Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Ve Polat Alemdar ölür! - 30.04.2011

Ve Polat Alemdar ölür!
30 Nisan 2011

Eskiden ya da şöyle söyleyeyim bizim alıştığımız tüm macera filmi ve dizilerinde gördüğümüz klasik sahneyi hatırlarsınız sanırım; helikopter arabayı kovalar... Kovalamanın sonu çok da önemli değil. Genelde arabadakiler kurtulur, helikopterdekiler bir şekilde ayvayı yerdi hani... Şimdi yani Kurtlar Vadisi Pusu’nun bugünü anlatan bölümünde araba helikopteri kovalıyor.

[[HAFTAYA]]

Polat can düşmanı Ersoy’un helikopterini kovalıyor ve bir şekilde yakalıyor adamımızı... Fantastik bir maceraya dönüşen Kurtlar Vadisi bu türden “ben yapınca olur” yaklaşımlarıyla bazı izleyenlerin gözünde rol model olan Polat’ı sonsuza kadar yok etmeye çalışıyor sanırım. Öyle ya, bir insanın gücünün çok ötesinde sınırları olan bir kahraman olsa olsa süper kahraman olur. Eh onu da sadece çocuklar model alır, akıl başa erince de mesela uçmaktan filan vazgeçer. Şimdi anladınız mı başlıktaki gerçeği; haksız mıyım sahi?

Misafirlik telaşı başladı

Leyla ile Mecnun (TRT 1) önceki akşam bir cinayetle tanıştı. İçinde hiç kötülük barındırmayan bir sit com’da böyle bir gelişme elbette bir inceden şaşkınlık yarattı. Oysaki dizinin sürekli takipçileri uyandılar işe hemen. Bilmeyenlere de biz tekrar notu düşelim; Türkiye’de ilk kez iki dizi birbirine konuk olacak üstelik bu misafirlik iki bölüm boyunca sürecek...

Evet önümüzdeki hafta Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi ve Leyla ile Mecnun ortak yayınını izleyeceğiz. Ondan sonraki hafta bir kez daha... İçeriği sert de olsa kimi zaman kahkaha için hayli ilginç pozisyonlar yaratan Behzat Ç.’nin bu ilginç buluşmadaki performansını hakikaten merak ediyorum... Leyla ile Mecnun için ise bir merakım yok. Cinayetten bile absürt bir kahkaha silsilesi çıkaracak kadar başarılı bir komedi çünkü. Hayırlısı artık; merakla bekliyoruz...

Herkes ödül alır mı?

TV dünyası için ilginç bir gün olacak bugün. Benim de büyük jürisinde olduğum Antalya TV Ödülleri’nin ikincisi bu akşam sahiplerini bulacak... Finale kalan işleri bir kenara koyarsak katılan hemen her program ya da diziyi mesleğim gereği takip etmek zorundayım. İçindeki emeği görünce de insan bu en iyisi, bu en kötüsü diye sert ayrımlarda bulunamıyor... Bana göre önemli olan ödül almaktan ziyade yaptığın işle tatmin olmaktır. Bir ödüle katılmaya değer buluyorsan işini; o iş zaten en iyisidir. Dolayısıyla gönlümün mansiyonlarını tüm katılımcılara dağıttım biline...

BAŞIN SAĞOLSUN CEBRAİL!

Sevgili arkadaşım ve başarılı meslektaşım Cebrail Mungan (D Magazin’in yapımcısı) önceki gün ağır bir acı yaşadı. Henüz çok genç olan kardeşini elim bir kaza sonucu yitirdi... Böyle acıların tarifi de telafisi de çok zordur. Vahap Mungan’a yüce Allah’tan rahmet, Cebrail kardeşime de sabır dilerim...

Saat 22.50 gitme vaktidir...

Atv’nin Her Şeye Rağmen dizisini cuma gecesi 22.50’ye kaydırdığını görünce bir dizinin elden çıkmadan önceki son parkuru geldi aklıma. Bilirsiniz finale bir kala bu denli sert oynanır yayın saatleriyle... Ve 22.50 iddiası olan bir dizi için son geminin kalktığı saattir. Her Şeye Rağmen dizisinin tüm bu olanlara rağmen hayatını sürdürmesini diliyorum. Bu yıl gereğinden fazla dizi için ağıt yaktık çünkü... Ve gereğinden fazla yapımcı için ağır kayıplar yaşandı ekran mezarlığında. Paraya, zamana, emeğe ama en çok da izleyene yazık!

Kristen de hayatımızda...

Bir yabancı karakterimiz daha oldu. Hem de nur topu gibi. Hem de en beklenmedik dizide; Fatmagül’ün Suçu Ne’de (Kanal D)... Kristen isimli el kızı Kerim’in meselesi olarak girdi hayatımıza. Bilmiyorum, evrim geçirip bir Carolin ya da Hürrem kadar etkin olabilir mi hayatımızda? Ama şu bir gerçek ki dizi sektöründe de futbol sektörü gibi yabancı oyuncu dönemi başlamıştır. Hayırlısı olsun diyelim...