Venedik'te festival coşkusu

İtalya'nın Venedik kenti festival coşkusu yaşıyor. Kostümlerini giyip maskelerini takan binlerce kişi şehirde renk cümbüşü yaratıyor

Venedik'te festival coşkusu

İtalya’nın Venedik kenti, bir kez daha milyonlarca kişiyi tarih sayfalarından çıkartıp, maskelerin ardına saklamayı başardı. Dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık yüzbin kişi, karanaval ateşinin bir kez daha alevlenmesine tanıklık etmek için San Marco Meydanı’nda buluştu. Birbirinden gözalıcı kostüm ve maskeler kentte tam anlamıyla renk cümbüşü yarattı.

Havanın kapalı olmasına karşın coşkusundan bir şey kaybetmeyen kentte, bu sene 19’uncu yüzyıl temasının işlendiği karnaval, yediden yetmişe tüm katılımcılarını 1800’lü yılların gözalıcı kostümleriyle donattı. Her yıl olduğu gibi San Marco Meydanı’nda yapılan "Melek Uçuşu" gösterisiyle, karnaval resmen açıldı. "Kadınların kenti" sloganıyla hazırlanan karnaval programı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kapanışını yapacak.

TÜRK UÇUŞUNDAN MELEK UÇUŞUNA

Karnavalın olmazsa olmazı "Melek Uçuşu" bir süre öncesine kadar "Türk Uçuşu" olarak isimlendiriliyordu. Rivayete göre 1500’lü yılların ortalarında Osmanlı’dan bir akrobat Venedik’e gelir. Bu akrobat maharetini göstermek için San Marco Meydanı’nın yakınındaki bir geminin yelken direğinden San Marco Bazilikası çan kulesine bir halat gerdirir. Elinde sopası, yelken direğinden çan kulesine kadar yürüyerek tam bir denge gösterisi yapar. Bu gösterinin ardından da Venedik Dükası’ndan bir kese altın alır. Takip eden yıllarda bu gösteri Türk Uçuşu olarak karnavalın vazgeçilmezlerinden biri olur.

Ancak Venedik ile Osmanlı arsındaki savaş dönemlerinde bu gösterinin, hapisanelerde tutulan Türk esirlere yaptırıldığı ve tamamına yakınının halattan düşerek vahşice öldüğü de rivayetler arasında yeralıyor. Karnavala vahşet gölgesi düşürmemek adına son yıllarda bu gösteri Melek Uçuşu olarak değiştirildi.

12 METRELİK DUVAĞA RÜZGAR ENGELİ

 

Her yıl karnaval komisyonu tarafından seçilen bir isim, güvenlik kuşatması altında bu gösteriyi yapıyor. Bu senenin meleği ise geçen yılki karnavalda Maria seçilen Venedikli Sara Bianchini oldu. Kırmızı kostümünde yer alan ve Venedik bayrağı şeklinde dizayn edilen 12 metrelik duvak, rüzgarın şiddetli olması nedeniyle takılamadı. Bu nedenle Bianchini son derece sadece kırmızı bir kostümle inişini yapmak zorunda kaldı.

BU YILIN MARİA’SI SON GÜN SEÇİLECEK

Karnavalın bir diğer vazgeçilmezi Marialar Geçidi ise bu sene karnavalın son günü yapılacak. Eski zamanlardaki bir geleneğe göre, her yıl, evlenmek isteyen genç kızlar arasından 12’si seçilir, bölgenin asilleri tarafından sadece bir günlüğüne emanet kıyafet ve mücevherlerle donatılarak adeta prenses gibi muamele görerek, evlendirilirdi. Bu gelenek her yıl Venedik karnavalı’nda kemiğe bürünüyor.

BİTMEYEN EĞLENCE

Venedik’de 8 Mart gününe kadar devam edecek karnavalda eğlence kesintisiz olacak. Kentin hemen hemen her köşesi sanat gösterileri ve maskeli balolara ev sahipliği yapacak.

KARNAVAL TARİHİ

Karnavalın simgesi olan ve Hristiyanlık öncesi kültürden kalan maskeler, o dönemde günlük yaşantının bir parçasıydı. Özellikle kimliğini gizlemek isteyenlerin başvurduğu maske kullanımı, etik değerlerin kaybında da büyük rol oynadı. Fahişeler ve kumarbazların yanısıra peder ve rahibelerin de kimliklerini gizlemek için maske kullanıp aktif seks hayatına katıldıklarının ortaya çıkması maske kullanımının sadece karnavalla sınırlı kılınmasına neden oldu.

Marco Polo’nun seyahatleri kenti doğu ve uzakdoğuya bağladı ve ticari önemini arttırdı. Bu da kentteki çoşkuyu hep taze tuttu. Temelini pagan kültüründe yer alan baharı karşılama kutlamalarından alan Venedik Karnavalı’nın tarihi resmi olarak 1298 yılına dayansa da gayrıresmi yazışmalarda karnavalın geçmişi 1094’e kadar uzanıyor.

1800’lü yıllardan itibaren Venedik Krallığı’nın yıkılmasıyla el değiştiren Venedik’de sınırsızlığın simgesi olan karnaval da yasaklamalara maruz kaldı. Yasaklamalarla yüzyıl deviren karnaval, 1979’da küllerinden yeniden doğdu. Yeniden doğuşuyla birlikte ise karnavalın entellektüel kimliğine vurgu belirginleştirilerek, karnavalın amacının yılda bir kez de olsa zengin ve fakir, soylu ve sıradan insan arasındaki farkın kalktığı, herkesin eşitlendiği bir "demokrasi" simgesi olduğu görüşü güçlendi.

2