Yağmur yağacak seller akacak Kadir Topbaş camdan bakacak
11 Eylül 2009

Büyük felaket! Doğal afet! Bana bir tane doğal afet söylesenize… 72 saat öncesinden “geliyorum” demesine rağmen onlarca insanın canını alan? Çok değil 1 tane söyleyin!

                        *** 

Kasırga mı? Tayfun mu? Hortum mu? Deprem mi? Yağmur yağdı yağmur! Kabul, İstanbul’un yıllardır görmediği şiddette bir yağmurdu! Ama Allah aşkına bir bilene sorun… AKUT diyor ki, “Sel Allah’ın emri değildir. Tedbir alırsan şiddetli yağış sele neden olmaz. Dahası sel her zaman can almaz…”

Bu yağmurun böyle yağacağını biliyor muydun? Evet. Tedbir alacaksın o zaman tedbir! Dere yataklarına ekiplerini gönderdin mi? Oy uğruna kapılarında yattığın o garibanların kapısını bir kere çalıp uyardın mı? Bir gece önce televizyona çıkıp “Aman dikkat” dedin mi? İki damla yağmurda göle döndüğünü bildiğin İkitelli’de, Güneşli’de bir tane itfaiye aracını önceden hazır beklettin mi?

                       ***

Bir güne bir gün şu İstanbul’da bir yetkilinin çıkıp da “Bu sefer biz hatalıyız kardeşim” dediğini gördünüz mü? Kabahat hep İstanbulluda, insanoğlunda… Hep doğada, ozon tabakasında… Minik Dilara İSKİ kuyusunda çırpınırken de kabahat yer çekimindeydi zaten!

                        ***

Bir de unutmadan… Helikopterle kurtarılan birkaç kişinin görüntülerini medyaya servis ederek “Biz elimizden geleni yaptık” üflemesine inandıramazsınız bu insanları… İlle de görüntü istiyorsanız 26 tane cesedin yan yana fotoğrafı var bende… Göndereyim de onu yayınlatın.