Ve Jessie J Türkiye'de!

Şarkılarıyla fırtına gibi esen ve bu akşam konser verecek olan Jessie J İstanbul'da

Ve Jessie J Türkiye'de!

'Money money money' nakaratıyla dilimize dolanan 'Price Tag' adlı şarkısıyla tanıdığımız Jessie J, İstanbul'a geldi. Rihanna ve Katy Perry'ye rakip gösterilen şarkıcı, bu akşam KüçükÇiftlik Park'ta sahneye çıkacak.

Pozitif Günler konser serisi dahilinde 26 Haziran akşamı KüçükÇiftlik Park son iki yılın en gözde kadın şarkıcılarından Jessie J'yi ağırlayacak. Jessie J, 2011 yılının yıldızını dünyanın neredeyse her köşesinden görülebilecek kadar parlattığı isimlerin başında geliyor. Toplam satışı 3 milyonu bulan ilk (ve şimdilik tek) Jessie J albümü 'Who You Are' altı yıllık bir sürecin ürünü. İçinden geçtiğimiz 'albüm satmıyor abi' çağında böylesi bir rakam, hele bir de böyle genç bir ses için, kesinlikle şapka çıkartılmayı hak ediyor.

R&B'den hiphop'a, klasik soul ve funk'un şarkı formlarından en zamane elektronik altyapılara, auto-tune'lu vokallerden bu yıl kaybettiğimiz Whitney Houston'ı anımsatacak kadar görkemli ses numaralarına kadar, pek çok farklı müzikal öğeyi tek bir çatı altında toplamaya çalışıyor albüm.

HER KİTLEDEN HAYRANI VAR

Albüm bu bakımdan ister istemez Jessie J'in dış görünüşü ve hareketleriyle yansıttığı 'renkli' imajın da hakkını veriyor. Onu rahatlıkla bir aile yemeğine davet edebilir ya da geleneksel herhangi bir olguyla yakından uzaktan alakası yokmuş gibi de görebilirsiniz. Onunla bir punk konserinde de karşılaşabilirsiniz, bir sosyal sorumluluk projesinin tam göbeğinde de... Ya da en çılgınından bir partinin dans pistinde... Tüm gözlerin ona çevrilmesini sağlayacak iddialı bir kıyafetle (mesela alamet-i farikası haline gelen taytlarından ya da mayolarından biriyle) de görebilirsiniz onu, yataktan yeni kalkmış saçları, deri ceketi ve salaş bir tişörtle de. Tam da bu yüzden çok geniş bir kitleye hitap edebiliyor, farklı zevklere sahip dinleyiciler tarafından baştacı edilebiliyor.

Sosyal yardım uzmanı bir baba ve anaokulu öğretmeni bir annenin çocuğu Jessica Cornish, nam-ı diğer Jessie J. Ona sorarsanız gayet 'normal' bir çocukluk geçirmiş. Cornish ailesinin diğer kızlarının okuldaki başarısı ona pek cazip gelmemiş. Onlardan farklı olma isteği çocukluğundan beri başına musallat olmuş. Sahne tozuyla tanışması dokuz yaşındayken Londra'nın tiyatro diyarı West End'de bir Andrew Lloyd Webber müzikalinde rol almasıyla gerçekleşmiş. Sahneden orkestranın üzerine düşüp Webber'in ödünü patlatmak gibi bir kaza atlatmış olsa da bu deneyim ona çok şey katmış. BRIT School'da sahne sanatları okumuş.

Bu arada besteler yapan ve prodüksiyon şirketlerinin kapısını çalan Jessica, şarkılarından birini Chris Brown'a bir başkasını da Miley Cyrus'a beğendirmeyi başarmış. Hatta Miley Cyrus'a verdiği 'Party in the U.S.A.' 2009'un hitleri arasında yerini alarak, Jessie J'in de kendi albümü için girdiği tempoyu ikiye üçe katlamış. Jessie J, tüm bunlar olup biterken bir de Soul Deep isimli Spice Girls'ün varisi olmaya niyetli bir 'kız grubu'na dahil olmuş. Ancak işler pek istediği gibi yürümeyince derhal uzaklaşmış olay mahallinden.

Jessie J özellikle memleketi İngiltere'de çok seviliyor. İngilizler en sonunda Rihanna ya da Katy Perry gibi günün Amerikalı kadın pop yıldızlarıyla aşık atabilecek, onların görkemli ticari başarısıyla 'kapışabilecek' yetenekte bir kadın şarkıcıya kavuştuklarını düşünüyorlar.
Üstelik sadece, o her yeni pop yıldızının peşine takılıveren, nereden çıktıklarını, nasıl bu kadar kalabalıklaştıklarını, ne ara iflah olmaz birer 'fan'a dönüşüverdiklerini anlamakta epey zorlandığımız genç dinleyici orduları da değil böyle düşünen. İngiltere'nin en prestijli müzik ödüllerinden Brits'te geçtiğimiz yıl 'Eleştirmenlerin Seçimi' kategorisinde ödülün sahibi tabii ki Jessie J oldu. Önceki yıllarda aynı ödüle Ellie Goulding, Florence And The Machine ve Adele gibi isimler layık görülmüştü.

İngiltere devlet televizyonu BBC'nin de 'Sound Of 2011' sıfatını ona yakıştırmasıyla Jessie J ismi önce hızla 'ada' sınırlarını aştı, ardından ilk single'ı 'Do It Like A Dude'un haylaz şarkı sözleri, müzik televizyonlarından Youtube linklerine, sosyal paylaşım sitelerinden radyolara her türlü mecrayı ele geçirdi. 'Do It Like A Dude'un birkaç ay sonra yayınlanan B.o.B. destekli 'Price Tag'in de, 2011 model gıcır gıcır bir 'her şey para değil' marşına dönüşmesiyle, Jessie J için tam anlamıyla bir 'tutabilene aşk olsun' dönemi başlamış oldu.

Sahnede düşüp bileğini kırması Katy Perry ile çıkacağı bir turneye engel olsa bile hızını kesmedi. Bir taraftan 'oturarak' verdiği konserlere devam etti, bir yandan bizim 'O Ses Türkiye'nin İngiltere şubesi The Voice'ta Tom Jones, Will.i.am gibi isimlerle birlikte jüri üyeliği yaparak marifetleri arasına potansiyel televizyon yıldızlığını da ekledi. Tüm bunlar olup biterken bir de rekor sahibi oldu: Jessie J, 'Who You Are'dan çıkan altı single'ının da İngiltere'de ilk 10'a girmesiyle, daha önce Michael Jackson ve Lady Gaga'nın yakaladığı liste başarısının bir benzerini yakalayabilen ilk İngiliz kadın şarkıcı oldu.

YA SONRA?

Pek öyle kısa vadede bitecekmiş gibi görünmeyen yükselişin devamı, 2013'ün başında bugüne kadarki en büyük İngiltere ve İrlanda turnesiyle geliyor. Henüz kesin bir tarih verilmemiş olsa da, merakla bekleyenlerin ne kadar çok olduğunu gayet iyi bildiğimiz yeni albümünün de o tarihlerde piyasaya çıkacağı tahmin ediliyor. Grammy'li şarkı yazarı Diane Warren ve günün en 'ne yapsa dinlenir' seslerinden Cee Lo Green'in yeni Jessie J albümünün bir parçası olacağı şimdiden kesin gibi görünüyor.

Henüz 24 yaşındaki şarkıcı, popülerliği henüz herhangi bir engele takılmamışken, tam formunun zirvesindeyken İstanbul'a geliyor. Multitap'ın her dem iyi hissettiren müziğinin de Jessie J'den hemen önce sahneden yayılacağını düşünürsek, bu salı akşamı eğlencesi bol bir konsere şahit olacağımızı söylemek hiç de zor değil.

Akşam