Kaçırılan taksiciler önlem almaz mı hiç?
05 Nisan 2011

Akasya Durağı (Kanal D) ilginç bir dizi oldu giderek. Takıntılı bir senaryo ekibi olduğundan şüpheleniyorum. Meseleleri hep aynı çünkü; bölüm başına iki şoför kaçırılıyor... Taksicilerin mesleki sorunlarının başında geliyor can güvenliği. Özellikle büyük kentlerin uğursuzu çok. Gasptır, kaçırılmadır hakikaten sıklıkla yaşanıyor...

[[HAFTAYA]]

Ama ne bileyim, bizim Akasya Durağı’nın esnafı çok mu iyi niyetli. Başlarına aynı beladan onlarca kez gelmesine rağmen hâlâ ortak bir güvenlik sistemi kuramamışlar... Komedi olduğu için değil, bu meseleye takılıp kaldıkları için gülüyorum diziye vallahi!

Nihat o kupayı kaldırır!

Ve Survivor Ünlüler Gönüllüler (Show TV) başladı. İlk gününde reyting listesinin zirvesine de oturdu. Beklediğimiz gibi mesele Nihat Doğan odaklı olarak ilerleyecek... Şu bir gerçek ki Nihat’ta malzeme bitmiyor. Ve belli ki sadece kendini son bir yılda bugünlere getiren filozof stratejisini adada iyiden iyeye perçinleyecek... Yarışmanın sonunu beklemeye gerek yok.

Bu işin kupasını Nihat almıştır bile. Bu arada doğruysa, adamımızı daha ilk günden akrep sokmuş adada. Sanırım huzurlu adalarını teslim etmek istemiyorlar Nihat’ın curcunalarına. Şaka bir yana, başından beri gelişimini yakından izlediğim Nihat Doğan’la iyi bir kaynak yakaladı Acun Ilıcalı. Ve bunu kaymağa çevirmeye niyetli. Hayırlısı olsun...

Kim inanır; Kadir İnanır!

İzmir Çetesi yılların esprisine bizzat muhatabını kullanarak gönderme yaptı önceki akşam. Star’ın sevimli dizisinde Ateş ile Cemal Baba arasında geçen; “Oğlum buna kim inanır?”, “Kadir İnanır Cemal Baba” diyalogu yere düşürdü beni gülmekten... Bu arada dizide Mustafa Üstündağ’ın ciddi bir damar koleksiyoncusu olduğunu öğrendik.

Aşka düşünce (Cemal Baba’nın kızı Duru’ya aşık oldu) diline dolanan arabesk şarkılar bu ülkenin aşk acısı tarihinin marşları gibidir... Vallahi Selami’den her sahnede ayrı bir şarkı dinledikçe bir küçük açıp imkansız aşklar için kaldırasım geldi kadehi...

Bu bir kampanyaya davettir!

14. Liselerarası Müzik Yarışması’nda bir sürü değerli meslektaş ve müzik adamıyla en iyi beste ve sesleri aradık cumartesi gün boyunca... Oradaki jüriliğimizde sevgili Serhat Hacıpaşalıoğlu’nun televizyonu bırakma pahasına girdiği bu maratonun hakikaten hiç de küçümsenmeyecek bir iş olduğunu yerinde gördüm... Gençlik hem müzik bilgisi hem de yetenekleriyle hakikaten kendinden önceki kuşağın birkaç fersah ilerisinde.

Bu küçük notu bir kenara koyalım... Meslektaşım Yüksel Aytuğ’la köşelerimize gelen dertli mailleri konuşurken son iki gündür en çok kısa ve sık yayınlanan reklamlardan mustarip olduğunu anladık izleyicinin... Bir izleyici olarak ben de kendimi mağdur hissettiğime göre, Yüksel’le ortak bir kampanyaya neden imzamı atmayayım ki? Reklam düzenlemesi eski haline dönsün. Tamam, kuşaklar uzundu ama en azından bir seyir kalitesi vardı... Şimdi öyle kopuk ki izleyenle izlediğinin arası, yakında isyan çıkarsa şaşırmamak gerek diyorum...

Merakım ne zaman biter?

Aklımda birkaç soru var. Tarih kitaplarını okuyanlar Muhteşem Yüzyıl’a çok yakında birkaç oyuncunun daha dahil olacağını az çok kestirebilirler sanırım... Hepsi de tarihimizde önemli isimler olan bu karakterlere kimler can verecek, hakikaten meraktayım. Ayşe Hatun’u canlandıran Merve Oflaz taca çıktı mesela... Gelecek olanlar da böyle kısmen popüler olan isimlerden mi, yoksa hakikaten sıkı oyunculardan mı seçilecek, göreceğiz...

Bir de Yetenek Sizsiniz’in iki önemli ismi Sefa ve Aref için iki ayrı şov hazırlandığını duydum. Bunlar uzun vadede televizyon için yapılan hazırlıklar... Ama ikilinin kitlelerle buluşması başka bir proje içinde olacakmış ilk etapta. O etabın ne olduğunu da merak ediyorum. Notunu düşeyim istedim...

Farklı bir Erman hoca mümkün müdür?

Erman Toroğlu önceki gün Mesut Yar’la Uyan Türkiye’nin (Star TV) konuğu oldu. Kendi yaptığım işleri övmekten ne denli sakındığımı bilir benim okurum... Ama ne bileyim, dün bütün magazin sayfa ve sitelerini süsleyen “Tek eşli değilim” demecini de hocanın ağzından almak fena bir iş değildir... Artık sabahın erken saati afyonu patlamadığından mı, yoksa yalan söylemeyi sevmediğinden mi bilemem Erman hoca hakikaten sıkı açıklamalar yaptı...

İzleyemeyenler için geniş bir detayını önümüzdeki pazar günü POSTA’nın pazar eki Pazar Postası’nda yayınlanacak Erman Toroğlu röportajında vereceğim... Şu kadarını söyleyeyim, Türkiye o andan itibaren Toroğlu’nu sadece spor öznesinde konuşmayacak. Göreceksiniz...