Ve perde kapandı

Cenaze töreni 15 dakika geç başladı. Gecikmenin sebebini basın danışmanı açıkladı: “Elizabeth Taylor, cenaze töreninin duyurulan saatten en az 15 dakika geç başlatılmasını ve 'kendi cenazesine bile geç kaldı' şeklinde bir açıklama yapılmasını vasiyet etmişti...

Ve perde kapandı

Bu hafta Tempo Dergisi’nde yayımlanan Elizabeth Taylor yazısı bu cümlelerle başlıyor. 79 yıllık hayatına sekiz evlilik sığdıran ve 23 Mart 2011’de hayata gözlerini kapatan yıldız ile ilgili yazı şöyle devam ediyor:

Onunla ilgili en çarpıcı tespit, The Guardian adlı gazeteden geldi: “Marilyn Monroe bile yanında renksiz ve monoton kalır.” New York Times’ta “Ve son film yıldızı öldü.”, CNN’de ise “Yeri asla dolmayacak” dendi. Dünyanın dört bir yanından buna benzer yorumlar gelmesi boşuna değil. Elizabeth Taylor’ın ölümü, yıldızların günümüzdekilerin aksine gerçekten ‘ulaşılmaz’ oldukları gösterişli bir dönemin bittiğini yüzümüze çarpıverdi.

Özellikle kadınlar için bir başka dönemin sonu gibi Taylor’ın gidişi. Artık bir çift göz uğruna her şeyini yakabilecek kaç erkek kaldı? Taylor’ın hayatına bakınca, onu çok şanslı bulabilirsiniz. O da bunun farkındaydı. 12 yaşında şöhretle tanışıp yıllar sonra geriye baktığında “Ünsüz olmak nasıl bir şey, hatırlamıyorum bile” diyecekti.

Farkında olduğu başka şeyler de vardı. Kimilerine çok güzel görünen hayatı, sayısız yıkımı da beraberinde getirmişti. Yıldız, bu bedeli şöyle açıklamıştı; “Şanslıydım, bana her şey sunulmuştu: Güzellik, ün, sağlık, onur, aşk... Ama bu şansın karşılığını, felaketlerle ödedim. Korkunç hastalıklar, mahvedici bağımlılıklar, yıkılan evlilikler...”

‘Her boşanma ölüm gibi’

“Annemin söylediğine göre, doğduktan sonra, sekiz gün boyunca gözlerimi açmamışım. Açtığımda gördüğüm ilk şey ise bir alyanstı. Evlenmiştim!” 18 yaşında yaptığı ilk evliliğiyle ilgili böyle konuşan Taylor, sekizinci ve sonuncu evliliğini 64 yaşında yaptı ve bir daha evlenmemeye yemin etti. Neredeyse hiç ara vermeden bir evlilikten diğerine sekerken “Sıradan bir ev kadını değilim” diyordu. Ama son evliliği bittiğinde, artık o umursamaz kadın gitmişti: “Erkeklerden grip atlatır gibi kurtulamazsınız. Her boşanma küçük bir ölüm gibidir...”

Uçağa binseydi ölecekti

Çocuk yıldızlıktan çıkıp genç bir kadın olduğunda, kendi deyimiyle ‘başı beladaydı’; çünkü bir kadının bedenine ama bir çocuğun duygularına sahip  olduğunu söylüyordu. Bu düşünceler içindeyken ilk evliliğini, Hilton Otelleri’nin 23 yaşındaki varisi Conrad Hilton Jr. ile yaptı. Evliliği sekiz ayda bitti. Sonra İngiliz aktör Michael Wilding ile evlendi ve iki çocuk sahibi oldu.

Mike Todd ile üçüncü evliliğini yaptığında henüz 25 yaşındaydı. Todd, özgüveni hayli yüksek bir film yapımcısıydı. Taylor’a evlenmeyi teklif bile etmedi, “Evleniyoruz!” dedi. Ancak, bu evlilik trajik biçimde son buldu; Todd bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Bu kaza, Taylor’ın hayatındaki dönüm noktalarından biriydi. Çünkü grip olduğu için, Todd’la birlikte bu seyahate çıkamamıştı. Yoksa ölüm uçağında Taylor da olacaktı.

‘Ne yapayım? Yalnız mı uyuyayım?..’

Todd’la evliliğinden bir kızı olan Taylor, kocasının ölümüyle sarsıldı ama yıkılmadı. Teselliyi Todd’un yakın arkadaşı, ünlü şarkıcı Eddie Fisher’da aradı. Fisher, o sıralarda aktris Debbie Reynolds ile evliydi ve iki çocukları vardı. Taylor, ‘yuva yıkan kadın’ olarak her gün gazetelerde çıkmasına aldırmadı. “Ne yapmamı bekliyorsunuz? Yalnız uyumamı mı?” dedi, hatta daha da ileri gitti:

“Benim Debbie’den bir şey aldığım yok, zaten hiçbir zaman onun değildi ki!” Ancak, bu fırtınalı evlilik de bitti. Çünkü Taylor, ikinci ve son büyük aşkı Richard Burton ile tanışmıştı. Fisher’dan boşanmasının ardından Taylor, eski arkadaşı Debbie Reynolds ile arasını düzeltmeyi başardı. Hatta ölümünden iki hafta önce Taylor’ı ziyaret eden Reynolds, “O, bizim kuşağımızın en göz kamaştırıcı yıldızı. Kimse onun güzelliğine ve seksapeline denk olamaz” dedi.

Aşk için intihar girişimi

Elizabeth Taylor, Fisher’dan boşanmasına neden olan Richard Burton ile Roma’da çekilen ‘Kleopatra’nın setinde tanışmıştı. Sette, aralarındaki çekim gözle görünüyordu. Ne var ki ikisi de evliydi. Burton’la ilişkisinin başlamasını Taylor şöyle anlatır: “Sette yanıma geldi ve bana ‘Kimse, sana ne kadar güzel bir kız olduğunu söyledi mi?’ dedi.

Büyük bir aşık, bir entelektüel ve böyle bayat bir şekilde kur yapıyor!.. Ellerinin titrediğini fark ettim. Akşamdan kalmaydı. Hem korktum hem ona acıdım. Farkına vardım ki, o gerçek bir insan. İşte, bu bizim ilişkimizin başlangıcı oldu.”

Burton, ilişkilerine son verdiğinde Taylor uyku hapları alarak intihara kalkıştı. Tekrar bir araya geldiler. 1964 yılında da ikisi de boşanır boşanmaz evlendiler. Müsrif hayatlarıyla basının gözdesiydiler. Değerli taşlara düşkün Liz Taylor, Burton ile evliliği döneminde, bu tutkusunu koleksiyoner olarak devam ettirdi. Burton’ın Taylor’a hediye ettiği 33.19 karatlık Krupp Elması ve 69.42 karatlık Taylor-Burton Elması çok konuşuldu.

‘Belki haddinden fazla sevdik’

’Bu tutkulu ilişki, birçok çatışmayı da barındırıyordu. İlk evlilikleri 10 yıl sürdü. Ayrıldılar. Ama fazla dayanamayıp Botswana’da ikinci kez evlendiler. Bu arada, Maria isimli bir bebeği evlat edinmişlerdi. Yine yürümedi; 10 aydan kısa bir süre sonra ayrıldılar. Taylor ve Burton’ın ilişkisi, 20’nci yüzyılın en büyük aşk hikayelerinden.

Taylor, sonraları, “Zor yıllardı. Ama onunla geçirdiğim bir dakikadan bile vazgeçmem. Belki, birbirimizi çok fazla sevdik. Böyle bir şeyin mümkün olabileceğine asla inanmazdım” diyecekti.

Bağımlılık tedavisi

Virginialı Cumhuriyetçi Senatör John Warner ile yaptığı yedinci evliliği, Taylor’ı başka biri haline getirdi. Artık, dilediğini giyebilen bir film yıldızı değildi. Kendisine tüvit elbiseler giymesi söylenmişti. Evinde oturuyordu. Mutsuzdu. Kilo aldı. Evlilik 1980’li yılların başında bittiğinde sağlık sorunları arttı. Taylor, o günleri, “Kötü alışkanlıklarım su yüzüne çıkmıştı. Çok yiyor, içiyor ve ilaç alıyordum. Ailem müdahale etti” diye anlatmıştı. Bu dönemde birkaç kez kliniğe yattı ve bağımlılık tedavisi gördü.

Taylor, son evliliğini, kendinden 20 yaş küçük inşaat işçisi Larry Fortensky ile yaptı. Taylor’ın bağımlılık tedavisi gördüğü bir klinikte tanışmışlardı. Uyumsuz bir çifttiler. Fortensky, çalışmayı da bırakınca Taylor resti çekti: “Saygı olmazsa, sevgi olmaz.” Bir daha evlenmemeye yemin etti ve son kez boşandı. Ancak, boşanmalarından üç yıl sonra balkondan düşerek komaya giren eski kocasının hastane faturalarını da karşıladı. Aşkları, kariyeri, güzelliği, lüks merakı onu hep gündemde tuttu.

Üzerinden uzun yıllar geçse de yıldızların kuvvetle parladığı günlerin bize sunduğu en göz kamaştırıcı ışık olarak kendini hatırlatacak. Yine New York Times’tan bir alıntı: “Marilyn Monroe seks tanrıçası, Grace Kelly buzdan kraliçe, Audrey Hepburn ölümsüz bir çocuk, Elizabeth Taylor ise güzelliğin somutlaşmış haliydi."

(09.04.2011 atrihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2