Yüzbinlerce dolar değerinde koleksiyonluk afişler

Dünyada afiş koleksiyonu yapanların sayısı giderek artıyor. Doğal olarak afişlere ödenen bedeller de! Deferleri yüzbinlerce doları bulan nadir afişler günümüzde resim gibi önem kazanmaya başladı. Robb Report Dergisi'nde yer alan haberde bu gerçek gözler önüne seriliyor...

Yüzbinlerce dolar değerinde koleksiyonluk afişler

Madeni paralar ya da beyzbol kartlarıyla karşılaştırıldığında, film posterleri biriktirmek çok daha zor. Muhtemelen popüler kültürün en nadir bulunan koleksiyon parçaları” diyor koleksiyoner ve satıcı Todd Feiertag. Nadirlik, klasik posterlerin koleksiyonu yapılan diğer eşyalarla paylaştığı özelliklerden sadece biri. Cazibeleri sanatsal niteliklerine -şimdilerde meşhur olan birçok sanatçının zamanında imza attığı film afişleri var- ve belki de en önemlisi duyguları harekete geçirme kabiliyetlerine dayanıyor. Özellikle de nostalji hissini...

325 bin dolara King Kong afişi

Teksas’da Cinema Icons’u işleten koleksiyoner - satıcı Ron Moore çocukluğunda izlediği filmler sayesinde posterlerle haşır neşir olmaya başlamış. “Çocukluğumda filmlerdeki gangster kuşağına öyle vuruldum ki, sonunda üzerinde Humphrey Bogart’ın olduğu her şeyi toplamaya başladım” diyor. Bugün elinde yüzlerce Bogart resmi var. Moore’un değerli parçaları arasında 1932 tarihli Paul Muni filmi Scarface ve James Cagney’in 1931 tarihli bombası The Public Enemy’nin insert’leri (sinemaların gösterim vitrinlerine asılan posterler) yer alıyor. Moore her birinin değerinin 100 bin dolar olduğunu tahmin ediyor. 2008’de daha değerli bir posteri, 1933 tarihli orijinal King Kong’un mevcut altı yapraklı (iki metre uzunluğunda) üç posterinden birini 325 bin dolara satmış. Değerleri giderek artsa da uzmanlar alıcılara posterleri yatırım potansiyellerine göre değil, kendi zevkleri için satın almalarını tavsiye ediyor. Her türlü şeyi biriktiren koleksiyonerlerin uyması gereken bir tavsiye bu...

Film afişlerine uyarlanacak bir diğer evrensel koleksiyoner kuralı ise dolandırıcılara dikkat etmeye dair. İyi yapılmış kopyalar genellikle orijinalmiş gibi sunuluyor ve sadece uzman bir göz aradaki farkı anlayabiliyor! Dracula gibi Universal Pictures’in savaş öncesi dönemden kalma korku filmlerinin posterleri genellikle altı rakamlı fiyatlara satılıyor. Bu kategoriye ait posterlerin en değerliler arasında olduğu söyleniyor. Afiş koleksiyonerlerini çeken şeyin bir filme ait bir parçaya sahip olma tutkusu olduğunu söylüyor işin uzmanları ve “Hollywood’un altın çağına ait filmlerden bahsedersek, artık ne o yıldızlar aramızda ne de sahne ekipmanları ve kostümleri” diyorlar.

“Sevdiği filmle bağ kurmak isteyen koleksiyonere kalan yegane şey orijinal posterler.”... Seleflerine oranla enderlik ve sanatsal ayrıcalıklardan yoksun olsalar da daha yakın dönemli prodüksiyonların bazılarının posterlerini de coşkuyla bekleyen meraklılar var. Bunlar arasında ilk James Bond filmleri, ilk Star Wars filmi ve Lucky Strike marka bir sigara kutusunun bulunduğu orijinal Pulp Fiction posterleri gibi daha ilginç örnekler yer alıyor.

Beyazperdenin Hazineleri

Frankenstein (1931) Grey Smith, üzerinde sadece “Uyarı!Canavar serbest!” ibaresinin yer aldığı bu teaser posteri için “Muhtemelen erken sesli film döneminin ve korku filmi kuşağının en ikonik resmi” diyor. “Bu poster izleyicilerin ilk kez Boris Karloff’u belki de şimdiye kadar yaratılmış en ikonik rollerden biri olan Frankenstein olarak gördüğü ilk anı simgeliyor.” Tahmini değeri (tek yaprak için): 300 bin ila 600 bin dolar arasında.

Flying Down to Rio (1933) “Müzikallerin altın çağından kalma Art Deco grafikleriyle süslenmiş, nadir bulunan posterlerden” diyor Grey Smith. “Astaire ve Rogers ilk enerjik çıkışlarını bu filmle yaptı ve Hays sansür yasaları öncesi döneme ait uçaklardaki neredeyse çıplak şov kızlarının görüntüsü bu posteri en nadir rastlanan tek yapraklılardan biri yapıyor.” Tahmini değeri (tek yaprak için): 200 bin ila 300 bin dolar arasında.

Little Caesar (1931) Edward G. Robinson’ın başrolünü oynadığı bu efsanevi filmin tüm altı yapraklı posterlerinin kayıp olduğu düşünülüyor. “İki adet iki yapraklı kopyadan sadece birer tanesinin var olduğu biliniyor” diyor Grey Smith. Tek yapraklı tasarımın her ikisinde de gangster Rico rolündeki Robinson’un hareket halindeki bir otomobilin penceresinden matineli tüfek doğrulttuğu, Douglas Fairbanks Jr.’ın ise çığlık atmaması için Glenda Farrell’ın ağzını eliyle kapattığı görülüyor. Tahmini değeri (Hala mevcutsa, altı yapraklı için): 50 bin ila 75 bin dolar arasında.

The Mummy (1932) Sol üst köşede Boris Karloff’un hareketsiz bir mumya pozunda durduğu, sağ alt köşede ise aktris Zita Johann’ın sanki hareket eden bir mumya görmüş gibi baktığı Karoly Grosz imzalı çarpıcı, koyu renkli poster için Smith “Universal korku klasiğinin bu tek yapraklı posteri çok nadir bulunuyor. Fazlasıyla göz kamaştırıcı” diyor. Tahmini değeri (tek yaprak için): 500 bin ila 800 bin dolar arasında.

King Kong (1933) Bu etkileyici ve unutulmaz üç yapraklı posterde “Empire State Binası’nın tepesinde, çığlıklar atan Fay Wray’i elinde tutan Kong’un muhteşem ve meşhur resmi” yer alıyor. “S. Barret McCormick ve Bob Sisk’in imzasını taşıyan bu çalışma muhtemelen filmin en hatırlanmaya değer anını gösteriyor.” Tahmini değeri (üç yaprak için): 250 bin ila 350 bin arasında.

Bu yazı 17 Nisan 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

2