Yeni Yazısı > Kuyuda 3 taş... - 26.02.2011

Kuyuda 3 taş...
26 Şubat 2011

Atasözlerimiz kültürümüzün kültürümüzün güçlü birer göstergesidir. Ne diyordu birisi: “Bir deli bir kuyuya bir taş atar, 40 akıllı çıkaramaz.” Geçen günlerde bunu çok canlı olarak yaşadık.

İLK TAŞ

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün milyonlarca lira harcadığı, yıllarca uğraşıp, WADA’dan (Dünya Antidoping Ajansı) onay belgesini aldığımız, dünyanın 50 spor laboratuvarınlarından birisi Hacettepe Üniversitesi’ne bağlı laboratuvar Fenerbahçeli bayan basketbolcu Taurasi konusunda öğrenci deyimi ile tam çuvalladı. Yapılacak iş laboratuvarı yeni baştan elden geçirmek olmalı.

[[HAFTAYA]]

Amma şimdi bazı akıllılar (!) “Laboratuvar kapansın” diyorlar. Bu hem ülkeye hakaret hem de ihanettir. Hata araştırılır, tedbir alınır, amma kapatmak hem Türkiye’yi dışa mecbur etmek hem ülke prestiji ile oynamaktır.

İKİNCİ TAŞ

İkinci taş hiç ummadığım birisinden geldi. Saygın, güler yüzlü Sadri Şener, Kayseri’nin Fenerbahçe kökenli kalecisi Volkan Babacan’ı golleri kasıtlı yemekle suçladı. Volkan’ın bir geçmişine bakalım; 17 Yaşaltı Milli Takımı’nın kalecisi olarak 2005 Avrupa Şampiyonu olmuş. Peru’daki Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’nin 5-1 yendiği Çin’in ağlayan kalecisini kucaklayıp hem orada hem Türkiye’de Fair Play Ödülü kazanmış. Volkan’ı örnek verirken bugün ve dünkü ünlü kalecilere ve yedikleri gollere bakmalı.

ÜÇÜNCÜ TAŞ

Baba Demirören eski dostumdur. Amma oğul Demirören’in ne hatası olursa olsun Futbol Federasyonu Başkanı için kullandığı sıfatları onaylamak imkansız. Kuyuya atılan bu taş, bütçesi, mali durumu tartışılan, milyonlarca lira ödeyerek yıldızlar alan fakat futbol takımı umulan yerde olamayan Beşiktaş’ın başına geldi. Biz Baba Hakkılar’ı, Yavuz İsmetler’i, Suphi Baturlar’ı gördük. Konuşurken, düşünürken, davranırken dengeli idiler. 2011’de çok daha ileriye gideceğimize geriliyor muyuz ne?