Yeni Yazısı > Birikmiş notlar - 29.04.2011

Birikmiş notlar
29 Nisan 2011

Soruyorlar.

- Proje’ye ne dersin?

Hiçbir şey diyemem. İşin uzmanları var, onlar konuşsun.

Aa, bir baktım, herkes konuşuyor. Siyasetçiler konuşuyor, iş adamları konuşuyor, gazeteciler bile konuşuyor. Hepsi uzman kesilmiş. Asma Köprü yapılırken de böyleydi. Köprü’ye evet - Köprü’ye hayır diye ortalara döküldük. Ama niye evet, niye hayır, onu söyleyemedik. Zaten de iş döndü dolaştı, o günkü iktidar karşıtları - iktidar yanlıları diye iki siyasi kampa büründü.

[[HAFTAYA]]

Bugün, asıl konuşması gereken ilim adamları -henüz- susuyor, hiçbir şey bilmeyenler konuşuyor.

Yahu arkadaşlar, biraz susun, bekleyin. Yarın sabah hemen kazmayı vurmuyorlar ki... İki senelik bir etüd dönemi var. Bunu niye koymuşlar?

Ecevit’e dair

Bir not da Ecevit için düşelim.

Doğrudur...

Kanal açmak lâzım demişti Ecevit... 1994’te... Güzergâhı da belirtmişti.

Ama ısrarcı olmadı. Peşini bıraktı. Konu kapandı gitti.

Belki de şairâne bir hayâldi...

Onun asıl tutkusu neydi, biliyorsunuz: Köy-Kent’ler... Tam 30 yıl bu aşkla yaşadı. Neyse ki 1 tane Köy-Kent kurabildi. Hiç değilse içinde ukde kalmadı.

Nur içinde yatsın.

Kaza Kurşunu

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Tayyar Süngü aradı.

Kaza kurşunuyla ölen Ermeni asıllı er Sevag Şahin Balıkçı için yazdığım dünkü yazıyla ilgili, iki noktaya açıklık getirdi.

Birincisi... Ailenin olay yerine davet edilip bizzat inceleme ve araştırma yapması bir “ilk” değil. Genelkurmayın bu daveti, her olayda, geleneksel bir hassasiyet.

İkincisi... TSK’da “eğitim zayiatı” diye bir kavram yok. İnsan’a verdikleri önem, “zayiat” kelimesiyle bağdaşmayacak kadar yüksek...

Tuğgeneral Süngü, bu iki noktayı önemle vurguladı. Ben de okuyucularıma saygıyla duyuruyorum.