Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Böyle şirket yürümez - 12.12.2009

Böyle şirket yürümez
12 Aralık 2009

Çalıştığım işyerinde patron benden memnun kaldı ve bana yüzde 5 hisse verdi. Ortaklığımdan da memnun kaldı bir yüzde 5 daha ve yönetim kurulu üyeliği verdi. Kendisi bir limited şirket kurdu oraya kaydı. Bu şirketi bize bıraktı ama gelin görün ki şirketin uçan kuşa alabildiğine borcu var. Şimdi biz bu borçtan sorumlu muyuz? Eşimin malvarlığı risk altında mı? Genel kurul yapılmıyor, şirket fesholunur mu? S.N.

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin borçtan şahsi malvarlıkları ile sorumlulukları sadece maliye ve SSK borçları içindir. Bu sorumluluk da (belgelenmek kaydı ile) sizin yönetim kurulu üyeliğiniz dönemi içindir. Bu şahsi malvarlığı ile sorumluluktur. Eşin malvarlığı ile sorumluluk değildir. Şirketin organsız kalması, genel kurulun toplanamıyor olması Türk Ticaret Kanunu’nun 435’inci maddesi gereği fesih nedenidir. Ancak genel kurulun toplanamaması halinde feshe gelene kadar şirketin işlerinin yasal prosedür içinde yürütülmesi zaten aksar. Zira özellikle ticaret sicili ile ilgili hiçbir işlem yapılamaz. Yani işlem yapılabilmesi için genel kurul zaptı aranır. Dolayısı ile işiniz zor.

Önlemi var

Babam alkolik biridir, annem ve babam birlikte oturuyorlar ve oturduğu daire babamın. Ancak babamın bu evi birilerine kaptırma riski var. Çünkü alkolün etkisi ile ne yaptığını bilmiyor. Bu halini engellemek için hukuki olarak ne tedbir alabiliriz? S.K.

Babanızın durumu elbette ki üzüntü verici. Bu durumda olan kişilerin hukuki işlem yapması halinde işlem geçersizdir. Ancak kötü niyetli kişiler bir yolunu bulup tahmin ettiğiniz gibi dairenin satışını yapmış gibi gösterip daireyi alabilirler. Bu işlemden sonra işiniz zorlaşır. Dolayısı ile önceden tedbir almak düşünülmelidir. Bunun da yolu babanızı hacir altına almaktır. Bunun için bulunduğunuz yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurup babanızın hacir altına alınmasını, kendisine vasi tayin edilmesini isteyeceksiniz. Dava sırasında babanızın alkolik durumu hekim raporu ile tespit olunduğunda Medeni Kanun’un 406’ncı maddesi hükümlerine göre kendisine vasi tayin olunacaktır. Bu halde de hukuki işlem yapması engellenecektir. Onun yerine basit yaşamsal işlemleri vasi yerine getirecek, önemli işlemler için de hakimden izin alınacaktır.