'Vatandaşın duygularını rencide etmemek lazım'
31 Ekim 2009

Başlıktaki bu sözler İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a ait. Bakan Atalay’la Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için Çankaya Köşkü’nde verdiği resepsiyonda sohbet etme imkanı bulduk.

Bakan Beşir Atalay, dağdan inen PKK’lıların Habur ve Silopi’de yarattıkları görüntünün, pek çok vatandaşı rencide ettiğini ifade etti.

Yaşanan rahatsız edici görüntülerin bu konuda yeniden bir değerlendirmeyi zorunlu kıldığını söyleyen İçişleri Bakanı Atalay, mitingleri organize eden DTP’yi de olumlu giden süreci tahrik etmekle suçladı.

Bakan Beşir Atalay “DTP’ye güvendik ve muhatap aldık. Ancak yaptıkları, sürece zarar verdi” diye konuştu.

Buna rağmen her şeyin bitmediğini ve bundan sonra yeniden değerlendirme yapıp, iyi bir değerlendirme ve planlama ile yola devam edeceklerini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Irak’ta Musul ve Basra kentlerine yaptığı son ziyaretin çok önemli olduğunun altını çizen Beşir Atalay, Kuzey Irak’ın PKK için bir platform olmaktan çıkarılmasının hayati olduğunu vurguladı.

Çankaya’daki resepsiyonda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gündemdeki konulara dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Gül, “Türkiye artık daha mı fazla doğulu bir ülke olmaya başladı?” yönündeki soruya, yön değiştirmenin sanıldığı kadar kolay olmadığı cevabını verdi. Gül, Doğu ve Batı’nın nispi değerler olduğunu, Türkiye’nin bir devlet politikası haline gelen AB hedefinden şaşılmadığını hatırlattı.

Eker’den Çubukçu’ya organik tedavi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve yabancı diplomatların yanı sıra kabineden çok sayıda bakan Çankaya Köşkü’nde akşam verilen resepsiyondaydı. Gelenler arasında Beşir Atalay, Mehmet Şimşek, Vecdi Gönül, Nimet Çubukçu, Mehdi Eker, Selma Aliye Kavaf, Mehmet Aydın, Egemen Bağış ve Taner Yıldız dikkatimi çekti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ertesi sabah Musul ve Basra’ya gideceği için salondan erken ayrıldı.

Davete katılan genel yayın yönetmenleri arasında Ertuğrul Özkök, Fatih Altaylı, Yiğit Bulut, Akif Beki, Mustafa Karaalioğlu, Erdal Şafak, Abiş Hopikoğlu, Tayfun Devecioğlu, İbrahim Yıldız, Bülent Keneş ve İsmail Küçükkaya’yı gördüm.

İşadamlarından Ferit Şahenk, Ahmet Çalık, Ahmet Nazif Zorlu, Dr. Mustafa Aydın gibi isimler, dini azınlık temsilcilerinden Ermeni cemaati adına Aram Ateşyan, Musevi cemaati adına da Hahambaşı İzak Haleva oradaydı. İstanbul Rum Patriği Bartholomeos ise Amerika’da olduğu için resepsiyona katılamadı.

Sibel Can, Erdal Özyağcılar, Metin Şentürk, Gülben Ergen, Zerrin Özer, Kadir Çöpdemir gibi sanat dünyasının tanınmış isimlerinin de resepsiyonda olması günün ağır siyasi havasını yumuşattı. Özel televizyonlarla yarışta önemli yol alan TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin gecenin en çok övgü alan isimleri arasındaydı.

Akşamın en çok konuşulan konularından biri domuz gribiydi. Zira -ben dahil- bazı misafirlerin “domuz” tipinde olmasa da gribe yakalandığı kısık seslerden belliydi. Cumhurbaşkanı Gül’ün ise henüz grip aşısı olmadığını öğrendik.

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, kısa bir süre önce boğazından küçük bir operasyon geçiren Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun iyileşmesini hızlandırmak için organik bitki ve sebzelerden oluşan bir paket göndermiş.

Askerlerin, muhalefet liderlerinin ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılmadığı akşamki resepsiyonda belki de en az konuşulan şey siyaset oldu.