ALZHEİMER'DA büyük gelişme...
13 Şubat 2011

Bundan birkaç ay önce yakın bir aile dostumuz, Boston’un dünyaca ünlü müzik okulu Berklee College’da ders verirken ne anlattığını, neden o sınıfta olduğunu aniden unutuyor. Kendini toparlamaya çalışıyor ama nafile. Her şey bir anda hafızasından silinip gidiyor. Öğrencilerinin yardımıyla acil yardım alan profesör hastaneye kaldırılıyor. Yapılan nörolojik ve klinik testlerden sonra teşhis konuluyor: Çağın kabuslarından Alzheimer! Yaşı kaç mı? Sadece 53... Alzheimer, tedavisi olmayan ve nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hızla artan bir hastalık.
Bu arkadaşımızda ilk belirtiler birkaç sene önce dil sürçmesi ve unutkanlıkla başlamıştı. Ancak yaşanan son olaya kadar kimse Alzheimer teşhisi koymamıştı...
ABD’de Alzheimer hastalarının sayısı 5 milyonu geçmiş durumda. Dünya istatistikleri ise 2040 yılına kadar 81 milyon Alzheimer’lı hasta olacağını tahmin ediyor. Her yıl 4.5 milyon yeni teşhis ekleniyor bu rakamlara. En büyük zorluk da teşhis koymada yaşanıyor. Beyinde oluşan plakalar Alzheimer teşhisi için en önemli kriterlerden. Hafıza problemleri yaşadığı için doğal olarak Alzheimer’dan şüphelenen kişinin beyninde plaka oluşup oluşmadığını anlamadan teşhis koymak pek mümkün değil. Çünkü başka nedenlerle de hafıza problemleri görülebiliyor. Şimdiye kadar Alzheimer’lı hastaların beyinlerinde oluşan plakaları sadece öldükten sonra inceleyebiliyordu uzmanlar. Ancak yeni bir gelişmeyle beyinde plaka oluşup oluşmadığını anlamak çok kolay olacak. Bu yeni teknolojiden herkesin faydalanabilmesi içinse FDA’nın (Amerikan İlaç ve Gıda Birliği) taramalarda kullanılacak bir boya maddesini onaylaması gerekiyor. Bu boya maddesi esasen hastanın beyninde oluşan plakalara yapışıp tarama sırasında onları daha belirgin hale getirecek bir madde.
Beyin tarama sonuçlarını okuyacak radyologlar için baz olarak alınması gereken bir plaka miktarı belirlenecek, ve beyninde bu baz miktarda plaka görülen kişiler Alzheimer teşhisi için kuvvetli aday olacaklar. Şu veya bu nedenle beyninde plaka üretimi olup Alzheimer olmayanlar? Onlar da doktorların klinik değerlendirmelerine ve diğer belirtilere bağlı olarak Alzheimer dışında değerlendirilecekler. Utah Üniversitesi nöroloji profesörü Dr. Norman Foster doktorların çoğunun somut bir veri olmadığı için çoğunlukla Alzheimer teşhisi koymaktan kaçındıklarını, bu yeni buluşla sorunun büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirtiyor. Çünkü 70 yaşında, hafıza problemleriyle depresyonu birlikte yaşayan bir hasta geldiğinde, Alzheimer’ı eleyip diğer belirtiler üzerinde yoğunlaşarak depresyon teşhisi koymak mümkün. Ama böyle bir teknoloji mümkün olduğunda yanılma payı kalmıyor. Alzheimer teşhisinde yenilikler burada bitmiyor. Kısa süre önce yayımlanan başka bir araştırmanın sonuçlarına göre Alzheimer erken teşhisi artık kan testi yoluyla da yapılıyor. Kan testi Alzheimer’lı hastaların beynindeki plakayı oluşturan ‘beta amyloid’ adlı proteini ölçme yoluyla Alzheimer’ı teşhis edecek.

Bu yazı 6 Şubat tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.