Yeni Yazısı > Bodrum iştah kabartıyor! - 25.08.2013

Bodrum iştah kabartıyor!
25 Ağustos 2013

Kiminle konuşsam yanlış biliyor: Bodrum’da yerel seçimler ne olacak diye lafa girildiğinde başlıyorlar saymaya; yeni düzenlemeyle eski beldeler birleşiyor, üç ayrı beldede toplanıyor, TurgutReis ayrı, Yalıkavak ayrı. Hayır, öyle değil halbuki, Muğla Büyük şehir oluyor. Bodrum’a bir tek belediye başkanı seçiliyor. Beldeler kalkıyor. “Aa, öyle mi, o zaman Kocadon seçilir.” Niye? Bodrum’da CHP’nin oyları tavan yapıyor, geçen seçim yüzde elliyi geçti; niye Demokrat Partili Kocadon seçilsin ki?

“Olur mu hiç, Kocadon CHP’ye girdi ya!” Bir yanlış bilinen durum daha. Kocadon CHP’ye girmek için nabız yokladı, ama neden bu kadar geç kaldınız, seçime beş kala mı denildi ve sıcak bakılmadı. Üstelik şu ana kadar Bodrum Belediye Başkanlığı için adaylığını açıklamış CHP’li altı siyasetçibelediyeci varken; olur mu hiç? Adaylardan Yalıkavak Belediye Başkanı Mustafa Saruhan’la hazır Bodrum’a gitmişken oturup konuştuk. Niye Mustafa Saruhan da ötekilerle değil? Yalıkavak, Bodrum’un beldeleri içinde en bakımlı, en düzgün olanı.

[[HAFTAYA]]

Bunun için en ciddi aday Saruhan. Ya diğerleri? Genel merkez nasıl belirleyecek asıl adayı? Saruhan, tıpkı diğer adaylar gibi, ön yoklama yapılmasını istiyor. Bir tür ön seçim. “Kim en çok oy alacak gözüküyorsa o olsun, hepimiz onun için çalışırız” diyor. Tabii bu CHP’li adaylar için geçerli. Tepeden gelecek partili olmayan başka birine örgüt tepki gösterir ve haklıdırlar. Kıyıların en büyük sorunu yazlık ve kışlık nüfus farkı.

Bodrum da böyle. Yazın bir kalabalık, sokaklar almıyor. Kışın on beş bin kişi kalıyor. İstanbul, Ankara’dan gelen ve burada evi olan yazlıkçıların kimi altı ay oturuyor ama seçmen değil, kıslık evine dönüp ikametgahı olan yerde oy veriyor. Hem “Bodrum özgürlüğümüzü yaşadığımız yer, böyle kalsın aman değişmesin” diyor, çöpümü alsınlar, yolumu yapsınlar diye hizmet bekliyor, hem de oyunu bile vermiyor! Madem talebin var, gelip burada ver oyunu?

Başbakan’ın gözü burada

Yerli turistin birinci tercihi Bodrum üstelik. Başbakan Erdoğan bile Bodrum’da geçirdi tatilini. Küçük bir tekne turu yaptı, hepimizin gördüğünü o da gördü: Kıyı yağması dedi, esti yağdı. “Nedir bu hikaye Başkan? Niye kıyıları peşkeş çektiniz turizmcilere?” Başkan Saruhan gülüyor, “Bizim haddimize mi, bir küçük belde belediyesi milyon dolarlık otel inşaatına karar verebilir mi, hayır diyebilir mi, onların planlarını bakanlıklar yapıyor, tahsisler yukarıdan yapılıp bize gönderiliyor!

Başbakan bunu bilmez mi, kıyıya uzaklık 100 metreydi, 30’a indiren iktidar, sonra 50’ye çektikler. Burada bizim canımızı yakacak da onun yolunu yapıyor. Buraları bozulmuş, biz gelip düzeltiriz numarası. Burada toprak rantı 35 milyon dolar! Burada 11 belde belediyesi var. Şimdi 10 belde bir yerde toplanacak. Aydın, Denizli, Muğla üçü de yüzbinlik iller.

Güney Ege Kalkınma Ajansı kuruluyor, AYDEM. Bir tek çatı altında. Bunun sonucuna bakarsanız eyalet sistemine geçişin ilk adımı.” Başkan az ama öz konuşuyor. Ailesi yüz yıllık Bodrumlu. Bodrum’da hayat böyle kalsın diyorsanız, getirin oyunuzu. Tabii önce CHP’nin adayını belirlemesi için geç kalınmaması gerekiyor.


Emekli sınıf öğretmeni Zafer Eribaşı, akşamları açtığı tezgahta kendi yaptığı hediyelik eşyaları, çakıl taşından yaptığı magnetleri satıyor.

Cannes, St.Moritz mi dediniz?

Bodrum, dantel gibi koylarıyla, dünyanın en güzel rivieralarıyla boy ölçüşebilir. Bu bayramda yerlisi yabancısı, ünlüsü, ünsüzü, kovsan buradaymış. Bir de yazlıkçıları var. Dağ taş ev. Begonviller, palmiyeler dikilince güzel oluyor. Ama deniz çok da kıyı yok! Milyon dolarlık ev alıyor, avuç içi kadar tahta iskelenin üstünde popo popoya yatıyorlar. Koylar jet ski, tekne, bot dolu. Kafanı kollamaktan yüzemiyorsun. Gece iskelelerin üstü lokanta oluyor. Yürüyüş yapacak yol yok. Saruhan Başkan bisiklet yolu yapmış ama gece Bodrum’a giden yollar çok karanlık, çok virajlı. Yerel pazarlardan lüks marinasına, adam almıyor. İlkay Hanım, Gündoğan Kaan Restoran’da harika mezeler yapıyordu, üstelik yazılarımı kesip saklamış; Denizdeki trompetçiden Başkanı’na insanlarını sevdim. Zaten Bodrum’u bunlar Bodrum yapıyor.

Spartacus’un akıttığı yaşlar

Yaz tatili için benim de seçimim iki yıldır Bodrum! 11.si yapılan Uluslararası Bale Festivali var ya, yabancıların sahne alacağı haftayı seçip, gündüz denize giriyor, gece bale seyrediyorum! Bir de can dostlarımın yürekleriyle beraber açtıkları evleri olunca, en iyi otelden iyi oluyor, arkadaş evi. Bu yıl üç temsil izledim: Ankara Devlet Opera ve Balesi’nden Amazonlar. Antikiteden esinlenen bir oyun, savaşçı kadınlar ve aşk acısı, bana pek uydu performanslarını da çok beğendik. Düş kırıklığını G.Koreli’lerle yaşadık.

Komediyle baleyi birleştiren üç kısa oyunda teknik becerilerine diyecek yok, ama baleye trajedi yakışıyor, gay esprileri filan, hiç olmadı! Rusların sergilediği Spartacus balesi ise nefes kesti. Kostüm, dekor, müzik ve tabii koreografi! Hikayeyi bilir misiniz? Spartacus, köleleri zalim komutana karşı ayaklandırır. Ama yakalanır.

O zamanların en gözde eğlencesi arenada gladyatörleri ölümüne dövüştürmek. Ya ölecek, ya öldüreceksin. Kör döğüşü yapmaya mecbur tutulur. Görmeden dövüşen iki gladyatörün bunu dansla ifadesi müthişti. Hele Spartacus, öldürdüğü kişinin kardeşi olduğunu görünce kahroldu. Zalimler kahkahalar atarken ben ağlıyordum, tıpkı şimdi yaşananlar gibi. Kör döğüşüyle birbirini öldüren kardeşler ve onları birbirine düşürüp öldürtürken kahkahalar atan güçlüler, tarih tekerrürden ibaret!