Yeni Yazısı > Daha ne olsun? - 17.04.2011

Daha ne olsun?
17 Nisan 2011

Bağımsız aday olmak ne güzel. Tek başına buyruksun.
Çıkıp dilediğin gibi konuşursun. Kaybedersen kimseye hesap vermek zorunda değilsin. Kimseye borcun da yok.
Hulki Cevizoğlu’nu dinledim geçen akşam... Ankara 1. Bölge’den Bağımsız Aday... 60 bin oy istiyor. Neden istediğini çok iyi anlatıyor. Kim olduğu belli. 15 yıldır huyunu suyunu bildiğiniz adam... İyi ahlaklı, dürüst bir arkadaş. İster oy ver, ister oy verme. Ama şunu unutma. Listelerdeki tanımadığın insanlardan ırak, net ve berrak biri Cevizoğlu.
Sıra sıra öbür bağımsızlara da geleceğim.
Her neyse, dağıtmayayım şimdi.
Bugün asıl diyeceğim şey bambaşka.

[[HAFTAYA]]

*

Onu dinlerken, birdenbire farkettim ki, ilk def’a Atatürksüz bir seçim yaşıyoruz.
Partiler açısından söylüyorum. Atatürk’e dayanan bir parti ilk def’a yok.
Atatürk’ün Partisi’yiz diyen yok.
Atatürk’ten habersiz, Atatürk’ü seçime sokan da yok.
Ne mutlu Türküm diyene diyen bile yok.
Asıl şimdi mutluyum ben. Çünkü Atatürk ilk def’a aday değil... Demek ki kaybetme ihtimali yok. İlk def’a yok.
Onu nihayet rahat bırakıyoruz.
Partiler üstü.

*

Bu seçimde din üzerinden siyaset de yok.
O olmayınca, din üzerinden muhalefet de yok.
İrticaymış, şeriatmış, laiklikmiş antilaikmiş, cumhuriyet elden gidiyormuş, din elden gidiyormuş...
Bunların hiçbiri yok.
Hepsi siyaset üstü.
İlk def’a...
Plan program var, proje var, hizmet yarışı var.
Bir de ortak payda var:
- Demokratlık.
Sahte bir malzemedir ama olsun... Hiç değilse var. Yine Fransız kalmazsak sivil anayasa bile var.

*

Ama beni en mutlu eden, Atatürk’ün konumudur. Sevgili Atatürk... İlk def’a seçimde yok.
Yâni, aziz okuyucular, eğer CHP kaybederse, Kemal Atatürk değil, Kemal Kılıçdaroğlu kaybetmiş olacak. Dünyanın sonu mu? Hayır... Çaresi, öbür seçim... O olmazsa daha öbür seçim... İşte o kadar.