Yeni Yazısı > Uykunun büyüsü! - 16.04.2011

Uykunun büyüsü!
16 Nisan 2011

Zor oldu ama başardım. Çocukları yetiştirme konusunda üzerinde kararlılıkla durduğum ve düzene oturttuğum kilometre taşlarından biriydi bu uyku durumu. Özet olarak, erken yatma meselesi... Hafta içi saat 20.00 oldu mu, dişler fırçalanıp sütler içilip doğru yatağa... Öncesinde veya sonrasında okuma saatiyle birlikte üstelik!

Arkadaşları saat 22.00 civarı yatağa giderken bizimkilerin erken yatma saati arada bir evde tartışmalara neden olduysa da bir ortak nokta bulduk her zaman. 10 yaşındaki Derin’in durumunu son bir yıldır biraz esnettik, 21.30’lara kadar getirdik. Küçük Duru ise halen eski saatte devam ediyor yatağa gitmeye. İyi de oluyor.

Böylece hem onlar hem de bizim için sağlıklı süreç devam ediyor. Neden sağlıklı? Çünkü çocuklarda büyüme hormonu saat 22.00 ile 02.00 saatleri arasında daha fazla salgılanıyor. Uzmanlar, “Çocuklarda gelişmenin daha hızlı olması için erken yatırılmasında büyük yarar var” diyor! Büyüme hormonları vücut hareketsizken, yani enerji harcamadığı zamanlarda daha düzgün salgılanıyor. Erken yatmanın büyüme hormonu dışında göz sağlığı üzerinde de olumlu etkileri var.

Genellikle daha fazla televizyon seyredebilmek için geç yatma eğiliminde olan çocuklar, erken yatınca televizyonun hem göz sağlığı hem de psikolojik açıdan olumsuz etkilerinden kurtulmuş oluyor. Çocukların erken yatağa gitmesi eşlerin iletişimi açısından da önemli.

Böylece gün boyu birbirini göremeyen çiftler, sohbet etmeye, günlük konular üzerinde fikir alışverişi yapmaya zaman buluyor. Uykunun bu güzel etkilerinden yararlanmak için geç kalmadınız. Bir haftalık kararlı duruş ve ikna etme süreci, çocuklarınızı makul ve mantıklı bir saatte yatağa göndermeyi başarmanız için yeterli. Deneyin!

(09.04.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)