ana muhalefet’siniz, üstelik Atatürk’ün koltuğu’nda oturuyorsunuz. Atatürk böyle mi yapardı? İsmet Paşa böyle mi davranırdı?
Gidin Başbakanla konuşun, üç kere, beş kere, on kere konuşun, yanlış yol’dan onu döndürmeye çalışın.
Biz de iki cihanda şâhidiniz olalım.
Günü gelince diyelim ki:
- Helal olsun, vatanı için çırpındı ama kurtaramadı.
Son söz:
Başımıza sahiden bir felâket gelecekse, öyle de gelecek, böyle de gelecek.
Bari içimizde ukde kalmasın.

Not: Dünya’nın parasını verip Kayseri’de 35 bin kişinin maç seyredebileceği şahane bir stad yapmışız ama 22 kişinin top oynayabileceği bir saha yapamamışız. Ne biçim bir zemin o? Kadir Has yaşasaydı “ismimi kaldırın o staddan” derdi.