'Üç ülke Türkiye ile ortak otomobil üretmek istiyor'

Türkiye'de otomobil pazarında nasıl bir tablo var? Yılda kaç otomobil alınıp satılıyor? Ne kadarı ithal ediliyor? Başbakan'ın Türk sanayicisine 'artık kendi otomobil markamızı üretelim' çağrısı hangi nedene dayanıyor? Hangi ülkeler Türkiye ile birlikte otomobil üretmek istiyor?

'Üç ülke Türkiye ile ortak otomobil üretmek istiyor'

Tüm bu soruların yanıtlarını Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün verdi. Türkiye, 2010 yılında ağır ve hafif ticari araç ile otomobil olmak üzere 1 milyon 150 bin adet üretim gerçekleştirdi. Kriz öncesi üretim sayısı 1 milyon 200 bine çıkmıştı. Bakan Ergün, 2011’de bu sayının aşılabileceği tahmininde bulundu.

Ergün, Türk ekonomisi için tehlike çanları anlamına gelecek bir tabloya işaret etti. Sektör, 2008’de 5 milyar dolar fazla veriyordu. Yani ithal ettiğinden fazlasını ihraç ediyordu. Ama 2009’da dış ticaret fazlası 3 milyar dolara, 2010’da ise 375 milyon dolara düştü.

KAYGILANDIRAN TABLO

“Kafa kafaya bir noktaya geldik. Evet, Türkiye’de ürettiğimiz otomobillerin yüzde 80’ini ihraç ediyoruz” diyen Ergün, bunun altında yatan nedenleri ise şöyle anlattı:

"Türkiye’de ürün çeşidi, ürün gamı bizim tüketicilerin talebini karşılamaya yetmiyor. 2010 yılında 510 bin otomobil satıldı. Ancak bunun sadece 155 bini Türkiye’de üretilen otomobiller. 355 bini, yani üçte ikisi ithal edildi. Demek ki Türkiye’de üretilen otomobiller Türk tüketicisinin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli değil.”

Tüketicinin talebini karşılamak için daha fazla çeşit üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Ergün, bu nedenle hem yerli hem de yabancı üreticilere çağrıda bulunduklarını söyledi.

1 MİLYON OTOMOBİL SATILACAK

Türk toplumunun artık kendi marka, model ve tasarımlarının yapılmasını beklediğini belirten Ergün, bunun için gerekli olan tüm unsurların bulunduğunu vurguladı. Ergün; “Sermaye birikimimiz, müteşebbis gücümüz var. Yan sanayimiz çok iyi. Kusursuz araçlar üretiyoruz. İyi bir teknoloji kullanıyoruz. Dolayısıyla bir otomobili üretmek ve markalaştırmak için yeterli şartlara sahibiz. Genç bir nüfusumuz var. Otomobil sahipliği arzusu çok yüksek. Orta sınıf güçleniyor. Herkes kredi imkanı bulduğunda bir araba almak istiyor” dedi. Ergün, bu sözlerini gelecek 5 yıl projeksiyonlarıyla da destekledi. Türk pazarında satılacak otomobil sayısının gelecek 5 yılda ikiye katlanarak 1 milyon adete ulaşacağını söyledi. Ergün, “Bunu kim üretecek? Bugünkü trend devam ederse 350 bini Türkiye’de üretilenler olacak ama 650 binini ithal araçlar oluşturacak. İşte bunun için üretilen araçların çeşitliliğinin artırılmasını istiyoruz. Bunun için de hem yabancı hem de yerli üreticilerden yeni marka ve modeller oluşturmalarını istiyoruz. Biz de her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

YERLİ MARKA NE ZAMAN?



Devletin bu saatten sonra şirket kurup otomobil üretemeyeceğini belirten Ergün, “Şartlar çok müsait. İlk etapta bugün tasarımları yapılsa, yatırımı başlasa 3-4 yıl içinde birkaç çeşit ürün pazara çıkar” diyor. Yeni markanın ilk etapta pazardan yüzde 20 pay alabileceğini kaydeden Ergün, “200-250 bin araç satışı çok rahat şekilde gerçekleşebilir. Zaten bir araç yılda 100 bin satıyorsa o fabrika kendini korur ve geliştirir. Kaldı ki sadece iç pazar değil ihracat da yapabilir” diyor.

Sektörün, bu çağrılarını ciddiye aldığını ve çalışmaya başladığını anlatan Ergün, Otomotiv Sanayicileri ile Otomotiv Yan Sanayicileri Derneklerinin rapor hazırladıklarını söyledi. Ay sonunda sektörle bir kez daha toplanacaklarını strateji belgesi hazırlanacağını belirtti. Strateji belgesinde yerli malı bir otomobil markası yaratmak ve üretmenin de odak proje olarak yer alacağını açıkladı.

ÜÇ ÜLKE BİZİ DE ALIN DİYOR

Türkiye’nin kendi markasını üretme projesine İran, Endonezya ve Malezya’nın da katılmak istediğini anlattı. İran’ın Türkiye’den fazla üretmesine rağmen lisanslı üretim yaptığı için markalaşma şansına sahip olmadıklarını söyledi.
 
240 milyon nüfuslu Endonezya’nın da şansının zayıf olduğunu belirten Ergün, “Malezya’nın kendi markası var, Proton. Ama bunu dünyaya satabilecek, markalaştırabilecek potansiyelleri yok. Üç ülkenin de yetkilileri defalarca bize geldiler, illa biz de katılalım, dediler. Bu bir fırsat aslında. Türkiye’de üretilecek marka ve modellerin sadece iç pazarımız açısından değil hem Avrupa hem de Ortadoğu, Afrika ve Asya pazarları açısından da çok önemli değeri var” diye anlattı. 
 
DÜNYA DEVLERİNDEN İLK ADIM

 Bakan Ergün, yerli ve yabancı sanayicilere yaptıkları çağrı sonucu Toyota’nın Türkiye’de yıllık 100 bin adetlik kapasitesini 250 bine çıkarmak üzere çalışma yaptığını belirtti. Bu sayede ürün çeşitliliğini de artıracağını kaydetti.

Başbakan’ın Almanya ziyaretinde Ford Başkanı’nın randevu istediğini belirten Ergün, “Sayın Başbakan kendilerine Türkiye’yi hafif ve ağır ticari araç üssü olarak görüyorsunuz ama bu bizi tatmin etmiyor. Türk pazarında Ford olarak en çok siz satıyorsunuz, yaklaşık 55 bin adet. O zaman siz Türkiye’de otomobil üretmelisiniz. Biz sizden bir otomotiv yatırımını bekliyoruz” dediğini anlattı.

Bu çağrı üzerine Ford’un Türkiye’de ilave 1 milyar dolarlık bir yatırım planladığını kaydeden Ergün, bunun bir bölümünün ticari bir bölümünün de otomobille ilgili olacağını söyledi.

Son olarak da Mercedes ile görüştüklerini, onların 200 milyon dolarlık ticari araç yatırımı planladıklarını aktaran Ergün, “O da otobüs ve kamyon üssü olarak görüyor Türkiye’yi. Ama Artık aşın bunu binek tipi istiyoruz” dediklerini belirtti.

NEDEN ÜRETMİYORLAR?

 Peki ama Türkiye’de ağır ve ticari araç üreten bu dünya devleri neden otomobil üretmek istemiyorlar? Bakan Ergün, bu sorumuzu, Türkiye’nin potansiyelini vaktinde tam olarak görememeye bağlıyor. Ancak üretimin artık batıdan doğuya kaydığını, dolayısıyla Türkiye’nin yer aldığı bölgenin uzunca bir süre otomotivde üretim merkezi haline geleceğini söylüyor.

Hürriyet


 

3