Yeni Yazısı > Grinin 'korku' tonu - 31.08.2013

Grinin 'korku' tonu
31 Ağustos 2013

İstanbul Cihangir’de gökkuşağı renklerine boyanmış bir merdivenin, Beyoğlu Belediyesi görevlilerince bir gecede griye boyanmasını ne ile açıklayabiliriz? Renklerin ne zararı olabilir insana? Mavinin, kırmızının, sarının, yeşilin, turuncunun, morun nasıl bir sakınca yarattığını düşündüler ki acaba? ‘LGBT renkleri’ diyorlar. Yani Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transseksüelleri simgelediğini söylüyorlar. Velev ki öyle... O merdivenden çıkınca cinsel tercihi mi değişecek insanın? Kaldı ki Beyoğlu tarihin her döneminde hep ‘aykırı’ insanlara, topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Bunun da bir adı var zaten, ‘çok renklilik...’ ‘Çok renkli’ olarak bilinen Beyoğlu’nu ‘gri’ye mahkum etmek biraz garip olmuyor mu?

*

1965 Belçika yapımı bir çizgi film var. ‘Choromophobia’ yani ‘Renk Korkusu’ adını taşıyor. Film siyah beyaz bir ordunun, özgür, mutlu ve rengarenk bir topluma diktatörlük yönetimi getirme girişimini anlatıyor. Gri birliklerin geçtiği her yerde renkler kayboluyor. Geriye sadece bir tek kırmızı bir çiçek kalıyor. Bir süre sonra bu çiçek palyaçoya dönüşüyor. Bu palyaçonun verdiği cesaretle insanlar işgalcileri kovup renkli ve özgür hayatlarına kavuşuyor.

*

İnsanların ‘renkler’ için savaştığı bir dünyanın ancak filmlerde, hatta çizgi filmlerde olabileceğini düşünürken, Beyoğlu’ndaki ‘renk düşmanlığı’ çıkıyor karşımıza. Bu yılın en çok satan kitaplarından biri ‘Grinin 50 Tonu’ adını taşıyor. Beyoğlu’nda ‘Grinin korku tonu’ geçerli artık. Renkleri yok etme çabasına ‘korku’dan başka bir açıklama bulamıyorum. Renkler hiçbir anlayışı simgelemez, renktir işte. Simgelediği şey, hayatın kendisidir. Hayatın bize sunduklarıdır.

*

Merdiven ve renklerden bu kadar söz edince Ahmet Haşim’in ‘Merdivenler’ şiirinden söz etmemek olmaz: ‘Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak... Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...’ Bu kadar hüzünlü bir şiirde bile Ahmet Haşim güneş diyerek sarıya, sema diyerek maviye, kızıl diyerek kırmızıya göndermeler yapıyor. Merdivenle, renklerle edebiyatın en güzel örneklerinden birini veriyor. Birazcık Ahmet Haşim okusan yine de korkar mıydın renklerden? Griye mahkum eder miydin Beyoğlu’nu? Geç değil, hadi başla okumaya. Edebiyat renkleri çok daha iyi tanıtacaktır sana.

NOT: Yazımı bitirdiğimde Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın “Tüm Merdivenleri halka sorarak rengarenk boyayabiliriz. Bu projeyi destekliyorum” açıklaması geldi. Başkan bunu hayata geçirirse elimde fırça boyamaya giden ilk ben olacağım.