Zirveden sonra sorguya

Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Başbuğ arasındaki 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' zirvesinin ardından 8 askeri personel Ergenekon savcılarına ifade verdi

Zirveden sonra sorguya

ORİJİNALİ BULUNDU

Genelkurmay Karargahı’nda hazırlandığı öne sürülen ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ belgesi 12 Haziran 2009’da basına yansımıştı. ‘AK Parti ve Fethullah Gülen Hareketi’ni Bitirme Planı’ olarak da adlandırılan belgenin fotokopi olduğu anlaşılınca, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Bizde böyle bir belge hazırlanmadı. O bir kağıt parçası” demişti. Ancak kısa bir süre önce belgenin ‘ıslak imzalı’ orijinalinin Ergenekon savcılarına gönderildiği ortaya çıkmıştı.

‘CUNTA VAR’ DEMİŞTİ

Belgeyi gönderen subay yazdığı ihbar mektubunda, “Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir cunta faaliyeti bulunduğunu belirtmiş ve Eylem Planı belgesinin aslını, imha edilmeden hemen önce dosyadan aldığını söylemişti. Mektupta, haber basında yer alınca, Karargah’taki kayıt ve belgeleri imha eden askeri personelin isimleri de verilmişti. Bunun üzerine Ergenekon savcıları, imha ekibinde bulunan askeri personelin ifade vermesi için Genelkurmay’a 10 gün önce yazı yazmıştı.

HUKUK YOLU AÇILDI

Cevap gelmeyince savcılar Genelkurmay’a ikinci bir yazı göndermişti. Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ önceki gün Eylem Planı belgesiyle bir görüşme yaptı. Zirveden sonra yayınlanan bildiride “Soruşturmaların sonucunu bekleyin” denildi. Dün öğle saatlerinde, mektupta adı geçen Albay Şükrü Kısadere, Binbaşı Hicri Dinçerol, üsteğmenler Erhan Sakallı, Kazım Bozkurt, Fatih Karacaer, Berrin Şahin, Astsubay Başçavuş Mustafa Urhan ve sivil memur Rıfat Sülük İstanbul Adliyesi’ne geldi.

3.5 SAAT SÜRDÜ

İhbar mektubunda, “Belgeyi biz hazırladık, nasıl sızdı anlamadım” dediği öne sürülen Binbaşı Dinçerol ‘şüpheli’, diğer 7 kişi ise ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Adliyede 3.5 saat kalan 7 subay ve 1 sivil memura, haberin basına sızdığının öğrenildiği gece Karargah’ta belgeleri imha edip etmedikleri, eğer ettilerse bu emri kimden aldıkları soruldu. 8 askeri personel “İddialar yalan. Böyle bir olay yaşanmadı” yanıtını verdi. Bu grupla birlikte adliyeye çağrılan 9’uncu asker ise yurtdışında olduğu için ifade vermeye gelmedi.