İstanbul'a çılgın proje önerileri
06 Ekim 2010

Metrobüs Projesi: Dünyanın hiçbir büyük metropolünde olmayan bir toplu taşıma aracı sayesinde zaten kuş kadar olan E-5 Karayolu daha da daralacak trafik içinden çıkılmaz bir hale gelecektir. Arızalandığında metrobüsü inip itmek gerekiyor. Bu da vatandaşa ister istemez spor yapma imkanı yaratarak daha sağlıklı bir toplum olmamızı sağlıyor!

[[HAFTAYA]]

***

Üçüncü Köprü Projesi: Ne metroya ne metrobüse entegre olabiliyor. Güzergâhı çok uzun olduğu için İstanbul’un çevre ulaşımına katkısı çok az... Trafik yükünün yüzde 3’ünü oluşturan şehirlerarası transit ulaşımına hizmet edecek bu proje ile yeni kaçak yerleşim alanları ortaya çıkacak ve yaklaşık 500 bin ağaç kesilecek. Nasıl çok çılgın değil mi?

***

Yamuk Evler Projesi: Özellikle Anadolu Yakası sahilinde Kartal, Rahmanlar, Maltepe güzergâhında bulunan ağır hasarlı binalar öylece bırakılacak… Gözle görülür derecede yamuk ve yatık duran bu binalar sayesinde adeta yan yana duran onlarca Pizza Kulesi’ni andıran eşsiz bir siluet yaratılacak bu da şehrin turistik değerini arttıracaktır.

***

Açık İSKİ Çukuru Projesi: Şehrin tekdüze ve sıkıcı hayatından kurtulmak için müthiş bir proje... İstanbul’un değişik bölgelerinde açılan İSKİ çukurları kapatılmayacak… Böylece İstanbullular sürekli olarak “Acaba eşim, çoluğum çocuğum bugün hangi çukura düşüp can verecek?” diye heyecan dolu dakikalar yaşayacaktır. Adrenalin dolu bu proje İstanbullu’yu çılgına çevirecek!

Askerlik yoksulun kaderi olmamalı

Daha önce de yazdım... Askerik hizmetinin bugünkü haline ben de karşıyım...

Ama ‘vatan borcu’nu birilerine canıyla ödetirken diğerlerine “parası var” diye birkaç milyara ödetmek de içime sinmiyor...

Madem ‘bedelli’ çıkartılacak...

O halde devlet bedelli askerlikten faydalanmak isteyen bütün gençlere-parası olsun olmasın- bu imkanı vermeli...

Nasıl mı?

Tıpkı üniversitedeki harç kredisi gibi bedelli kredisi verilebilir.

Bu krediyi alan işe girip çalışmaya başladığında bu borcu peyder peyi öder...

Böylece askerlik görevi sadece yoksulun kaderi olmaktan çıkar!

Çekin elinizi üniversitelerden

Kanada’daki Simon Fraiser Üniversitesi’nin girişinde şöyle yazar:

“En iyi üniversite en özgür üniversitedir”

Giyeceği kıyafeti seçerken bile hür iradesini kullanmasına izin verilmeyen gençlerden kurulu bir akademinin bu ülkenin fikir dünyasına katkı sağlaması mümkün mü?

Bir üniversitedeki tek yasak “yasak koymak” olmalıdır.

İzin verin üniversiteler bu ülkenin en özgür alanları olsun...

Bu kütüphaneyi birlikte kurduk

3 Ağustos’ta ‘Köy Kütüphanesi’ diye minik bir yazı yazdım.

Sivas’ın Başyayla Köyü’nde bir kütüphane kurulmaya çalışılıyor, para pul isteyen yok, ne olur kitap gönderin” dedim.

Köyde bu işi üzerine vazife edinen Mücahit kardeşimden dün bir mail aldım.

Diyor ki, “Okuyucularınızdan oluk oluk kitap geldi. Kütüphanemizi kurduk. Köyün havası değişti. Okuma-yazma bilmeyen neneler bile torunlarını alıp buraya geliyor. Burada herkes bir şeyi çok iyi gördü: yaşı, ideolojisi ve kökeni ne olursa olsun herkesin ülkesi adına yapabileceği bir şey mutlaka var. Biz açtığımız bu ilk kütüphanemizle hem tecrübe kazandık hem de sizlerden sosyal duyarlılık konusunda ilham aldık. Şimdi civardaki bütün köylere bir kütüphane açmak istiyoruz. Bu ülkenin okuma sorunu ve geri kalmışlık sorunu bitsin istiyorsak, insanlar çağa ayak uydursun istiyorsak bu ancak kültürün ana kaynağı olan kitaplardan geçer. Size, okuyucularınıza tüm köy halkının selamları ve teşekkürleri var.”

O kadar duygulandım ki anlatamam…

Hepinize binlerce kez teşekkür ederim.

Birlikte bir kütüphane yaptık!

Ama durmak yok... Haydi, Mücahit ve arkadaşlarıyla birlikte diğer köylere de kütüphaneler kuralım…

Yapacağınız tek şey kitap göndermek…

İşte adres:

Faruk Tokuş, Birlik Ticaret Rıfat Öçten Mahallesi Altınyayla Sivas.

Telefon: 0544 330 3659 (Mücahit Gündoğdu)