Yeni bir canlı türü daha!

Dünya üzerinde henüz keşfedilmemiş ne kadar fazla şey olduğunun kanıtı, bu yeni türde gizli...

Yeni bir canlı türü daha!

Artık yaşlandı dense de, Dünya üzerinde keşfedilmeyi bekleyen çok fazla şey var... Bunun kanıtı, bilim adamlarının keşfettiği, yeni bir etobur memeli türü. Üstelik bu yeni bulunan tür, son derecede şirin bir görüntüye de sahip.

Olinguito (olinciito şeklinde okunuyor) adı verilen bu yeni türü, Smithsonian bilim adamları "ev faresi ve oyuncak ayının bir karışımı" olarak tarif ediyor. Ancak olinguito tabii ki bu ikisi de değil ve rakun, olingo gibi küçük ve uzun kuyruklu hayvanları da içeren "Procyonidae" ailesinin bir üyesi. Smithsonian grubu bu buluşlarını 15 Ağustos tarihli ZooKeys bilim dergisinde açıkladılar.

Kolombiya ve Ekvador'da bulunan yüksek rakımlı ormanlarda yaşayan turuncu-kahverengi kürklü olinguito, ortamala olarak bir kilogram ağırlığında ve 35 santimetre uzunluğunda. 

"And Dağları'ndaki yağmur ormanları, kendilerine özel bir dünyaya sahipler. Orada bulunan pek çok tür başka hiçbir yerde bulunamıyor ve çoğunun soyu tehlike altında. Olinguito'nun diğer türler için bir elçi görevi üstlenerek, dünyanın dikkatini, Ekvador ve Kolombiya'daki kritik yaşam alanları olan yağmur ormanlarına çekmesini ümit ediyoruz." Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nin müdürü ve buluşu yapan takımın lideri Kristofer Helgen'in basın açıklamasındaki cümleleri bu şekilde.

Olinguito, resmi olarak "Bassaricyon neblina" olarak geçiyor.

Devamı, bir sonraki sayda...


Aslında hep aramızdaydı, farkedemedik...

Olinguito aslında yıllardır bilim adamlarının gözünün önündeydi. Hatta bazı A.B.D hayvanat bahçeleri ile tura bile çıkmışlığı var. Ancak yüz yılı aşkın bir süredir "olingo"lar ile karıştırılmaktaydı.

Smithsonian takımının amacı da aslında olingo türlerinin tamamını tanımlamaktı ancak Chicago müzesinde "kazara yapılan buluş" ile her şey değişti. Müzedeki depo kabinlerinde bulunan olingo türlerini incelerken, Helgen ilginç bir türe denk geldi. Bu olingo daha sık bir kürke, küçük bir kafatasına ve farklı dişlere sahipti. Helgen ve Smithsonian bilim adamları çok geçmeden bu ilginç olingonun aslında bir olinguito olduğunu farkettiler.

Bu buluş ise beraberinde on yıllık bir araştırma konusunu getirerek, grubu farklı müzelere giderek örnekler incelemeye ve Batı And Dağları'nda arazi çalışmasına götürdü. Hayvan bilimci Miguel Pinto bir olinguitonun videosunu çekmeyi başardıktan sonra ise araştırmanın gelişimi hızlandı. Helgen ve Kuzey Carolina Doğa Bilimleri Müzesi yöneticisi Roland Kays videoyu gördükten sonra pek çok direkt olinguito gözlemi ve olinguito hakkında yüklü miktarda bilgi toplanması ile sonuçlanan üç haftalık bir keşif seferine çıktı.

Devamı, bir sonraki sayda...


Yeni bulundu ama daha şimdiden tehlike altında...

Helgen araştırma hakkında "Bu henüz ilk adım. Bir türün varlığını kanıtlamak ve ona bir isim vermek her şeyin başladığı nokta. Bu, güzel bir hayvan. Ancak hakkında henüz çok az şey biliyoruz. Kaç ülke içerisinde yaşıyor? Davranışları hakkında başka ne öğrenebiliriz? Korunmasını sağlamak için neler yapabiliriz?" cümlelerini kuruyor.

Ancak olinguitoyu önümüzdeki yüzyıl içerisinde hayatta tutmak biraz zor olabilir. Smithsonian grubunun tahminlerine göre bu şirin canlının yaşam alanının yüzde 42'si yok olmuş durumda. Bunun sebebi ise, her zamanki gibi, şehirleşme ve agresif tarımcılık.

Helgen'in cümleleri ile yazıyı bitirmek gerekir ise :"Olinguito'nun bulunması, bize dünyanın tamamen keşfedilmediğini gösteriyor; henüz en temel sırları açığa çıkmış durumda. Eğer halen yeni etoburlar bulunabiliyorsa, başka nasıl sürprizler bizi bekliyor bilemiyoruz..."

Resimlerle: İnsanlığı etkileyen 8 bilimsel deney!

Kaynak: CHIP Online