Cemaat hâlâ siperden çıkabilmiş değil...
07 Ekim 2010

Gülen cemaati hakkındaki efsaneleri dün sizlerle paylaşmıştım. Bu cemaati diğer gruplaşmalardan ayıran en önemli unsur, kurmayı başardıkları mekanizmadır. Disiplinli, birbirlerine inanarak çalışmaları ve Fethullah Gülen hocalarına olan sadakatleri.

Türk toplumu, temelden disiplinsiz ve koordinasyonun ne demek olduğunu bilmediğinden dolayı, cemaatin faaliyetlerini, olduğundan da fazla yüceltiyor, abartıyor ve efsaneleştiriyor.

Cemaat, benim dışarıdan görebildiğim kadarıyla, son derece iyi organize olmuş bir görüntü veriyor. Kim ne yapacağını biliyor ve bir başkasının işine karışmıyor.

Vakıf çalışmaları, içeride ve dışarıdaki eğitim mekanizmaları iyi işliyor. Bu çarkı çevirebilmek için gereken mali katkı mekanizması da son derece başarılı. Para verenlerin bir bölümü isimlerinin dahi duyurulmasını istemiyor, diğer bir bölümü de karşılığını sormuyor.

[[HAFTAYA]]

İnanca ve sevgiye dayalı bir çark, dişlileri kırılmadan dönüyor.

Bu birlikteliği yaratan da Fethullah Gülen.

İşin temelindeki felsefe, muhafazakar, dini değerlere önem veren genç bir nesil yaratmak.

Ortada gizli saklı bir komplo yok.

Cemaat bir yerde, başarısının kurbanı olma yolunda denilebilir.

Cemaat siperde yaşadı ve bu sayede kendini korudu

Gülen cemaatinin böylesine başarılı bir performans göstermesinin bir nedeni iyi örgütlenmeleriyse, diğer nedeni yıllar boyunca özellikle asker tarafından inanılmaz bir baskı altında tutulmalarıdır. Sürekli izlendiler, sürekli davalar açıldı, sürekli cezalandırıldılar. Tüm vakıfları en küçük kuruşuna kadar defalarca (özellikle 28 Şubat döneminde) kontrolden geçti.

Kendi kendilerine öylesine bir koruma mekanizması oluşturdular ki, bu sayede hem kenetlendiler hem dayanışmalarını arttırdılar hem de cemaati genişletmeyi bildiler. Kendilerini pek açığa vermemeyi, ortalarda konuşmamayı öğrendiler. Yıllar boyunca siperde yaşadılar. Her an kontrolden geçeceklerini bildiklerinden dolayı, hesaplarını hem iyi tutmayı hem de gizlemesini öğrendiler. Bu sayede ayakta kalabildikleri gibi, bu korunma mekanizmaları sayesinde etkinleştiler.

Haksızlığa uğramanın bir nevi ödülünü aldılar.

Ancak bu eski alışkanlıkları, devir değişmesine rağmen, hâlâ bir ölçüde devam ediyor. Devam ettikçe bu defa işin rengi değişiyor ve efsaneye dönüşüyor. Cemaati tehlikeli gören kesimler de, gücü hakkında abartılı bir propaganda yapınca işin rengi değişiyor.

Her kurumda gizli bir casusu veya parmağı olan, gizli çalışan, tehlikeli bir örgüt havası doğuyor.

Perdeyi daha da aralamak gerekiyor

Aslına bakarsak, iki gündür dikkat çekmeye çalıştığım bu tehlikeyi, cemaat de görüyor. Ancak anlayabildiğim kadarıyla nasıl üstesinden gelebilecekleri konusunda pek fikirleri yok.

1999’dan bu yana Gülen cemaati siperden yavaş yavaş çıkmaya başladı.

Eskiyle karşılaştırıldıkları taktirde, çok daha fazla şeffaflaştılar. Kamuoyunun karşısına, cemaat adına konuşan yarı sözcü konumunda kişiler çıkarmaya başladılar.

Ancak yetmiyor.

Benim görebildiğim kadarıyla, eski dönemin alışkanlıkları kolaylıkla bırakılmıyor. Ön plana çıkmamak, Gülen hareketini fazla tartıştırmamak, mali kaynakları fazla konuşmamak gibi alışkanlıklar hâlâ sürüyor.

Kolay değil.

Zira böyle bir hareketi oluşturmak ve sürdürebilmek gerçekten zor. Eskiden baskılar varken, daha kolaydı da, şimdilerde giderek zorlaşacaktır.

Zira artık devir değişti. Artık insanlar fedakarlıklarının karşılığını isteyeceklerdir.

Kimi daha iyi yerlere atanmak, kimi iyi bir ihale kazanmak, kimi siyasette destek peşinde koşacaktır. Kalpten kalbe inancı sürdürmekte zorlanmalar dönemine girilecektir. Hele, Allah gecinden versin, Gülen sonrasında durum çok daha zorlaşacaktır.

Bu tehlikeleri aşmanın tek yolu gizemden çıkmak, perdeleri biraz daha aralamak ve şeffaflaşmaktır. Hemen “Söylemesi kolay, yapması zor” diyenleri duyar gibiyim.

Ancak başka çıkışları yok...

Dünkü yazımda altını çizdiğim bir olasılığı tekrarlayayım:

Dünkü yoldaşlarınız, bugün sizleri baş tacı eden siyasiler, yarın işler ters dönerse, Gülenci avı başlatırlarsa hiç şaşmayın. Bu tuzaktan ancak gizli örgüt havası dağıtılırsa kurtulunur...