Kadın değil, eş olmanın önemi!
01 Aralık 2009

Babadan oğula geçen bir saltanatın yıkılıp halkın oylarıyla iktidara gelenlerin yönettiği demokrasiye geçişin ilk aşamasında sadece erkekler oy kullanıyordu! Cumhuriyetin kuruluşundan yıllar sonra, 5 Aralık 1934’de, Türk kadınına da seçme ve seçilme hakkı verildi. Tabii yasalara kadınların seçme seçilme hakkı vardır diye yazmak neyi değiştiriyor? Ya seçilme hakkı? Yasalara “kadınlar seçilebilir” yazmak yeterli olsa Türk parlamentosu, dünyadaki en az kadın milletvekiline sahip parlamentolardan mı olur? Kadının siyasette yerini almasını sağlamak için ne yapılıyor? Hakkın veriliş gününde anma toplantıları! Birine ben de katılıyorum: TBMM’de, Birleşmiş Milletler ve Parlamento Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği toplantıda medyanın kadın siyasetçiye nasıl baktığını konuşacağız.
Gelelim beni düşündürten diğer iki toplantıya: Biri, zar zor kurulan “TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu” tarafından 4-5 Aralık’da düzenlenen uluslararası bir toplantı. Konusu toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması. Yeri İstanbul. Davet eden, Komisyon Başkanı Güldal Akşit, eski Devlet Bakanı. Diğeri ise 105 ülkeden temsilcinin katılacağı yine uluslararası bir toplantı; davet sahibi Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf. Toplantıya Başbakan Erdoğan da katılacak.
Yeri yine İstanbul, tarihi yine 4 Aralık. Konusu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi”. Aynı tarihlerde, aynı konuda, aynı nedenle, biri eski, biri yeni Kadından sorumlu Devlet Bakanı tarafından düzenlenen bu iki programın arasında bir fark olmalı ki iki tane yapılsın değil mi? Başbakanın katılacağı “hükümet” toplantısı, “Dünya Aile Zirvesi artı 5, Dengedeki aileler” başlığını taşıyor!

Kadın ailede kıymetli
Kadın hareketiyle muhafazakâr görüş açısının birbirine karşı geldiği nokta budur: Kadın hareketi, kadını birey ve tek başına insan olarak güçlendirmeyi amaçlarken muhafazakâr görüş, kadını aile içinde yüceltir. Kadın, birey olarak değil, anne ve eş olarak değerlidir! Bu toplantının hazırlık çalışmasında da kadının güçlendirilmesinin aile ile ilişkili olmasının altı ısrarla çizilmiş!
Ve tam da bu nedenle olsa gerek ki Türk Kadınına Seçme Ve Seçilme Hakkının Verilmesinin 75.Yıldönümünde AKP’nin vereceği kutlama yemeğinin davet sahibi de Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Kavaf değil, Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan! Kadının meslek sahibi olması, seçilmiş parlamenter, bakan olması önemli değil, eş durumu önemli. Emine Hanım, akşam yemeğine gelmiş geçmiş bütün kadın siyasetçileri davet etmiş. Bakalım, kimler gidecek ve nasıl geçecek!

Grip hafif geçiyor
Kiminin büyük baş hayvan kesip dondurucuya istif ettiği, kiminin tatil yörelerine akın ettiği Kurban Bayramı’nın dört gününden üçünde ben çalıştım, yazı yazdığım için ormana yürümeye bile gidemedim! Tamam pazar günü gidebilirdim ve gitmek için her türlü zihinsel hazırlığımı da yapmıştım ama sabah yatakta gözümü su sesiyle açtım! Yağmur yağıyordu hem de şakır şakır! Kurbanın üçüncü günü yağmur yağar, kanları yıkar der, eskiler. Sonra kalkayım dedim, o da ne? Kırılıyorum! Hatta boğazım acıyor! Hatta öksürüyorum! Müthiş bir panik. Eyvah, domuz gribi oluyorum! İçtiğim bütün o bağışıklık güçlendirici, immüneksler, kefir hapları, vitaminler, portakal, nar suları boşa mı gitti?
Hemen mutfağa, önce limon, zencefil, ballı tonik. Sonra 1000’lik c vitamini. Sonra vitamin, sonra homeopati ilacı. Ormana gidemiyorum ama maskemi takıp arkadaş ziyaretine gidiyorum, malum ben bir sokak kedisiyim, hasta da olsam evde oturamıyorum! Akşam üstü ateşim çıkıyor, gözlerim çakmak çakmak ama çay saatinden ve arkadaş sohbetinden eksik kalmıyorum. Tuhaf, başım çatlamıyor, katlanılmayacak bir durum değil.
Doktorum Emel Gökmen’in tavsiyesine uyarak gece ateş düşürücü almıyorum, vücut hastalıkla mücadele ediyor. Zaten ateşim de 39’a çıkmıyor! İkinci gün sesim borazan gibi ama vitamin ve dopinglere devam. Daha iyiyim! Hatta oturup çalışıyorum, yazı yazıyorum ama hâlâ ormana gidemiyorum. Ve fakat, domuz gribinden de eksik kalmadığım için gazeteci meslek deformasyonuyla neredeyse hayatımdan memnun olacağım!