Yeni Yazısı > Yetkileri sınırlı - 11.02.2011

Yetkileri sınırlı
11 Şubat 2011

Son yıllarda zabıta ile vatandaş çok sık karşı karşıya geliyor. Vatandaşa gaz sıkılıyor, su sıkılıyor, coplanıyor. Peki bunlara şimdi bir de özel güvenlikçiler katıldı. Bunların vatandaşı dövme diye bir hakkı olabilir mi? Kimdir bunlar?  M.L.

Öncelikle ‘kimdir bunlar’ın yanıtını vereyim. Bunlar aslında özel kanunla kurulmuş kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmeti yapan şirketlerin elemanlarıdır. Dolayısı ile resmi kimlikleri yoktur, özel şirketlere bağlı olarak çalışırlar. Bir tarihlerde devlet vatandaşa adeta “Ben seni koruyamıyorum kendi korumanı kendin bul” anlamına gelmek üzere kendi korumasını yapması talimatını verdi. Bu nedenle de koruma görevi özel bir kanunla bu iş için kurulmuş şirketlere verildi.

[[HAFTAYA]]

Ancak bunlar devletin polisine eş değildir. Önce şunu hatırlatayım; devletin polisinin de vatandaş dövme diye bir serbestisi yoktur. Güç kullanma kanunla sınırlı hallerde olur. Hele sivil koruma görevlilerinin yetkileri daha dar olup sadece koruma görevi ile sınırlıdır. Mesela polisin arasına katılıp toplantı yapanları dağıtma, gaz sıkma gibi yetkileri hiç yoktur. Bunlar daha çok koruma amaçlı duyarlı kapıdan geçirme, x-ray cihazını kullanma, dedektörle üst arama yapabilir. Görev alanında haklarında yakalama kararı bulunan kişileri yakalayabilir, meşru müdafaa gerekiyor ise sınırlı müdahalede bulunabilir. Ancak resmi polis olaya el koymuşsa özel güvenlik görevlisinin görevi son bulur. Ancak gündelik olaylarda güvenlik görevlilerinin aşırı güç kullandığına tanık olunmaktadır ama bilinmektedir ki bunlar suçtur, cezalandırılmaları gerekir. Yani sivil güvenlik görevlileri bir polis değildir.

Adı ‘iş mahkemesi’

Bir işyerinde çalışmaktayken benden habersiz çıkışım verilmiş. bu durumda içeride ücret alacağım kaldığı gibi çalışma süreme ait tazminatlarımı da alamadım. İşçi mahkemesine başvursam alabilir miyim?  B.A.

Böyle sorulara bayılıyorum, okuyucum ne yapmış, önce soruyu sormuş sonra yanıtını kendisi vermiş, benim için “armut piş ağzıma düş”. Şimdi benim için ne kalıyor “elbette zaten başka yapacak bir şey yok” demekten başka. Ancak bir noktayı düzelteyim bari yanıtta benim de katkım bulunsun. Başvurulacak yer “işçi mahkemesi” değil de “iş mahkemesi”. Bu mahkemeye başvurun, alacağınız hüküm altına alınsın yeter ki patronda da para bulunsun.