Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Kurtlar Vadisi Zombi - 05.12.2009

Kurtlar Vadisi Zombi
05 Aralık 2009

Hakikaten önceki akşam anladım ki vadide (Star TV) Azrail ile enseye tokat ilişkisine girilmiş. Buyurun Kibritçi Cevat’a. Bıyıklarını saymazsak kaybettiği bir şey olmamış. Orman yangınından kurtulmuş ceylan gibi sekiyor. Üstelik bronzlaşmış; karizma ikiye katlamış...

Yakışıklı öldü diye biliyordum. Hafızamdaki son fotoğrafında bayrak direğinde sallanan bir flama gibiydi. Azrail ile kankaya bağlamış olmalı ki, hayattaydı...

Polat Alemdar birkaç kez gidip dönmüş, Memati yirmi kere bitip okeye dönmüş, Bulut, Güllü ve Abdülhey çoktan yalan olmuştu. Ölmüşlerdi yahu...

Ve fakat, eskilerin deyimiyle ağabeyleri toprak kabul etmiyor olmalı ki, hepsi vadide tura çıkmaya devam ediyorlar...

Eh biz de haklı olarak yazının başlığını böyle atıyoruz. Bir de soruyoruz; Çakır kevgir gibi, Elif tampon böğründe, Cerrahpaşalı boğma tel boynunda, Halo dayı kelle koltukta filan yeniden girerler mi topa?..

Önder dersine çalışmış!

Güzel Haberler’e (NTV) konuk olduk önceki akşam. Müjde Ar ve Önder Açıkbaş formundaydı. Belli ki Önder, kendisine doğaçlama çalışması tavsiyemi küpe yapmış. Vallahi döktürdü o akşam. Haberi anlatmadı yaşadı sanki. Hele 22 yıl sonra kızıyla karşılaşan travesti babayı bir oynayışı vardı ki; evlere şenlik...

Zaten program da öyleydi. Fazla hızlı gitti. Müjde ablanın ağır fren balatası olmasa, bizim tekerler kayıp gidecekti.

Hani, canlı yayın olduğu için erken bitirme ihtimali de yoktu programı; geyiğe sardık ve sanırım son zamanların en iyi serbest kürsü programı oldu...

Haber riskli bir iş. Sulandırmak ise iki kere riskli. Bunu göze alıp, işi hafifletmeden trajikomik hale getiren Güzel Haberler ekibi işini güzel yapıyor. İzlemesi de içinde olması da çok zevkli. Kaçırmayın derim!

Kim gerecek çamaşır ipi gibi?

Aşk-ı Memnu’da (Kanal D) neye gerileceğiz artık? Bak gitti gül gibi çocuk. Titrek elleri ve her an kusacakmış gibi duran yüzüyle son birkaç bölümdür içimizi kaldıran Beşir, gemilerde talim yapmaya gitti. Denizci oldu, gerilim son buldu...

Şimdi evde patlamaya hazır hormon deposu gibi dolaşan gövdeleri kim kameraya alıp fantezi yapacak? Biz kim için “bu bölüm mutlak öter” diye ekrana yapışacağız. Olmadı vallahi. Beşir bir renk, bir tat ve bir dokuydu...

Bu ansızın gitme durumları dizilerde havada kalan salya molekülleri gibi hastalıklı bir hal. Tam bir karaktere alışıyorsunuz, hop uçuveriyor adamımız. Olmuyor...

Bak işte ev yine ıssız. Bak yine herkes mal. Bak yine bize esmer günler düştü; eyvah!

Tivitemeyesiniz inşallah!

Twitter denilen bir sosyal paylaşım sitesi var internette. Herkesin ağzında. Özellikle bizim medya kardeşliği ekseninde biriken arkadaşlar pek bir meraklı oralarda dolanmaya. Hayır, meseleyi iç yazışma ekseninde halletseler sorun yok. İlle de bir kamulaştırma heyecanı...

Hülya Avşar’ın diline doladığı meseleyi, önceki akşam iki güzel arkadaşım Saba Tümer ve Cüneyt Özdemir’in ekrandaki hasbıhalinde de izleyince gına geldi artık...

Saba da Cüneyt de program boyunca Twitter’da yazışır gibi konuşup durdular. Doğal olarak da bir gazeteci olarak bende bile; “tivitemeyesiniz inşallah” durumu oluştu...

Dert mi kalmadı sahi?..

Pusulanın sesi

 Belli ki Mithat Bereket yerinde durmuyor. Dünyayı turlayıp, pusulasının dikine gitmekten yaptığı haberleri stüdyoya girip seslendiremiyor...

Önceki akşam izlediğim programda ses yine boğuk ve sıradan geldi bana. Ekrandaki en iyi haber anlatıcılardan biri olarak Mithat’ın karizmasını çizen bir aksaklık bu, aman dikkat!

Japon gelin yolda...

Uzun bir aradan sonra Fox’taki Ninja Savaşçıları isimli yarışmanın kadın versiyonunu izledim. Hakikaten Japonlar komik insanlar. En ufak bir aksiyon hoplatıyor hepsini. Çabuk gülüyor, çok çabuk ağlaşıyorlar... Eni konu bir yarışma olan Ninja turunu o kadar ciddiye alıyorlardı ki, sanki köle girip Samuray çıkıyorlardı parkurdan... Allah’tan Hopdedik Ayhan ve Hayri Hiçler anlatımıyla ekrana geliyordu mesele. Bizim muzip ikili yarışmayı bir hayli Türkleştirerek anlattılar. Ardı ardına başlayan espriler dönüp dolaşıp Ayhan’ın bekarlığına bağlandı... Bir iki programa kalmaz bir Japon gelinimiz olacak. Hayri ağabey Ayhan’ı evlendirmeye kararlı. Üstelik dediğine göre “Hareketli kadın, erkeğin her türlü yüzünü güldürürmüş”. Daha ne olsun yani?..

Dedikodu bülteni gibi

Fuat Kozluklu, atv Ana Haber sunucusu olmadan önceki işine geri döndü. Bir nevi kürkçü dükkanı sendromu. 24 ekranında iyi duruyordu, döndü, yine iyi duruyor... Ama daha ilk programında, konuklarının kolonya kokulu olduğunu söylediği için işten atılan selefini (Bahar Feyzan) tartışması gereksizdi... Bir nevi kurumu aklama çabasıydı. Hani bu durum anlaşılır ama bunu yaparken bir meslektaşının üstünden geçmek rahmani midir?.. Bahar Feyzan, yokluğunda o stüdyoda, arkasından konuşulan kişi durumuna düştü. Bu haliyle hafif bir dedikodu bültenine dönen Moderatör de kimse kusura bakmasın ama hiç saygın değildi. Haluk Şahin ve Ayşenur Yazıcı’nın konukluğuna rağmen!