Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Tüyler ürpertici - 19.04.2011

Tüyler ürpertici
19 Nisan 2011

Bankadan kredi talebinde bulundum, doğal olarak teminat istediler. Birinin gayrimenkulünü ipotek olarak verebileceğimi söyledim, eşinin iznini istediler. Kadınlar böyle bir izne tabi midir? B.

Okuyucumun sorusunu okuyunca “daha ne günler göreceğiz” deyip içimi bir ürperti kapladı. Özellikle hukukun içinde kalarak faaliyet göstermesi gereken banka gibi bir kurumdan bu talebi görmek inanın endişe verici. Bir kadın eskilerde kocasının izni olmadan çalışma hayatına giremiyordu. Kadınların isyanı sonucu bu kural kaldırıldı.
Peki şimdi de kocasının izni olmadan malından tasarruf edemeyecek mi? Bu kural nereden geliyor? Söyleyeyim böyle bir kural ve böyle bir kanun maddesi yok. Tam tersine Medeni Kanun’un 193’üncü maddesi diyor ki “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir.”
[[HAFTAYA]]
Özellikle dikkatinizi çekmek isterim, eşi ile dahi her türlü hukuki işlemi yapabilecek. Peki eşinin iznine muhtaç olsa eşi ile nasıl hukuki işlem yapacak? Bunda mantık var mı? Bana kalırsa bu maddeyi koymak bile yanlış, bu durum zaten tabii haldir, her tabii durum kanunlarda yer almaz. Örneğin herkes susadıkça su içer diye bir maddeyi kanunlarımıza koyma gereği var mıdır? Bitmedi.
Aynı kanunun 224’üncü maddesi şöyle diyor: “Eşlerden her biri kendi borcundan bütün malvarlığı ile sorumludur.” Eşinin iznine bağlı olsa böyle bir açıklamaya gerek olur mu? Eşlerden birinin müstakil tasarruf yetkisi olmayan istisnai haller belirtilmiş. Örneğin eşlerin birlikte malik oldukları mallar için deniliyor ki “Aksine anlaşma olmadıkça eşlerden biri diğerinin rızası olmadıkça paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.”
Yani bankanın kocanın iznini isteyebilmesi için gayrimenkulün karı-kocanın ortak malı olması lazım. Veya “Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Burada da, ipotek edilecek gayrimenkulün aile konutu olması halinde kocanın izni aranacak.
Bunun dışında kocanın izni diye bir husus söz konusu olamaz. Hele hele bu gayrimenkul, edinilmiş mallara katılma rejimi dışında ise yukarıda saydığım sınırlamalar dahi söz konusu değildir. Bir bankanın, üstelik hukuk servisi olarak sayısını bilemediğimiz kadar hukukçu istihdam eden bankanın nasıl böyle bir gaf yapabileceğine akıl sır ermez. Bir kadın kocasının vesayeti altında mıdır?
Hukuk sistemimiz bu kadar geri mi gitmiştir, yoksa kafalar mı geri gitmektedir anlamak mümkün değil. Okuyucuma karşı yapılan tamamen hukuksuz ve yasa dışıdır. Artık kurumlarımız hukuku terk etmek yerine hukuk içinde kalmaya özen göstermelidir. Bu hukuksuzluk bir gün kendileri aleyhine dönebilir.