Yeni Yazısı > Üçüncü göz kimin? - 12.09.2009

Üçüncü göz kimin?
12 Eylül 2009

Allah aşkına yanıtını bilen var mı, Behlül ile Bihter’i (Aşk-ı Memnu/Kanal D) kim enseledi? Gidip kitaptan okumaya erindim, kaldı ki hiçbir şey Hâlid Ziya Uşaklıgil üstadın mürekkebinden çıktığı gibi değil dizide... Dolayısıyla iş biraz da tahmine kalıyor. Bugün biraz loto yapalım diyorum. Çoktan seçmeli seçenekleri birlikte eleyelim. Mesela bir numaralı şüpheli Matmazel, eğer hakikaten çok iyi bir sahtekar değilse elendi kafadan...

Bihter’in annesi Firdevs’in kimi zaman fazla manalı gelen bakışları şüphe oklarını ona doğrultuyor. Önceki akşam bölüm sonunda evin hizmet tayfasından Beşir biraz bulandırdı suyu. O olabilir mi acaba? Belki de evin küçük çocuğudur gören... Ah sahi, Adnan olabilir mi? Yok artık demeyin, dizide gerçek bir anlayış abidesi adam. Benzeri görülmemiş bir saflığı var. Ve bu kadar rafineri haliyle koca bir imparatorluğu nasıl yönetiyor, anlayamıyorum... Ben üçüncü gözün sahibi, fazladan anlayışlı Adnan olabilir diyorum. Sahi siz ne diyorsunuz?

Cennette seks!

Saba Tümer CNN Türk’teki Bu Gece’sinde ünlü ilahiyatçı Ali Rıza Demircan’ı ağırladı. Demircan hocayı meslektaşları arasında daha fantastik bir yere koyarım... Çünkü uzun yıllardan beri din adamlarının konuşmaktan pek hazzetmediği “İslam’da cinsellik” meselesini konuşur, yazar ve tartışır...

Ancak belli ki son röportajında manşete çıkarılan “cennette seks” meselesinden bayağı bir dili yanmış. Dakikalar boyunca söylediklerinin çarpıtıldığını iddia edip, kendini aklama faslına girişti... Saba’nın bazı akşamlar uzun konuşan konuk sevmediğini bilirim. Sözün kendisine gelmemesi sıkıntısını yüzüne yansıtmasına neden olur. Kahkaha da atmaz... Az daha öyle oluyordu ki, meseleye şuh bir müdahaleyle el koydu Saba. Ve Demircan hocaya İslam’da seks meselelerini derinlemesine sordu... Vallahi artık bilemem; sohbet içine sinmezse hoca nereye çıkar da, sözlerim çarpıtıldı der? Bülbül gibiydi maşallah...

İçine yuvarlandım...

Birkaç okurdan dikkatetmem istendi; atv’de yayınlanan Ey Aşk Neredesin’e. Doğrusunu söylemek gerekirse önceki akşam ilk kez izledim. Ve net konuşayım; yuvarlanıp gidiyor dizi... Başını kaçırdığınız işlere sonradan dahil olabilmek çok zordur dizi meselesinde. Ama şu kadarını söyleyeyim, Ey Aşk Neredesin yuttu beni. Özneyi anladım ve anladıkça da eğlendim... Bizimkiler tayfasından Ergun Bey’i (Erdinç Dinçer) yıllar sonra yeniden görmek çok hoştu. Avukat Zeliha rolündeki Burçin Terzioğlu ve Psikolog Serdar’ı oynayan Tayanç Ayaydın diziyi sürükleyen bir aşkın iki tarafı olarak çok başarılılar... Ama en başarılı şey, senaryo kalemleri dizide. Sıkmadan, baymadan, lafı gevelemeden yürüyüp gidiyor hikaye. Nazar değmesin diyelim şimdilik... O yüzden sabah kahvesini içip akşam vakti iftar bekleyen kaynana tipini mazur görelim. Kadı kızının kusuru kabilinden...

Uğur Dündar oradaydı...

Ve Uğur Dündar (Star Haber) afet bölgesindeydi önceki akşam. Onu kusursuz kılan taraflarından birini ustalıkla kullandı. Anchorman olarak anılsa da aslında muhabirdi Uğur ağabey... Henüz devlet yetkililerinin intikal etmediği Silivri’de yerle yeksan olan evleri, çamur deryası içinde kaybolup giden sokakları uzun uzun dolaştı. Dert dinledi, birikim aktardı... Haberin ve habercinin masadan kalkmış hali heyecan yaratıyor izleyicide. Uğur Dündar’ı sokakta, meselelerin merkezinde görmek de öyle bir duyguydu. Halk onun mikrofonuna konuşurken çok netti... Daha önce birkaç kez daha sokağa çıkmıştı Dündar. Ve her yolculuğu ona reyting ve iki kat güven olarak geri döndü. Sanıyorum, diğer anchorların da böyle bir güven tazeleme çalışmasına ihtiyacı var... Masayı yönetmek nispeten kolay. Önemli olan sokağı ve olay yerini yönetebilmek!

 Normal kilo nedir?

Tülin Şahin, Kanal D’deki hafta içi yayınlanacak kuşak programına başlamadan ilk ve son röportajını TRT 2’de yayınlanan Boğaziçi’nden programına verdi... Tuluhan Tekelioğlu’nun sorularına samimi yanıtlar veren manken ve yazar Tülin Şahin’i dinledikçe onun giderek bir yaşam koçu olduğuna inandım. Dört kitabı vardı ve hakikaten internetteki blog’unun reytingi yüksekti...

Ama sohbetin en eğlenceli tarafı “kilo” meselesiydi. Sokakta kendini görenlerin çok zayıf bulduğunu söylemesinden yakınan Şahin, aslında gayet normal bir kilom var dedi... Ve ekledi; boyum 1.75, kilom 50. Hani kilolarıyla dertli bir adam olarak öyle bir kahkaha patlattım ki, 200 kalori kadar gitmiştir gövdeden... Uluslararası standartlara göre normal kilo boyun, bir metreden sonraki kısmının artı ya da eksi 10’udur. Bu durumda sokaktaki adam çok da haksız değildir; öyle değil mi sevgili Tülin?..