Yeni Yazısı > Başkan ne yapacak? - 15.04.2011

Başkan ne yapacak?
15 Nisan 2011

Hafta başında Ekonomist’in Yılın İş İnsanları Ödül Töreni vardı. 2010 yılındaki başarıları nedeniyle, 1500’e yakın iş insanının katıldığı anketle seçilenlere ödülleri verildi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz üst üste 3’üncü defa bu ödülü aldı. Geçen yıl ödül öncesinde ziyaret etmiş ve törene davet etmiştik. Her zamanki ‘mütevazı’ yapısıyla, “Görevimiz olduğu için yaptıklarımızdan dolayı ödül almayı doğru bulmuyorum” demişti.

[[HAFTAYA]]

Bu yıl da Durmuş Bey’i ikna etmek zor oldu ama törene eşiyle birlikte katılıp, biraz daha anlamlandırdı. ‘Hemen konuşmak yok’ Tören öncesinde masada biraz sohbet ettik. 18 Nisan sonrasını konuştuk. Bir ara dergilerden birine ‘yazarlık’ bile teklif etmeyi düşündüm. Ama aldığım yanıt, teklifimi ertelememe neden oldu. Bu bölümden şu mesajları aldım:

- Bir süre dinlenmeyi ve hiç konuşmamayı düşünüyorum. Ayrılan başkanların hemen konuşmalarına karşıyım.

- Yazı yazmakla aram iyi, yazmaktan hoşlanırım. Ama ona da zaman olduğunu düşünüyorum.

- Bazı şirketlerden ve üniversitelerden de teklif var. Onları da zaman içinde değerlendireceğim. Ancak doktoram olmadığı için, öğretim üyesi değil, okutman olarak görev yapabileceğim.

- Mutlaka bir işle uğraşacağım, yoksa hanım evde olmamdan rahatsız olur.

Düz memurluktan başkanlığa

Bizim toplantılardan izlediğim kadarıyla iş dünyasının başkana büyük saygı ve sempatisi var. Bunda onun başarısının yanı sıra ‘mütevazı’ hayatının da etkisi büyük. Başkan Merkez Bankası’na girdiği günleri anlatınca, masadaki işadamlarından biri, ‘Sindire sindire başkanlığa yükselmiş’ değerlendirmesini yaptı, mütevazı duruşunu biraz ona bağladı.

Yılmaz, kendi deyimiyle, ‘düz memur’ olarak girmiş Merkez Bankası’na... Aynı yıl bir önceki başkan Süreyya Serdengeçti de katılmış... Türkiye’nin ‘70 sente muhtaç olduğu’ yıllar... Sanayiciler mal karşılığı ithalat yapmış ancak karşılığını alamamış. Merkez Bankası’ndan alacakları 2.5 milyar dolara yükselmiş. Banka bu sorunu çözmek için bir ‘Komisyon’ kurmuş ve Yılmaz ile Serdengeçti’ye o işi vermiş. Borçları tasfiye ederek kariyerlerine başlayıp, ikisi de genel müdür koltuğuna ulaşmışlar.

Partide keyifler yerindeyken!

Başkan Yılmaz, son önlemler nedeniyle eleştiriliyor. Konuşmasında bu konuya da değinip, kendisini eleştirenlere önemli mesajlar verdi. ABD’nin eski merkez bankası başkanlarından birinin sözüyle başladı:

“Merkez bankalarının görevi, partide eğlencenin zirveye ulaştığı dönemde müziğin sesini kısıp, içki şişelerini toplamak, herkesin evine sağ salim gitmesini sağlamaktır.” Başkan, bugün alınan önlemleri, ‘parti’ örneği ile açıklıyor. Başkan diyor ki, “ABD önlemleri zamanında almadığı için kriz çıktı. Gelecekteki felaketleri önlemek, bizim bugün yapacağımız tercihlere bağlıdır. İleride yaşanabilecek sorunlara karşı emniyet sübabı yaratmaktır. Zorunlu karşılıklardaki düzenleme, bir sigorta gibi görülmelidir.” Sonunda da şunu ekledi: “Nasıl evinizi ve arabanızı sigortalıyor, önlem alıyorsanız, bunu da öyle görün.”

Girişimciye kız veriyorlar mı?

girişimciliğinin öncülerinden... Hafta içinde www.yemeksepeti.com sitesini kurduğu günlere ilişkin bir anısını aktardı. Girişimciliğin nereden nereye geldiğini anlamak açısından çok anlamlı olduğu için paylaşmak istiyorum. Aydın, ailesi ve arkadaşlarına internet işinden, girişimci olacağından söz ettiğinde ilginç bir tepkiyle karşılaşmış:

“Demek ki iş bulamadın, kendi işini kuruyorsun.” ‘Girişimciye, düzenli maaşı olmadığı için kız verilmeyen’ yıllarda, yemeksepeti.com’u kurmuş. Şimdi Türkiye’nin en büyük internet şirketlerinden biri... Aydın, “Bugün girişimci olmak moda haline geldi. Girişimci olmak isteyenlere ben interneti öneriyorum. Yükselişe geçti, mutlaka yerinizi alın” diyor. Şimdi hem girişimciye kız veriyorlar hem de ‘çaresiz’ diye bakılmıyor. Aydın’a kulak vermekte yarar var.