'Yoga Uçuşu'yla teröre son

Transandantal meditasyonla toplum içinde uyumun sağlanabileceği ve terör olaylarının engellenebileceği öne sürüldü

'Yoga Uçuşu'yla teröre son

Emekli öğretim üyesi Doç. Dr. Ayla Çevik "Yoga Uçuşu" olarak da bilinen Transandantal Meditasyon ve Transandantal Meditasyon-Sidhi programıyla bir ülkede kalıcı barış kurmanın mümkün olduğunu söyledi. 

Çevik, UNESCO tarafından dünyanın en önemli kültür miraslarından biri olarak tescil edilen eski Veda metinlerine dayanan bu teknolojinin, son 50 yılda kuantum fizikteki büyük gelişmeler sayesinde bilimsel olarak açıklanabilir hale geldiğini açıkladı. 

İKTİDAR MUHALEFET İŞBİRLİĞİ İÇİNDE
ABD’de şimdi sürekli olan bu uygulamanın, daha önceki yıllarda kısa süreli olarak başka ülkelerde denendiğini dile getiren Doç. Dr. Çevik, şöyle devam etti: "Kolombiya’da uygulandı ve böylece gerilla hareketi sona erdi. Ayrıca, 90’lı yıllarda Mozambik devlet başkanı Chissano bakanlar kurulunda ve orduda uygulattı ve yıllardır süren iç savaş bitti. Avrupa Topluluğu tarafından ekonomik nedenlerle uyarı alan Hollanda’da durum tersine döndü, ekonomi gelişmeye başladı. En ilginç olanı ise politikacıların kendilerini de şaşırtan bir şekilde ülke yönetiminde iktidar ve muhalefetin işbirliği içine girmesidir." 

Doç. Dr. Çevik, bu bilinç teknolojilerinin bireysel ve toplumsal yararları hakkında Science, Scientific American, Lancet, International Journal of Neuroscience, Japanese Journal of Public Health gibi saygın bilim dergilerinde 600’den fazla bilimsel araştırma yayınlandığının altını çizerek, "Bu yöntemleri her dinden, her kültürden, her ulustan milyonlarca insan uygulayıp yararlanıyor" dedi. 

TOPLUMDA UYUM ARTIŞI SAĞLIYOR



Transandantal Meditasyon-Sidhi programı uygulamasıyla beynin sağ ve sol yarı-kürelerinden yayılan EEG dalgalarında uyum yarattığını açıklayan Çevik, "EEG dalgaları radyo dalgaları, televizyon dalgaları gibi bir dalga fonksiyonu olduğu için birey merkez olmak üzere dalga dalga atmosfere yayılır ve çarptığı her şeyde bir etki yaratır. Bir toplumun nüfusunun yüzde 1’i Transandantal Meditasyonu uygulamaya başladığında EEG dalgalarında ortaya çıkan uyum etkisi tüm topluma yayılır" diye konuştu. 

Bu bilgiyi Batı dünyasına tanıtan Hintli bilge Maharişi Maheş Yogi’nin adına atfen bilim adamları tarafından Maharişi Etkisi adının verildiğini belirten Doç. Dr. Çevik, şöyle konuştu: "Bu, kuantum düzeyden etki eden ve sorunlarla uğraşmayı gerektirmeyen barışçı ve sessiz bir yöntemdir. Maharişi’nin belirttiği gibi sorunlar sorunların düzeyinden çözümlenemez. Karanlığın sorunları tartışarak, şikayet ederek veya eleştirerek giderilemez. Karanlığın sorununu gidermek için karanlıkla uğraşmayı bir kenara bırakıp ışık getirmek gerekir." 

STRES DÜZEYİNİ DÜŞÜRÜYOR

Dünyanın çeşitli şehirlerinde ve ülkelerinde yapılan uygulamalarda, Maharişi Etkisi sayesinde toplumsal bilinçte stres düzeyinin azaldığı ve uyumun arttığının bilimsel olarak saptandığına işaret eden Doç. Dr. Çevik, şunları söyledi: "Trafik kazalarında, polisiye ve adli vakalarda, hastaneye yatışlarda, boşanma oranlarında önemli miktarda düşmeler ve olumlu yaşam göstergelerinde ise dikkate değer artışlar olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için gereken kişi sayısı tüm dünya için 8 bin, Türkiye için 850, ABD için ise bin 750’ dir." 

DÜŞÜNCEYİ AŞMANIN DOĞAL YÖNTEMİ



Transandantal Meditasyonu, düşünceyi aşmanın doğal yöntemi olarak tanımlayan Doç. Dr. Çevik, bu yöntemle ilgili şunları açıkladı: "Yetkili bir öğretmenin öğrettiği bu tekniği uygulayan kişi kolay, çabasız ve doğal bir şekilde alışılmış düşünme düzeyinden başlayarak düşüncenin daha silik değerlerini deneyimler ve en silik düzeyi de aşar. Ve hiç bir düşüncenin bulunmadığı, kişinin kendi öz benliği olan bilinç alanını deneyimler. Bu alana modern bilimde fizikçiler Birleşik Alan demektedir. Birleşik Alan olmasının sebebi, bütün doğa yasaların, atom-altı parçacıkların içinden çıktığı bu alanın düşüncelerin de kaynağı olmasıdır çünkü tüm evrende tek bir Birleşik Alan vardır. Bireysel bilinç Birleşik Alana açıldığında tüm doğa yasalarının kaynağına, tüm olanaklar alanına açılmış olur. Ancak bu, düşünerek, okuyarak gerçekleştirilebilecek bir durum değildir çünkü bu faaliyetler kişiyi düşünce düzeyinde tutar, düşünceyi aşmasına engel olur." 

ANKA

3