Yeni Yazısı > Böyle bir ihanet yaşanmadı! - 14.06.2014

Böyle bir ihanet yaşanmadı!
14 Haziran 2014

Balyoz, seçilmiş bazı askerlerin başına inmeye ve hayatlarını karartmaya başladığında olayı anlamakta zorluk çektik. 4 yıldır kamuoyunun gözü önünde oynanan oyunu açığa çıkarabilmek için yüzlerce makale yazıldı, ulusal ve uluslararası kurumlar tarafından ortaya konan delillerin sahteliğini kanıtlayan onlarca rapor verildi. Ve bazıları sanıkların kendileri, bazıları araştırmacılar tarafından 49 kitap yazıldı.

[[HAFTAYA]]

50.si ise çok önemli bir kaynak olarak piyasada. CHP Cezaevleri İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Genel Başk. Yard. Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ‘Balyoz Kumpası’ adlı kitapla davanın başlangıcından safahatına, verilen raporlara, bütün önemli konuları tarihe not düşüyorlar. Biz balık hafızalı bir milletiz, bu da geçer, unutur gideriz. Ölen öldüğüyle, zindana düşen çektiğiyle kalır. TSK ve ülkemiz üzerine oynanan bu oyunun son perdesi; Anayasa Mahkemesi önünde gece gündüz nöbet tutan hukukçu, eş, çocuk, ana babayla devam ediyor! Başbakan’dan sokaktaki adama bu ihanetin adı kondu ama gereken yapılmıyor. Ve gereken sadece o tutsakların serbest kalması değil, bu tiyatronun kimler tarafından sahneye konulduğunun, oynandığının da bulunması ve hesap verilmesi! CHP-CK’nın bu konuda da üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.

Meğer bizim çocuklarmış!

Musul’da sis bulutu dağılmaya başlıyor. Ortada sorun yokmuş: Onlar “bizim çocuklar!” Zaten konsolosluktakileri de rehin almamışlar. Ne fidye istiyorlar, ne boğaz kesiyorlar. Hatta konsolosun köpeğine bile yemek vermişler! Yaydıkları bilgi kırıntıları bunlar! Söyleyecek laf bulamıyorum! Kendileri de aynı kafada mezhepçi ve dinci bir politika izleyen bizimkiler bunları beslemiş, bakmış, büyütmüş, Esat’a da saldırtmış, Irak’ta dengelerle oynamış. Şimdi kendi yarattıkları Frankeştayn bomerang gibi bize dönünce pisliğin üstünü kapıyorlar! Neymiş, Irak’ta Şii ağırlıklı hükümetler Sünni olanlara kötü davranıyormuş. Bunlar Şiilere çok iyi davranıyor çünkü, yürek söküp yemeler filan fantezi herhalde. Suriye’de anlamsız bir Esat düşmanlığının gözlerini karartmasıyla Özgürlük Savaşçısı diye kafa kesen gulyabanilerle birlik olmuşuz, şimdi bölgede onlara karşı koyabilmek için Kürtlerle, yani Peşmerge + PKK ile birlik olmak gerekiyor! Bütün bu iflas etmiş dış politikanın mimarı ve savunucusu Dışİşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bir de Erdoğan cumhurbakanı olduktan sonra başbakan yapılması emelleri var ya! Bir de istifa etsin diye bekleniyor. Adam rüya görmeye devam ediyor, olanın bitenin farkında değil. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete, özeti budur

Mesele gerçekten ağaç mıydı?

Onlar örgüt kurmaktan yargılandı. 26 kişiydiler ve gerçekten de kimi mimar, kimi mühendis, kimi doktor, örgüt kurmuşlardı: Meslek örgütlerini! Ama daha vahim bir suç işlemişlerdi, Taksim’deki o küçük parkın ağaçları kesilmesin diye parka gidip beklemişlerdi. Ne büyük suç! Taksim Dayanışması’nın üyeleri örgüt kurmaktan yargı önüne çıktı. Örgüt kurmak suçsa, suçlular. Mimarlar Odası, Tabibler Odası gibi meslek örgütlerinin yöneticileri oldukları için. Daha büyük suçları ise parka gitmek! En büyük suçlu Mimarlar Odası Genel Sekreteri Mücella Yapıcı (63) polise mukavemetten yargılandığını duyunca şöyle dedi: “Bu yaşımda böyle bir suç işlememe polis razıysa ben de kabul ediyorum, benim için bir mahzuru yok!”