'Yarattığım cenneti yaşıyorum'

Bu yılın başında çıkardığı 'Gül Kokusu' albümündeki enfes şarkıları ve güçlü yorumuyla ruhumuza dokunan bir kadın Burcu Güneş. “Başarımın ve yeteneğimin Allah tarafından bahşedildiğine inanıyorum” diyecek kadar da mütevazı...

'Yarattığım cenneti yaşıyorum'

Hafta Sonu Dergisi, Burcu Güneş ile yeni albümünü ve müzik piyasasını konuştu...

Bu yıl ‘Gül Kokusu’ ile karşımızdasınız. Her şarkınızın hit olmasını nasıl başarıyorsunuz?

Tamamen hislerimle...

Her albümümde daha samimi nasıl olabilirim, şarkılarda anlatmak istediklerimi dinleyicilerime nasıl geçirebilirim diye düşündüm. Şükürler olsun ki, başarımın ve yeteneğimin Allah tarafından bana bahşedildiğine inanıyorum.

Müzik yolunda önüme çıkan hiçbir şey bana engel olamadı. Bir şekilde yol kendiliğinden açıldı.

‘Gül Kokusu’nun diğer albümlerinizden farkı ne?

Şarkılarımı kendim seçiyor ama gidişatı istediğim gibi yönlendiremiyordum. Ama artık tüm güçler ve taşlar yerine oturdu. Bu yüzden ‘Gül Kokusu’na çok güveniyorum.

Her şey istediğim gibi oldu. Eskiden yaşadığım olumsuzlukların hepsini sildim. Artık yukarı çıktım, nefes aldığımı hissediyorum. Yani kendi yarattığım cenneti yaşıyorum.

“Zenci gırtlağımı çocukken keşfettim” 

Sesiniz için ‘zenci gırtlaklı’ deniyor. Müzik yeteneğiniz ne zaman ortaya çıktı?

Zenci gırtlağımı çocukluğumda keşfettim. Babam müzisyendi, onun plakları ve mikrofonu oyuncaklarımdı. Sürekli onları karıştırır, şarkıcıların seslerini birebir taklit ederdim.

Herkesin sesini çıkarabildiğimi keşfettim. İngilizce söyleyen şarkıcılardan en sevdiklerim; Whitney Houston, Mariah Carey, Michael Jackson, Stevie Wonder’dı. O taklitlerin arasından Burcu’yu çıkarmak için konservatuvara yazılmak istedim, olmadı.

O zamanlar idolünüz var mıydı?

Michael Jackson. Tek ve her şeyiyle çok özeldir benim için. Allah’ın verdiği yeteneği en iyi yansıtan insanlardan biridir. Madonna da star ama Jackson’daki büyü onda yok. Çünkü bazı şeyleri para için yaptı. Oysa bu iş içten gelerek yapılır. Bir de Celine Dion’un sesini ve şarkılarını beğeniyorum.

Avrupa’yı düşünmediniz mi?

Sesiniz uygun. Daha önce müzik şirketleri yüzünden yaşadığım sıkıntılar nedeniyle işin o tarafıyla çok ilgilenemedim. Bu albümle rahatlama, nefes alma dönemindeyim.

Yavaş yavaş Avrupa’da neler yapmak gerekir diye araştırmaya başlayacağım. Önce imaja karar vermeliyim. Celine Dion gibi duygusal şarkılar mı olacak, yoksa eğlenceli yönümü ortaya çıkaran bir şeyler mi?..

Çünkü çok eğlenceli bir kadınım ve PYS’nin ‘Gangnam Style’ı gibi bir şeyler de sunabilirim.

'Aşıkken gözüm bir şey görmez'

Peki bu kadar güzel aşk şarkıları yorumlayan biri, aşık olduğu zaman nasıl bir kadın oluyor?

Bir kez başıma geldi. Aşık olduğumda çevreyi ve hiçbir şeyi düşünmüyorum. Karşımdaki insanın maddi durumunu, toplumdaki yerini gözüm görmüyor. Yalnız o anın duygusallığına ve büyüsüne kapılıyorum. Ama zaten aşk böyle değil midir?

Pop müzikte rekabet arttı. Bu yarışın içinde kendi müziğinizi nerede görüyorsunuz?

Ben kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Hep daha iyisini üretmek için kendimle yarış halindeyim. Başkalarıyla yarışa girmek bana göre değil.

Saç renginiz uzun zamandır sarıydı, bu albümle birlikte koyulaştı. Değişimin sebebi ne?

Sarı saç çok zor. Saçım yıprandı, biraz dinlenmesini istiyorum. Dipten gelen kahverengi, kendi saçım. Bir süre böyle gidecek.

Son zamanlarda şarkıcılar ya dans dersleri alıyor ya da dansçılarla sahneye çıkıyor. Sizin böyle planlarınız var mı?

Dansçıların, sahnede şarkıcıdan rol çalmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani her şarkı için dansçı kullanılmamalı. Bazı şarkılarda dansçılar son derece sırıtıyor.

(03.08.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır. )