Yeni Yazısı > Banyan - 24.10.2009

Banyan
24 Ekim 2009

Artık Nişantaşı’ndan ayrılıp Ortaköy sahil-i deryasına odaklanan Banyan’ın hem manzarası hem de yemekleri ruhunuzu ısıtacaktır, eminim. Didem Durukan ve kardeşi Aslı Pasinli’in bu mekanı gerçekten hoş:

Her masanın üzerinde bir ‘bonzai’nin, saksı içinde özenle yetiştirilen bodur ağacın, yeşillik kattığı, şömineli ve barlı teras bölümünde yemek yerken, solunuzda vapur iskelesi, Ortaköy Camii ve köprü, karşıda Anadolu yakası ve sağınızda Topkapı manzarası gözlerinize layık...

Salonun dekorasyonu da Banyan’ın Uzak Doğu ağırlıklı lezzetleriyle uyum içinde; oymalı, yaldız kapılar, heykeller, örtüler insanın içini ısıtıveriyor.



Yemek öncesi masaya gelen, biri zeytinli öteki kurutulmuş domates ve biberiyeli ekmekler nefis. Sahanda soğanla hafif çevrildikten sonra üzerine sızma zeytinyağı dökülmüş taze fasulye ve havuç da damağı şenlendiriyor. Utanmayın, lokmalarınızı banın hele... Ardından, azar azar çeşitli Uzak Doğu lezzetlerinden tadalım: Muska biçiminde Hint böreği ‘samoosa’; içinde mercimek ve patates püresi var. Tatlı-acı kırmızı biber sos eşiliğinde imha ediyoruz efendim.

Buharda pişirilmiş, pirinç yufkasından ıspanak, karides ve yeşil soğan harçlı Asya mantısı ‘bu dim sum’ harika! Tempura karides, fena değil. Minik şiş köfteleri andıran ‘satay’larımızın biri bonfileden öteki ise çekilmiş tavuk etinden; ilki soyalı yerfıstığı sosu, ikincisi ise tatlı-acı biber sosuyla güzel gidiyor. Kaliforniya tarzı, içinde somon balığı ve avokada parçacıkları olan ‘maki’ de geleneksel Japon makisini aratmıyor.

Ana yemeklere gelince: Vietnam usulü buharda muz yaprağında pişmiş levrek ve üzerini kaplayan soya filizlerini beğendim. Çok hafif ve lezzetli. Refakatteki ılık patlıcana bence gerek yok. Japon ‘sake’ rakısıyla marine edilip kömürde pişen, istiridye soslu file minyon da utandırmıyor. Et yumuşacık ve tam istediğim kıvamda hazırlanmış.

Tatlı olarak, ‘creme brulee’, idare ediyor; ama muz ve elmalı ‘tarte tatin’ enfes! Genç garsonumuz Can Uzengin’den kusursuz servis. Liste çok zengin. Fiyatlara gelince: Salata ve başlangıçlar ortalama 20, ana yemekler 35, tatlılar 15 TL gibi. Kısacası, içki dahi dört başı mamur bir yemek adam başı ortalama 95 TL civarında. Gerisi yediğinize içtiğinize kalır. Öğlenleri, konuklara yüzde 20 indirim uygulanıyor. Kasım ayından başlayarak, haftada 1 akşam da canlı caz müziği olacak.

Güzel manzaralı ve sakin bir ortamda, yiyip içmek isteyenler için Banyan bence iyi bir adres.

(Ortaköy Salhanesi Sok., Fescizade Binası No:3/2, Ortaköy- İstanbul Tel: 0212 259 90 60)

 Önce çiçek verirler, sonra sofraya gelirler!
Eşek ve sıpalarını artık büyük kentlerdeki hayvanat bahçelerinde görebilen genç kuşakların, sebzelerin çiçekli hallerini de hayal etmeleri artık zorlaşıyor. Oysa, sofralarımızı şenlendiren mübareklerin çiçekleri de o kadar güzeldir ki. Misal, köklerinin altında biçimsiz yumrular veren yer elması bitkisinin sarı çiçekleri sizleri şaşırtacaktır.

Patlıcanın pembe çiçekleri, hele hele bamyanın açık sarı renkli çiçekleri de meyve vermeden önce tarlaları gerçek bir çiçek bahçesine döndürür alimallah! İstanbul’u terk edip artık İzmir Urla’da yaşamayı seçen hekim-çiftçi dostum Mahmut Tolon’un şirin sebze bahçesini dolaşırken bana heyecan veren bu zarif çiçeklerin görüntüsünü sizlerle paylaşayım dedim de.

Hikmet ve Hüseyin’in yeşil dünyası
Balığın yanına en iyi ne gider? Cevap hazırdır, “Şöyle güzel bir salata!” O zaman, yolunuz Beşiktaş Çarşısı’nın orta yerindeki Balık Pazarı’na düşerse; balıkçı tezgahlarının yanı başında yeşilliklerden sorumlu devlet bakanları Hikmet Sessiz ve Hüseyin Aslan’ın yerini sakın boş geçmeyin.

Her türlü taze nevale, emriniz olur: Yeşil salata, roka (1 TL), fesleğen, reyhan, kuzu kulağı, göbek salata (1.5 TL), turp, havuç (2 TL). Supsulu limon var, taze soğan ve nane de. Bir tutam muhabbet cabası!

(Beşiktaş Balık Pazarı No: 3-4, Beşiktaş-İstanbul)