Bir buçuk yıl anne karnında kaldı!
29 Ekim 2010

Yazdık oldu. Anne karnında yaklaşık bir buçuk yıl geçiren Leyla’nın bebeği dünyaya geldi. Yaprak Dökümü (Kanal D) evi şenlendi. Çocuk dünyaya gelmeden önceki fazladan birkaç ayı boş geçirmemiş semirmiş olarak çıktı. (Allah sahibine bağışlasın!) Bu sevindirici gelişmeden sonra bir de ilginç tespit yapalım. Ali Rıza Bey ve iç sesi giderek ermiş kıvamına geldi.

[[HAFTAYA]]

Aile bireylerinin günah çıkarmak için gittiği bir papaz efendi havası da yok değil hani... Allah affetsin diyelim günahlarını alayının. Birkaç bölümleri kaldı şuracağızda; konuşup dursunlar gayrı...

Kitabına uygun çekseniz...

Asker üzerine dizi yapıyorsanız, resmettiğiniz kurumun detaylarından haberdar olmak durumundasınız.

Benim kitabını okuduktan sonra ekranda gördüğüm işlerden biri olan Güneydoğu’dan Öyküler: Önce Vatan (Show TV) tuhaf bir yanlışlık yaptı önceki gün...

Henüz yedek subay eğitimini bitirmemiş bir öğrenciye kuradan önce rütbe taktı. Oysaki asteğmenlikte yemin kuradan sonra yapılır. Yani rütbe yeminle alınır... Kitapta görmediğim yanlışları dizide görünce hakikaten üzülüyorum yazar adına. Kendimi çoktan koydum bir kenara hani...

Yiyelim içelim güzel de...

NTV’nin lezzet avcısı Vedat Milor önceki akşam Kapadokya’da bir otelin restoranında yemek yiyordu. Üst üste iki ayrı sıcak tercihini mideye indirdi ki “afiyet olsun ama dilerim mide fesadı geçirmezsin” dedim içimden o an... Ardından tatlı filan geldi, arada şaraplar filan gitti. Ve sonunda Milor, karşısına oturttuğu restoran şefine uzun uzadıya bir söylev çekti... Çoğunlukla da tatları ve sunuşu beğendiğinin altını çizerek yağlayıp yıkadı ortamı. Neden sonra ekranda beliren karneye göre hem tada hem de sunuma sıfıra yakın bir puan çektiğini görünce bir tuhaf ikiyüzlülük olduğunu düşündüm programda... O değil de, madem oralara gitmişsin, hâlâ o bölgede marka olacak bir restoran bulunmadığını neden duyurmadın izleyicine sayın Milor? Bolu’da yetişip, İç Anadolu’da Fransız mutfağı yapan şefin neden yörenin yemeklerini bilip bilmediğini sınamadın? Var bir samimiyetsizlik bu işte!

Ballı kız vallahi...

Survivor Merve (Oflaz) bitmek bilmeyen ekran gezilerinin meyvesini toplamaya başladı. Önceki gün İclal Aydın’ın sunduğu Hayat Ağacı’na (Kanal D) konuk olan kızımız “Büyüyünce spor spikeri olacağım” deyince spiker ağabeylerinden hem eğitim hem de iş sözü aldı... Bu arada saati itibarıyla bir türlü izleyemediğim Hayat Ağacı’nı yıllar önce İclal’in bu işe başladığı HBB kanalındaki “Hayat Güzeldir” programına benzettim. Çok sakin yürüyor işler programda. Büyük bir sürpriz yok hani... Aslına bakarsanız tam bir izlencelik ama bizim seyirci gürültüden hoşlanıyor. Dilerim ağaç sırf bu yüzden kurumaz...

Yarışmacılar sınıflanmaya başladı...

Canlı Para’da (Show TV) sorular kimi ikiliye kolay kimi ikiliye zor soruluyor gibi geldi. Şanslı olanlar dizilerden filan gelen soruları bilip yol alıyor, şanssız olanlara ÖSS soruları gibi tercihler çıkıyor vallahi... Bir de zevzek yarışmacı türü çıktı başımıza. En genç tahta çıkan padişah sorulduğunda, 4. Murat için “Dördüncü olduğuna göre, sıra ona gelene kadar yaşlanmıştır” diye espri yapanlar bu sınıfın öncüleri... Arkada gümbür gümbür tüyo veren izleyiciye rağmen, kulaklarını tıkayıp bildiklerini okuyan arkadaşları da henüz bir sınıfa dahil etmiyorum. Bilginize...

İzdivaç programları yolun sonunda...

İkisi Bir Arada’nın konuğu olarak gittiğim Bugün TV’de Aykut Işıklar ve Ece Pirim’le izdivaç programlarını konuşurken, “Bir modadır geçecek elbet” dedim. Ali Atıf Bir lafa girdi hemen. Bir de istatistik verdi... Türkiye’de benim hızla arttığını düşündüğüm boşanmalar yerine, izdivaçlar artar olmuş. Dolayısıyla Ali Atıf hoca içimizdeki evlenme sevdasının bu programları en az birkaç yıl daha diri tutacağını söylüyor... Bense farklı düşünüyorum. Evlenmek isteyen bir şekilde evleniyor zaten. Bir gün Star TV, öbürü gün atv, olmadı Fox TV, o da tutmazsa Flash TV’de göstermiyor ki endamını... Ekranda gördüğümüz tiplerin hepsi anlık şöhret peşindeki tipler. Ya da üç on lira yevmiye ile konuşturulan rumuzsuz tipler. Hepsi bu!

EBEVEYNLER ORADAYMIŞ!

Yılmaz Erdoğan için Çok Güzel Hareketler Bunlar (Kanal D) oyununda geri plana çekildi dedik ama önemli bir detayı kaçırmışız. Meğer Yılmaz’ın izleyiciden izin istediği gece bizzat anne ve babası salondaymış... Yani çocuklar; “Aman hoca yok nasıl olsa, uçtukça uçalım” rahatlığına hâlâ erememişler. Geçmiş olsun...