Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilişinin 75. Yılı
07 Aralık 2009

5 Aralık’ta Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 75. yılını kutladık. 1934 de TBMM de kabul edilen yasayla kadınlarımız dünyada birçok ülkeden çok önce çağdaş evrensel standartlara ulaşmıştı.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin o dönemde hayata geçirdiği reformlardan sonra özellikle miras hukukunda yapılan değişikliklerle kadın-erkek eşitliğinde önemli bir adım atılmıştı. Şeriat hukukundan laisizme geçişteki en önemli kazanımlardan birisi de buydu.

Geçen 75 yıllık sürede kadınların seçilme hakkı ne yazık ki sadece kağıt üstünde kaldı. Kırsal kesimde kadınların seçme özgürlüğü üzerinde bile büyük bir kısıtlama var.

Bugün TBMM de kadınların temsil oranı yüzde 9.1. Yerel yönetimlerle de durum pek farklı değil. 86 yıllık Cumhuriyetimiz tarihimizde sadece Tansu Çiller’i Başbakanlık koltuğuna oturtabildik. Bunun en önemli nedenlerinden birisi eğitimsizlik.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu da hala kız çocukların okula gönderilmeme sorunu devam ediyor.

Töre bahanesiyle 12-13 yaşında ki çocuklarımız evlendiriliyor.

Başlık parası rezaleti hala devam ediyor.

Kadınlarımızın üretime katılamaması, ekonomik özgürlüğe sahip olmamaları ve feodal yapının davamı ülkemizin en büyük sosyal problemi.

***

75 yıl önce Atatürk’ün ileri görüşüyle verilen kadın hakları o dönemde.

Türkiye’yi birçok Avrupa ülkesinden bile daha ileri bir konuma getirmişti.

Bugün Türk kadınını tekrar kara çarşafa sokma hevesi ne yazık ki devam ediyor.

İşin tuhaf tarafı bu baskıya isyan etmesi gereken kadınlarımız sus pus.

Çoğu çaresizlikten elleri kolları bağlı oturuyor. Bunu önlemenin, Türk kadınını tekrar çağdaş düzeye getirmek için yapmamız gereken en önemli iş eğitim.

Kadınlarımızdan önce tabii ki erkeklerimizi eğitmemiz gerekiyor.