Yoksa sizin de saçlarınız mı dökülüyor?
10 Ekim 2009

“Ah saçlarım nasıl dökülüyor!” yakınmasını şu sıralar siz de herkesten duyuyor olmalısınız. Şimdi tam saç dökülmesi mevsimi... Saç dökülmesi sorunuyla baş etmede pek çok eski ve yeni yöntem işe yarıyor bugün ama size önerimiz öncelikle bu sorunun gerçek nedenini keşfetmeniz ve tedavinizi buna göre seçmeniz...

Normalde günde 50 ile 100 tel saç dökülür. Saç foliküllerinden değişik zamanda çıkan yeni saçlar dökülenlerin yerini alır. Saç sıklığı sabit kalır. Böylece saç kaybı fark edilmez. Kadınlarda menopozla, erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte saç dökülmesi başlar. Daha erken dönemde görülen saç kaybında ise birçok faktör rol oynamaktadır:

*Kalıtımla edinilen gen ve kıl köklerinde seyreden genetik programın rolü önemlidir.

* Kıl köklerinin yenilenmesi ve yeni kıl oluşumu için gerekli olan vitamin ve eser minerallerin eksikliği etkenler arasındadır.

* Baş derisindeki mantar enfeksiyonları

* Ateroskleroz vb. damar hastalıklarına yol açan sağlık sorunlarında da saç dökülmesi görülür.

* Saç dökülmesi ağır bir hastalıktan ya da psişik travmadan aylar sonra görülebilir. Hastalık iyileşince saç dökülmesi kendiliğinden geçer.

* Kadınlarda östrojen azalması sonucu baş derisinde kıl köklerinde (saç folikülleri) androjen (erkeklik hormonu) baskınlığı olur ve saç dökülmesi hızlanır. Erkeklerde ise saçlı deride reduktaz enziminde aşırılık varsa testosterondan, normalin üstünde dihidrotestosterona değişim olur ve bu da saç dökülmesine yol açar. Kadın ve erkekte saç kaybının en sık nedeni kıl köklerinin erkek cinsiyet hormonu testosteron türevi dihidrotestosterona kalıtımsal olarak aşırı duyarlığıdır.

Saç dökülmesinin nedenleri

Saç dökülmesinin sınıflandırılması gerekir:

*Kalıtımla mı ilgili?

* Saçlı deri hastalığına mı bağlı?

* Beslenme bozukluğu, vitamin ve mineral eksikliği mi etken?

*Hormonal dengesizlik sonucu mu?

*Kullanılan ilaçlara mı (kolesterol düşürücü ilaçlar, depresyon ilaçları, tansiyon düşürücü ilaçlar, mide ülseri ilaçları vb) bağlı?

Dökülme nedeni, klinik muayene ve kan testleriyle saptanmalıdır. Saçın incelerek hacminde azalma olması hormona bağlı genetik saç dökülmesidir ve daha ciddidir. Hızlı dökülmeler ise bu denli ciddi değildir ve dökülen saç sonradan yerine gelebilir.

Saç bakımı

*Sprey ve jölelerin alkol içermeyenlerini seçin.

*Yağlı saçlar her gün yıkanmalıdır. Normal ya da kuru ise iki günde bir yıkayın. Saçınızı bir kez şampuanlayın. Saçı koruyucu bir şampuanla yıkayın, krem kullanın.

*Permalar ve saçı düzleştirici işlemler için kullanılan ürünler, içerdikleri kimyasal maddelerin etkisiyle bu şekillendirmeyi yapar. Bu kimyasallar saça zarar verir dökülmesine neden olabilir. Sağlıklı saç için maske 1 yumurta sarısını 1 yemek kaşığı limon suyu, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 yemek kaşığı jojoba yağıyla karıştırarak saça hafif masajla yedirin. Başınızı bir havluyla sarıp yarım saat bekledikten sonra yıkayın.

Kırlaşmış saç

Kırlaşmış saç, yaşlanma belirtisi kabul edilir. Ancak yirmili yaşlardan başlayarak bir kısım insanda saçların kırlaşmaya başlaması bu inanışı desteklememektedir. Vücutta renk pigmenti yapımının azalması saçların kırlaşmasına neden olur. Rengi kaybolmuş saçın nemliliği de azalmış ve saç matlaşmıştır. Saç boyasıyla sağlanan parlaklık çok kısa sürelidir. Bu girişimlerle saçın yıpranması ön plana çıkar. Her şey için olduğu gibi, saça da sevgi dolu bir yaklaşımla, eksikliğini giderici iyi bir bakım uygulayarak tekrar parlak görünüm kazandırmak mümkündür.

Bitkisel boyalar

Eski Mısır’da MÖ 3000 yıllarında bitkisel boyalarla saç boyandığına dair kanıtlar vardır. Eğer saç boyama gereksinimi varsa bitkisel boyalar sakıncasız alternatiftir. Peygamberçiçeği (mavi kantaron), yaban mersini, çay, soğan kabuğu, çivit, kına, hatmi çiçeği bitkisel boya olarak uygulanır.

Bitkisel boyaların üstünlükleri

*Bitkisel boyalar beyaz saçı yüzde 100 kapatmasa da yüz rengiyle uyumlu bir saç rengi oluşturur. Gri saçlar değişik nüanslarla sarı bir renk alır. Kırlaşmış saçlardaki renk farklılığı doğal bir biçimde korunur.

*Bitkisel boya yavaş yavaş açılır, sonradan çıkan boyasız saçları tekrar boyama zorunluluğu olmaz.

*Çok koyu ve çok açık boyamaz.

*Saçın ana rengini tümden değiştirmez. Saç tonları kalır. Mat saç parlaklık kazanır.

*Onarıcı etki yapar.

*Bitkisel boyalarla doğada saç rengi olarak mevcut olmayan tonlarda renk sağlanamaz. Renk seçimi kimyasal saç boyalarına göre daha azdır.

*Bitkisel boyalara her saç başka reaksiyon verir, boyama sonucu önceden bilinmez. Kuaför deneyimli olmalıdır. İstenen renk yakalanıncaya kadar boyama işlemi tekrar edilebilir.