Yeni Yazısı > Alkışlamayı bilmek - 06.02.2011

Alkışlamayı bilmek
06 Şubat 2011

İlk günden bu yana Erzurum için yazdığım yazılara baktım. Mütevazı davranmayarak kendimce görevimi yaptığımı söylebilirim. FISU, 2011 Kış Oyunları’na aday olduğumuz, kazandığımız günden bu yana yazdığım her şey yapıldı. Gerek tesis gerek organizasyon gerekse oyunlardaki sporlarla ilgili her şey devletin büyük desteği ve Erzurum’un özverili çalışması ile tamamlandı.

[[HAFTAYA]]

1966 yılında Kış Sporları’nın Türkiye’deki önderi rahmetli Asım Kurt’un önerisi ile 3 kişilik ilk üniversite kayak takımını İtalya’nın Sestria kış merkezine götürürken, bir gün bizde de Aosta Vadisi’ndeki o muhteşem tesislerin olacağını hayal bile edememiştim. Açılış günü 3 kişilik ekip (Özer Ateşçi, Salih Kurdakul ve Tahsin Uluca) ile ekip malzemelerini şehre inip temin etmiş, kollarımıza Ay-Yıldızımız’ı takmış, yarışma kasklarını İsviçre ekibinden geçici olarak almıştık. Açılış töreninde bayrağımızı taşımış, oyunların başında olan İtalya’nın ve dünyanın büyük spor adamı Primo Nebiolo tarafından alkışlanmıştık... Şimdi Erzurum’da hepsi bizim; tesis de forma da kask da... Ülkece ulaştığımız bu büyük başarıyı herkesin ayağa kalkarak alkışlaması gerekir. Alkış kültürünün toplum içinde önemli bir yeri vardır. Hele sporda olimpiyatlarda maratonu en son bitireni şampiyon gibi ayakta alkışlarlar. Yüzme yarışlarında en sonda gelen fakat yarışı bitirenleri de öyle. Bizim çocuklarımız, daha adını bile tam telaffuz edemediğimiz spor dallarında, dev rakiplerle yarışırken skora değil, onların öğrenme, yarışma gücüne bakıp alkışlamalıyız. Erzurum 2011 çok büyük bir gerçeği de görmek istemeyenlerin, başta Milli Eğitim Bakanlığı’nda hala anti-spor ruhu taşıyanların önüne sermiştir. Bu ülkede spor yücelecekse ancak BESYO (Üniversitelerdeki Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulları) ile yücelecektir. Bakın yarışan, kazanan, şampiyon olanlara hepsi ülkelerinin BESYOlarından. Biz de Erzurum’u kilometre taşı olarak kabul edip BESYO’lara destek vermeli, BESYO mezunlarını okulların, spor kuruluşlarının başına geçirmeliyiz. Ancak o zaman tesiste olduğu kadar yarışmalarda da dört yıldızlık olabiliriz. Geçen hafta Lozan’da Dünya Fair Play Konseyi’nde idim. Muhteşem açılışı tüm dünya gibi, ben de TV’den izledim. Erzurum’a giderek dedelerimin kentini ve büyük başarıyı yakından göreceğim ve alkışlayacağım.