Yeni Yazısı > Hukuki yol var ama... - 27.06.2012

Hukuki yol var ama...
27 Haziran 2012

Ölümümde evimi akrabam olmayan bir çocuğa bırakmak istiyorum. Bunun sağlıklı yolu nedir? Noterde bu iş yapılır mı? ? Z.M.

Evet noterde bu iş yapılır. Mademki bu işi ölümünüze bağlıyorsunuz o halde vasiyetname yapacaksınız. Vasiyetname de noterde yapılabilir. Sonra, bazı ilişkilerde vasiyetname yapmadan da bu imkan yaratılabilir. O da şu: Hayattayken malınızı bırakmak istediğiniz kimseye o gayrimenkulün kuru mülkiyetini tapuda devrediyor, intifa hakkını muhafaza ediyorsunuz. Ölene kadar siz yararlanıyor, isterseniz kendiniz oturuyor isterseniz kiraya veriyorsunuz. Ölümünüz anında da intifa hakkı son buluyor, kuru mülkiyet sahibi tam malik oluyor. Bunun ikisi de mümkün ve sizin isteğinizi yerine
getirebilecek hukuki işlemlerdir.

[[HAFTAYA]]

Ancak: Bunlara karar verirken aile tablonuzu gözden geçirin. Evli iseniz eşinizin, çocuğunuz var ise çocuğunuzun, ana-babanız hayatta ise ve ölümünüzde hayatta olacaklar ise onların mirasta mahfuz hisseleri var. Bu işlemlerle onların bu mahfuz hissesini bertaraf edemezsiniz. Dolayısı ile bu hususu göz önünde bulundurun ve ona göre hareket edin.

Yalancı tanıklık suçtur

Eşim boşanma davası açtı, mahkeme boşanmaya ve eşim çalışmadığı için benim nafaka ödememe hükmetti. Eşimin çalışmadığı ve muhtaç durumda olduğu hususunda mahkeme tanık dinledi ve tanıklar da “Çalışma hayatı yok, maddi imkanı yok, muhtaçtır” anlamına tanıklık yaptı.
Ben kararı temyiz ettim, dosya Yargıtay’da. Ancak yeni öğreniyorum ki eşim başından beri çalışıyormuş, dava açtığı günden beri de sigortası yatıyormuş. Yani tanıklar yalan söylemiş ve benim mağduriyetime sebep olmuş. Bu suç değil mi? ? U.Y.

Elbette yalan tanıklık suçtur. Sizin davanızda da tanıklar yalan söylemiş. Bunun ispatı resmi kayıtlarda bulunduğuna göre aksini iddia etmek mümkün değil. Peki bu durumda ne olur? Tanıklar hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunun. Savcılık durumu inceler, dava açmak için yeterli bilgi ve bulguya ulaşırsa yalan tanıklıktan haklarında dava açar. İkincisi nafaka konusu. Her zaman yazıyorum, nafaka, mali gücü olandan maddi
yönden sıkıntıya düşecek olana bağlanır. Geçim imkanı olanlara bağlanmaz. Eşinizin sigortalı olarak çalıştığını belgeleyebildiğinize göre nafaka hükmünün kalkması lazım. Hatta ben daha ileri gidiyorum. Bu husus bir ara Yargıtay’ca da karara bağlandı ama yerleşmedi. Ben diyorum ki. Çalışmadığı için mağdur durumda olduğunu iddia eden eşin fiziki durumuna bakılmalı. Çalışabilecek fiziki duruma sahip olup da çalışmıyor ise ona nafaka bağlanmamalı. Yani o, başkasının sırtından geçinmeyi kolay yol olarak bulmuştur, çalışmadan, aldığı nafaka ile durumu idare etmektedir ve
hatta kayıt dışı çalışıp bir de nafaka almaktadır. Dolayısı ile fiziken çalışma gücüne sahip olup da çalışmayan eşe nafaka tayin edilmemelidir.