TÜSİAD'dan kutuplaşma uyarısı

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) yeni Başkanı Haluk Dinçer, düzenlediği bir toplantıyla basın mensuplarının karşısına çıktı. Dinçer, ilk toplantısında toplumdaki 'ağır kutuplaşmaya' dikkat çekti

TÜSİAD'dan kutuplaşma uyarısı

Dinçer'in konuşmasından satır başları şöyle:

- Maalesef Türkiye gündemi toplumsal kutuplaşmaya yenik düştü. Bu kutuplaşma uzlaşmaya izin vermiyor. Ne söylendiğine değil, kimin söylendiğine bakılıyor. - Siyasetin ayrıştırıcı söylemi kutuplaşmayı keskin hale getiriyor. Teorik olarak Türkiye'de demokratik düzen var ama bundan faydalanamıyoruz. Kurumlar arasında sağlıklı ilişkiler kurulamıyor.

- Tüm kurumlar bu ağır kutuplaşmadan nasibini alıyor. Bu kutuplaşmanın bizlere dayattığı gitmezsek bu da oldukça zor görünüyor.”

- TÜSİAD'ın iktidarla partilerle küsme kırılma gibi bir durumu olamaz. - Demokrasilerde farklı görüşler olabilir. Hükümetlerden ve partilerden beklentimiz, farklılaşan bu görüşlerle empati kurmaları

- Hükümet farklı sesleri zenginlik olarak görmeli.

- Özeleştiri yapılmasını ve dönemsel olduğunu umut ettiğimiz kutuplaşmanın sona ermesini diliyoruz.

KAMU MALİYESİNE DİKKAT

- Son küresel veriler olumlu, kalıcı küresel toparlanma Türkiye açısından kritik öneme sahip.

- Yönetişimde koordinasyon eksikliği, AB Bankacılık sistemi ve finansal küresel mimarı gibi küresel risklerin hiçbiri ortadan kalkmamıştır.

- Türkiye ekonomisinde böyle kırılgan bir arka planda kamu maliyesine dikkat etmeliyiz.

- Türkiye'nin yıllık bazda yüzde 7-8 oranında dış kaynağa ihtiyacı var.

- Kamu maliyesi uygulamaları son 10 yılda iyi durumda, bu disiplinin bozulmamasını diliyoruz.

- Bağımsız Merkez Bankacılığıı çok önemli. Bunu sürdürmemiz gerekiyor. Temel soru orta vadede yüzde 5'lik büyümenin nasıl sağlanacağıdır.

VERGİ AFFI YANLIŞ

- Vergi afları istikrar kazanmış durumda. Afların ardından vergi kaybı ve kaçağı aynı şekilde oluşuyor. Vergi affı kayıt dışı ekonomiyi teşvik ediyor

- Vergi affı yerine sistem etkinliğine yönelik reformlar yapılmalı.

- Hukukun üstünlüğü ülkemizin itibarı için önemli. Hukuk sistemine olan güven son yıllarda azaldı. Hukuk alanında reform ihtiyacı hissediliyor. Ancak adım atılmıyor.

ÇÖZÜM SÜRECİ ÇOK CESARETLİ BİR ADIM

- Çözüm süreci olağan üstü cesaretli bir adım. Bu sürecin ekonomik ayağına sahip çıktık. Farkındalık için bölgeye ziyaretler gerçekleştirdik. Barışın kalıcı olması halinde Türkiye'nin büyüme hızına 1 puan ek artış getireceğini hesapladık.

- Sürece yönelik benim de eleştirilerim var. Sürecin yeterince şeffaf olmadığını düşünüyorum. Çözüm süreci bir matematik denklem değil. Tüm partilerimizin sahip çıkması gereken toplumsal barış süreci olarak ilerlemesi gerekir. Ancak gelinen aşamayı azımsanacak bir durum olarak görmüyoruz.

MUSUL'DAKİ REHİN ALMA OLAYINI KAYGI VERİCİ BULUYORUZ

-Çevre ülkelerdeki durumun iç siyasette gerginlik yaratmaması lazım. Musul'daki rehin alma olaylarını kaygı verici buluyoruz. Türkiye müttefikleriyle hareket etmeli.

- AB sadece Türkiye için değil dünya için referans noktasıdır. AB süreci önemli bir motivasyon kaybına uğradı.

- Kıbrıs sorununda çözüme yakın olduğumuzu düşünüyoruz.

- Sözün özü kutuplaşmayı azaltıp ihmal edilebilir düzeye indirmek hepimizin görevi. Başta siyasi aktörler olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarına görev düşüyor. Her kesimin empati yapması gerekiyor.

- Cumhurbaşkanlığı seçimini kutuplaşmayı sona erdirme konusunda somut fırsat olarak düşünüyoruz.

- Yeni cumhurbaşkanı toplumun farklı kesimiyle diyalog kurup ortak paydada buluşturacak ümidini taşıyoruz. Toplumsal kutuplaşmanın azaltıldığı durumda Türkiye reformları hızla hayata geçirilebilecek.