Yeni Yazısı > Bu kalp o günleri unutur mu? - 15.10.2009

Bu kalp o günleri unutur mu?
15 Ekim 2009

Uzun süredir beklediğim dizilerden biriydi Bu Kalp Seni Unutur mu? Bir anlamda Hatırla Sevgili’nin devam dizisi niteliğindeydi ve bu kez benim de birlikte yaşlandığım bir süreci anlatıyordu... 12 Eylül Askeri Müdahalesi sonrasında değişen ve dönüşen Türkiye’nin hikayesi aktarılacaktı dizide. Daha yakın tarihi işlediği için bizi bugün geldiğimiz tuhaf noktaya getiren bir sürü neden de konacaktı ortaya...

Böyle geçmiş zaman kipiyle konuşmamın nedeni, ilk bölümde bunların hiçbirini bulamamam oldu dizide. Hatta büyük bir merakla beklediğim Okan Yalabık da yoktu izlediğim kadarında. Neyse...

Show TV’nin büyük iddialarla yayına koyduğu dizi, Star’da Kurtlar Vadisi için uygulanan “Özel Haber” modeliyle önce Ali Kırca’nın haber masasında konuşuldu, sonra da iki büyük kanal reklam arası verince yayına kondu. Fakat reytingleri beklentiyi karşılamadı...

Sadece izlenme oranı değil elbette. Mesela 24 saat ekrandan duyulan Kenan Evren sesi fazla geldi bir an. O dönem maçası yiyip de TV eleştirmeni olabilenler için bizim meslek fazla kolay olabilirdi. Tek renk, tek adam, ortak korku...

Fakat, hikayenin yazıcıları arasında Nilgün Öneş ve sağ görüşün gözdesi Mümtazer Türköne’yi, danışmanlar arasında da Murat Belge’yi görünce ferahladım biraz... Hepsi zaman içinde bir yere doğru dönüşmüşlerdi ve tarafsız davranırlarsa, hesaplaşması hiç yapılamamış bu dönüşümün nedenlerini bizzat kendi mürekkepleri marifetiyle izleyecektik...

Bu beklentim önümüzdeki bölümlere kaldı. 12 Eylül günleri gibi ağır başladı dizi. Devamı gibi de fazla hızlı akmaz, bir ortayı bulur umarım!

Benim Annem Bir Melek Star’da!

Selma Semiz aradı. BKM’nin iletişimine bakıyor. Eski meslektaşım. Sesinde heyecan duyduğum zaman belli ki “yeni ve parlak bir gelişme” var...

Önceki gece de öyle oldu. Saate dikkat etmeden aradığını söyledi ve ekledi. Benim Annem Bir Melek yeni kanalını buldu. Sıkı izleyicisiydim atv’de yayınlanırken. Sonra nedensiz bir şekilde donduruldu. Yayından kalkmadığını biliyordum, dizi dondurma meselesinde de bir yere geliyordu ülke ekranları...

Neyse buzda yaşam iyi gitmemiş anlaşılan. Ve önümüzdeki pazartesiden itibaren Benim Annem Bir Melek, Star TV’de yayınlanacak...

Sahi Ali Sunal’ın askerliği bitti mi; dönecek mi o da diziye, diye soramadan kapattı. Bu işler çok konuşulmaz. Bereketi kaçar. Piknik yapar alırız ayrıntıları, izleyelim hele bir!

Bombayı patlattı ama...

Serap Ezgü (Star TV/Suç ve Ceza) ilk bombasını üçüncü bölümde patlatarak, Teşvikiye Cinayeti’nin zanlısını canlı yayında ilk açıklayan oldu. Bu türden olayların ekran müfettişi Müge Anlı’ya sıkı bir gol attı... Ancak işi zor. Tam karşısında iki yıldır izlenirliğini oturtmuş bir polisiye program var. Ve emniyet teşkilatının sözcüsü gibi çalışıyor.

Bir teşkilata iki sözcü, bir ipte iki cambaz misali gibi bir şey. Başka bir teşkilata mı asılsa Serap Ezgü. Artık ne olacağına kendisi karar versin. Teşkilattan çok bir şey yok güzel ülkemde!

Ve şimdi elveda zamanı!

Hiç sevmem vedaları. Veda etmesini de, edilmesini de yani. Ve belki bu yüzden Elveda Rumeli adını her duyduğumda içimde o meşum şarkıdaki gibi “buruk bir acı” dile gelir. Gerisi hep hüzün...

Çok değil, iki yıl öncesine kadar tamamıyla renksiz geçen pazartesi gecelerime yüzünü Batı’dan gösteren bir ışık olmuştu bu dizi. Şimdi çok gerilerde bıraktığımız ve sistemli bir şekilde de görmezden gelinen kendi tarihimizi “bir yaz gecesi rüyası” tadında sokmuştu hayatımıza. Bir masal ve o masalın anlatıcısı vardı...

Dinlediğim en güzel şarkıları, en gövdeli şiirleri, en esrik hüzünleri yaşadım ben o masalda. Sütçü Ramiz ve ailesi, Balkan coğrafyasının bitmeyen düğün ve cenazeleri, kırık şivesiyle bir Arnavut’un bir Türk’e verdiği içtenlikli selamı aldım; başıma, gönlüme ve hafızama koydum. Unutmayacağım Elveda Rumeli’yi...

Evet. Aslında işin öznesi bu. Ağıtını peşin yaktım. Elveda Rumeli bitiyor. Üstelik final bölümünü bile çekmeden. Nedenleri saymakla bitmez ama belki en öldürücüsü “kadir bilmemek”. Olsun...

Bu ülkenin kadri bilinmeyen birçok kahramanı gönüllerdeki kabirlerde sonsuza kadar dualarla anılıyor. Bir televizyon dizisi için fazladan abartılmış bir “yolun açık olsun” sözleri değil bunlar. Artık “paketlere bölünmüş” bir siyasi sürecin unutulan yüzünü hatırlatan ve bunu samimi kahkahalarla yapan emeğe saygı duruşumdur...

Ve bir final olacaksa eğer; Rumeli varoldukça o çok uzak bir ihtimaldir. Elveda Rumeli, bir dil alışkanlığıdır sadece. Ağızda kolay yuvarlanan ama ihtimaline bile inanılmayan...

Teşekkürler Tarkan Karlıdağ, Serdar Akar, Muharrem Gülmez, Erdal Özyağcılar, Şebnem Sönmez, kumandanlar, çocuklar, kızçeler ve hatta Dimitriler. Pazartesilerimize kattığınız her renk için ayrı ayrı.